Şantaj Suçu ve Cezası

Şantaj suçu, Türk Ceza Kanununun 107. maddesinde düzenlenmiştir. Bir tehlike suçudur. Tehdit suçunun özel bir şekli olarak karşımıza çıkmaktadır. Şantaj suçuna ilişkin yaptırım ile kişilerin iç huzurunu korumayı hedefleyerek yaptırım öngörmüştür. Suçun oluşması için failin bir şeyi yapma veya yapmama üzerinden mağdurun zorlanması gerekmektedir.

Şantaj suçuna ilişkin 107. Maddesinin ilk fıkrası;

“Hakkı olan veya yükümlü olduğu bir şeyi yapacağından veya yapmayacağından bahisle, bir kimseyi kanuna aykırı veya yükümlü olmadığı bir şeyi yapmaya veya yapmamaya ya da haksız çıkar sağlamaya zorlayan kişi, bir yıldan üç yıla kadar hapis ve beş bin güne kadar adlî para cezası ile cezalandırılır”.

İlk fıkradan anlaşıldığı üzere, kişi, hakkı olan veya yükümlü olduğu bir şeyi yapacağını veya yapmayacağını söyleyerek, başka bir kişiyi yükümlü olmadığı, kanuna aykırı bir şeyi yapmaya veya yapmamaya ya da haksız çıkar sağlamaya zorlaması gerekmektedir. Örneğin; A’nın hırsızlık yaptığını öğrenen B kişisi “Çaldığın altınların yarısını bana verirsen seni ihbar etmem” gibi bir şekilde A’yı kendisine altınların yarısını vermeye zorlarsa şantaj suçunu işlemiş olur. Burada ihbar etmek B’nin hakkıdır ve bu hakkı üzerinden haksız bir çıkar sağlamaya çalışmaktadır. Olayın neticesinin ne olduğu önemli değildir. Açmak gerekirse A’nın B’ye altınların yarısını verip vermemesi önemli değildir. B kişisi A’yı zor durumda bıraktığında şantaj suçu oluşmuş olacaktır.

İkinci fıkrada ise şantaj suçunun unsuru, tehdit olup birleşik suç bulunmaktadır:

”(2) (Ek: 29/6/2005 – 5377/14 md.) Kendisine veya başkasına yarar sağlamak maksadıyla bir kişinin şeref veya saygınlığına zarar verecek nitelikteki hususların açıklanacağı veya isnat edileceği tehdidinde bulunulması halinde de birinci fıkraya göre cezaya hükmolunur.”

Görüldüğü üzere, kişi, kendisine veya başka birisine fayda sağlamak maksadıyla, bir kimsenin şerefine, haysiyetine veya saygınlığına zarar verecek nitelikteki hususların açıklanacağı veya isnat edileceği tehdidinde bulunması hâlinde şantaj suçu işlenmiş olur. Burada önemli olan isnat edileceği ya da açıklanacağı söylenen konunun herkesçe bilinmemesi gerekliliğidir. Herkesçe bilinen, açık bir şekilde meydana gelmiş belli bir konunun açıklanacağını söylemek şantaj suçunu oluşturmaz. Örneğin; fail mağdurun çıplak fotoğraflarını yayınlayacağını söyleyerek mağduru cinsel ilişkiye zorlar veya para talep ederse ikinci fıkradaki suçu işlemiş olacaktır. Şantaj suçu ile tehdit suçu arasındaki farkı iyi bilmek ve her durum ile olaya göre ayırmak gerekmektedir.

Şantaj suçu, birden fazla hareket ile işlenebilen bir suçtur. Özellikle günümüzde teknolojinin gelişmesi ile şantaj suçunun internet ortamında işlenmesi daha da artmıştır. Skype, Facebook, Instagram, Twitter, WhatsApp, Snapchat gibi birçok sosyal mecra ortamında şantaj suçu işlenebilmektedir. Şantajda genellikle fotoğraf, video, mesaj kaydı, ses kaydı gibi birçok belgeler araç olarak kullanılmaktadır. İnternet üzerinden çevrim içi olarak sosyal medya siteleri, web siteleri üzerinden şantaj suçu işlenebilmektedir. Bunun yanında telefonla da şantaj suçu çok sıklıkla işlenmektedir.

Telefonla arayarak şantajda bulunma ya da mesaj yolu ile şantajda bulunmada yaygındır. Kişilerin arasında geçen mesajlaşma, WhatsApp yazışmaları, görüntülü arama esnasında alınan ekran görüntüleri belli bir şeyin yaptırılmasını zorlamak amacıyla şantaj malzemesi olarak kullanabilmektedir. Özelikle duygusal bağı bulunan kişilerde, sevgilisinden ayrılmak isteyen kişiye karşı ilişkiyi devam ettirmek adına şantajda bulunarak ilişkinin devamını sağlamaya çalışmaktadır. Bunun yanında müstehcen olarak çekilen video ya da fotoğrafların bu tarz yayınlamalar yapan sitelere gönderileceğinden bahisle şantajda bulunulabilmektedir.

