Vücut Dokunulmazlığına Karşı Suçlar

Vücut dokunulmazlığına karşı suçlar, Türk Ceza Kanunu’nun Kişilere Karşı Suçlar kısmında üçüncü bölümde yer almaktadır. Kanunda 86. madde ile 93. maddeler arasında yer almaktadır. Bu kısımda İşkence ve Eziyet Suçu bölümünde olan işkence suçu ile eziyet suçu da anlatılmıştır. Vücut dokunulmazlığına karşı suçlar ile korunmak istenen hukuki değer, insanın vücut bütünlüğü olup vücut bütünlüğüne verilecek zararlar yaptırım altına alınmıştır.

Kasten Yaralama Suçu ve Cezası (TCK madde 86)

İnsanın bedenine, beden bütünlüğüne gelen zarar ile mağdurun acı duymasına, sağlığının veya algılama yeteneğinin bozulmasına neden olan harekettir. Suçun isminden de anlaşılacağı üzere kişi ancak kasıtlı hareket ederek, bilerek ve isteyerek bir kişiyi yaraladığı vakit kasten yaralama suçu işlemiş olacaktır. Kasten yaralama suçu işleyen kişi hakkında, bir yıldan üç yıla kadar hapis cezası verilecektir.

Söz konusu, ceza kasten yaralama suçunun basit hali olup verilecek temel cezadır. Kasten yaralama suçunun nitelikli halinin işlenmesi halinde ise faile verilecek ceza yarı oranında artırılacaktır. Nitelikli halleri ise üstsoya, altsoya, eşe veya kardeşe, beden veya ruh bakımından kendisini savunamayacak durumda olan kişiye karşı işlenmesi halinde ve failin yerine getirdiği kamu görevi nedeniyle kamu görevlisinin sahip olduğu nüfuzu kötüye kullanarak işlemesi halinde nitelikli halden ceza alır.

Kasten yaralama suçunun daha kolay işlenmesini sağlayan araç olarak silahla işlenmesi halinde de faile verilecek ceza yarı oranında artırılacaktır. Kasten yaralama suçunun nitelikli halleri, şikayete tabi değildir. Savcılık soruşturmayı resen yürütecektir. Ancak basit tıbbi müdahale ile giderebilecek nitelikte yaralanmalar şikayete tabi suçlar arasında yer almaktadır. Mağdur, fiili ve faili öğrendiği tarihten itibaren 6 ay içerisinde şikayet hakkını kullanmalıdır.

Kasten yaralama sonucu mağdur sonuç itibariyle ağırlaşmış bir sonuç ile karşılaşmış ise faile verilecek ceza daha ağır olacaktır. Örneğin; mağdurun yaralama sonucunda kemiği kırılmış ya da ölümü gerçekleşmiş ise fail daha ağır yaptırım uygulanacaktır.

Taksirle Yaralama Suçu ve Cezası (TCK madde 89)

Bir kimsenin dikkat ve özenli davranmaması ya da önlem alamaması hallerinde istemeden birisini yaralaması taksirle yaralama suçunu oluşturacaktır. Taksirle yaralama suçu, bilmeden ve istemeden bir kimsenin vücuduna acı vermesi ya da sağlığının veya algılama yeteneğinin bozulmasına neden olmasıdır. Uygulamada en çok iş kazası, trafik kazası, doktor hatası gibi durumlarda karşılaşılmaktadır. Taksirle yaralama suçu işleyen kişi hakkında üç aydan bir yıla kadar hapis veya adli para cezası verilir. Görüldüğü üzere suçun yaptırımı olarak seçimlik öngörülmüş, hapis veya adli para cezası olarak belirtilmiştir. Bu nedenle taksirle yaralama suçundan hapis cezası verildiği takdirde adli para cezasına çevrilmeyecektir.

Taksirle yaralama suçunun basit hali, şikayete tabi suçlar arasında yer almaktadır. Ancak taksirle yaralama suçunun yalnızca basit hali şikayete tabidir. Taksirle yaralama suçunun bilinçli taksirle işlenmesi halinde savcılık soruşturmayı kendiliğinden soruşturacaktır.