Şantaj Suçunun Cezası

Şantaj suçunun cezası 1 yıldan 3 yıla kadar hapis cezası ve 5000 güne kadar adli para cezasıdır. Mahkeme tarafından yalnızca hapis cezası veya adli para cezası olarak karar veremez, her iki cezayı da birlikte hükmedecektir. Ancak şantaj suçuna ilişkin verilecek olan hapis cezası hakim tarafından adli para cezasına hükmedilebilecektir. Adli para cezası ödenmediği vakit, hapis cezasına çevrilecektir.

Şantaj suçuna dair verilecek olan cezanın alt ve üst sınırına göre hükmün açıklanmasının geriye bırakılması kararının verilebilmesi mümkündür. Hükmün açıklanmasının geriye bırakılması kararı ile kararın kesinleşmesinden itibaren beş yıllık denetim süresine girilecektir. Denetim süresi içerisinde başka bir suç işlemediği takdirde ceza kararı hiçbir sonuç doğurmayacaktır.

Bunun yanına mahkeme tarafından şantaj suçuna ilişkin verilecek olan kararda hapis cezasının ertelenmesi kararının verilmesi mümkündür.

Şantaja Karşı Ne Yapılmalı?

Şantaj suçunda, kişi korkutularak bir şeyleri yapmaya zorlanabilir ve kendi başına bu işin üstesinden gelmeye çalışabilir. Kişi, şantaj unsuru olarak kullanılan durumu kimse öğrenmesin ya da duymasın düşüncesiyle failin isteklerine boyun eğebilmektedir. Bu nedenle şantaj mağduru olan kişi, zaman zaman cinsel ilişkiye zorlanmakta ya da para kaybetmektedir. Özellikle şantaj mağduru olan kadınlar, şantaj yoluyla cinsel ilişkiye zorlanmaktadır. Ancak failin eyleminin hiçbir sonuç doğurmayacağı ve sonu olmayacak bir durum olduğu ve bu durumun suç teşkil ettiği unutulmamalıdır. Şantaj mağduru olan kişi mutlaka uzman bir avukattan yardım almalıdır. Şantaj mağduru olan kişinin polise, jandarmaya ya da savcıya sözlü ya da yazılı olarak başvuruda bulunma hakkı bulunsa da suçun ispatı ve kısa sürede netice alınması avukat ile sonuç doğurabilmektedir. Mağdur olan kişi, failin isteklerin yerine getirerek bu durumdan kurtulamayacaktır, tek çözüm yolu fail hakkında hukuki işlem başlatılmasıdır.

Şantaj Suçunun Şartları

• Öncelikle failin genel kastı bulunmaktadır. Fail, mağdura yönelik olarak bilerek ve isteyerek şantaj suçunu işlemelidir.

• Fail tarafından mağdura karşı bir zorlama olmalıdır. Bu zorlama bir fiziki zorlama değildir. Fail bu zorlamayı; bir haksız çıkar sağlama, kanuna aykırı bir fiili veya yükümlü olmadığı bir şeyi yapmaya ya da yapmamaya sevk etmek amacıyla kullanmalıdır.

• Failin yaptığı şantaj, mağdurun iradesini etkilemelidir. Mağdur zorlama neticesinde iç huzurunu kaybetmelidir.

• Türk Ceza Kanununun 107. maddesinin 1. fıkrasına göre failin mağduru zorlamak için kullandığı husus, hakkı olan veya yükümlü olduğu bir şey olmalıdır. Fail bu hakkı/yükümlülüğü yapacağından veya yapmayacağından bahisle mağduru zorlamalıdır.

• Türk Ceza Kanununun 107. maddesinin 2. Fıkrasına göre fail; mağdura dair elde ettiği, mağdurun şerefine ve saygınlığına zarar verecek nitelikteki hususların açıklanacağı veya isnat edileceği konusunda tehditte bulunmalıdır. Ayrıca özel bir kast ile fayda sağlamak maksadıyla şantaj suçunu işlemelidir.

• Şantaj suçu, şikayete tabi bir suç değildir. Şikayetin geri çekilmesinden sonra kamu davası devam edecektir. Bu nedenle şantaj suçu, uzlaşma kapsamında değildir. Ayrıca şantaj suçunun herhangi bir şekilde öğrenilmesi halinde savcılık tarafından resen soruşturma başlatılacaktır.