İnsan Üzerinde Deney Suçu ve Cezası (TCK madde 90)

İnsan üzerinde deney suçu, mağdurun üzerinde rızaya dayalı olmayarak bilimsel deney yapılması ya da mağdurdan rıza alınmışsa dahi gerekli prosedürler yapılmadan deney yapılması halinde işlenmiş olacaktır. İnsan üzerinde deney yapma suçunun cezası bir yıldan üç yıla kadar hapis cezasıdır. Deney sonucunda varılmak istenen amaç ya da tedavi yolu bulmaya yardımcı olmuş, kısacası deney başarılı geçmiş olsa dahi insan üzerinde deney yapma suçunu işlememiş sayılmayacaktır.

Hasta olan bir kimseye rıza olmadan deney yapılmış ise, fail, bir yıl hapis cezası ile cezalandırılacaktır.

İnsan üzerinde deney suçu, şikayete tabi suçlar arasında yer almamaktadır. Savcılık tarafından soruşturma kendiliğinden yürütülecektir. Suç nedeniyle mağdur olan kişi, şikayetçi olmadığını bildirir ya da şikayetini geri çekmek ister ise yargılama aşamasına bir etkisi olmayacaktır. Yargılama, şikayet geri alınsa dahi devam edecektir.

Organ veya Doku Ticareti Suçu ve Cezası (TCK madde 91)

Kişiden rızası olmadan organ veya doku alınması, hukuka aykırı olarak ölüden organ veya doku alınması, organ veya doku satın alınması, satılması, aracılık etmesi halinde organ veya doku ticareti suçu işlenmiş olacaktır. Rızasız olarak organ alan kişi beş yıldan dokuz yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılacaktır. Rızasız olarak doku alan kişi adına ise iki yıldan beş yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılacaktır.

Ölüden hukuka aykırı olarak organ veya doku alan kimse ise bir yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılacaktır.

Organ veya doku satın alan, satılmasına aracılık eden, satan kişi hakkında da beş yıldan dokuz yıla kadar hapis cezasına hükmedilecektir. Organ veya doku teminine ilişkin ilan veya reklam veren kişi de suç işlemiş olacak, bir yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılacaktır.

Organ veya doku ticareti suçu, şikayete tabi suçlar arasında yer almamaktadır. Savcılık, soruşturmayı doğrudan yürütecektir.

İşkence Suçu ve Cezası (TCK madde 94)

İşkence suçu, Türk Ceza Kanunu’nun İşkence ve Eziyet bölümünde yer almaktadır. Kamu görevlisi tarafından bir kişiye eziyet niteliğinde olan muamele, onuruyla bağdaşmayan veya ruhsal yönden acı çekmesine neden olan, küçük düşürücü olan hareketlerdir. İşkence suçu işleyen kimse hakkında üç yıldan oniki yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılacaktır.

İşkence suçu, şikayete tabi bir suç değildir. Şikayetini mağdur geri çekse ya da şikayetçi olmadığını bildirse dahi işkence suçunda yargılama aşaması devam edecektir.

Eziyet Suçu ve Cezası (TCK madde 95)

Eziyet suçu, Türk Ceza Kanunu’nda İşkence ve Eziyet bölümünde yer almaktadır. Mağdurun eziyet çekmesine neden olan muamele, insan onuru ile bağdaşmayacak, küçük düşürücü olan harekettir. Eziyet suçu, hakaret, tehdit, kasten yaralama gibi suçları içinde barındırmaktadır. Ancak eylemin eziyet suçu olarak nitelendirilebilmesi için sistematik ve sürekli olması gerekmektedir. Tek bir eylem, ani bir eylem eziyet olarak nitelendirilmemektedir.

Eziyet suçu işleyen kimse hakkında iki yıldan beş yıla kadar hapis cezası verilecektir. Çocuğa, bedenen veya ruh bakımından kendisini savunamayacak durumda olan ya da gebe kadına karşı suç, üstsoy veya altsoya, babalık veya analığa ya da eşe karşı işlenmesi halinde ise üç yıldan sekiz yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılacaktır.

Eziyet suçu, şikayete tabi suçlar arasında yer almamaktadır. Şikayetin geri çekilmesi ya da şikayetçi olunmaması durumunda yargılama aşamasına bir etkisi olmayacaktır. Yargılama kaldığı yerden devam edecektir.

Avukat Serpil Çınar Kimdir?  

ŞİMDİ İNCELE