• Şantaj suçunun dava zamanaşımı, suçun cezasının sınırı ile ilgili olup 8 yıldır.

• Şantaj suçunda görevli mahkeme asliye ceza mahkemesi olup suçun işlendiği yerde asliye ceza mahkemesinde görülecektir.

Şantaj Suçunun İspatı

Her davada ispat önemlidir, ispat olmadığı müddetçe açılan dava kazanılamayacaktır. Şantaj suçundan mağdur olan kişi kendisine karşı işlenilen suçu ispatlayamadığında fail ceza alamayacaktır. Bu nedenle şantaj mağduru olan kişinin, şantaj suçunu ispatlaması gerekmektedir.

Şantaj suçunu işleyen kişi, mağdura yönelik şantaj suçunu içeren sözlerini telefonda mesaj yoluyla söylüyor ise mesaj dökümanlarını saklamalıdır. Telefon konuşmasında şantajda bulunuyor ise mağdur ses kaydına almalıdır. Yargıtay, son zamanlardaki kararlarında, suça ilişkin başka bir delil elde etme imkanı bulunmuyor ise ses kaydının delil olarak kullanabileceğini belirtmiştir. Bu nedenle telefon konuşmasında şantaja uğrayan kişi, yanında birisi var ise ona dinletebilir ve yargılama aşamasında o kişiyi tanık olarak gösterebilir ya da ses kaydına alabilir. Failin cezalandırılması için ispat şarttır. Kişi, failin mesaj kayıtlarını, yazışmalarını silmeden faili şikayet etme yoluna başvurmalıdır.

Şantaj Suçunda Tazminat

Şantaja uğrayan mağdur tarafından savcılığa başvuran kişi, davanın sonucunu beklemeden tazminat davası açabilme hakkı bulunmaktadır. Tazminat davası, uygulamada, ceza dosyasının sonuçlanmasını bekleyecektir. Kişi, şantaj mağduru olduğu eylem nedeniyle uğramış olduğu zararın tazminini talep edebilecektir.

Şantaj nedeniyle kişinin uğradığı kişisel saldırı, manevi ve psikolojik çöküntü nedeniyle zararının tazminini talep edebilecektir. Şantaj suçu nedeniyle zarar tazmini için açılacak dava asliye hukuk mahkemesinde görülecektir.

Tehdit ile Şantaj Suçu Arasındaki Farklar Nelerdir?

Tehdit suçu ile şantaj suçu çokça karıştırılmaktadır. Uygulamada da özellikle şantaja ilişkin Türk Ceza Kanununun 107. maddesinin ikinci fıkrası ile tehdit suçunun karıştırıldığı, hangi maddeye göre ceza verileceği konusunda tereddüt yaşandığını görmekteyiz. Bu nedenle şantaj ile tehdit suçunun ayrımlarını bilmekte yarar vardır.

  • Tehdit suçunda, failin hayat, vücut bütünlüğü, cinsel dokunulmazlığa ya da mal varlığına yönelik bir saldırıda bulunacağı, zarar vereceğini belirtmektedir. Şantaj suçunda, kişi, hak ve yükümlülük sahibi olan fail tarafından mağdura yönelik bir zorlama, bir şeyi yaptırma durumu bulunmaktadır. Tehdit suçunda failin hak sahibi veya yükümlü olması gibi bir şartı bulunmazken şantajda böyle bir şart konulmuştur.
  • Şantaj suçunda fail, mağdurdan “yarar” sağlamaya çalışmaktadır, tehdit suçunda kişiden yarar sağlama maksadı bulunmamaktadır. Örnek vermek gerekirse fail; tehditte ‘Seni öldüreceğim’ derken, şantajda ‘Bana para vermezsen karını öldürdüğünü polise anlatırım’ demektedir.
  • Tehdit amaç, şantaj suçunda tehdit araç niteliğindedir.
  • Şantaja ilişkin maddenin ikinci fıkrasında fail, mağdurun şeref ve saygınlığına zarar verme tehdidiyle yarar sağlamayı amaçlamaktadır. Tehdit suçunda ise bir yarar sağlama amacı yoktur.

Şantaj Suç Duyurusunda Bulunma (Şantaj Dilekçe Örneği)

İSTANBUL CUMHURİYET BAŞSAVCILIĞINA

MÜŞTEKİ: Ad Soyad (TC Kimlik No)

Adres

VEKİLİ: Av. Ad Soya

Adres

ŞÜPHELİ: Ad Soyad (TC Kimlik No)

Adres

SUÇ: Şantaj (TCK 107. madde)

KONU: Şüpheli hakkında şantaj suçunu işlemesi nedeniyle soruşturma başlatılmasını ve hakkında kamu davası açılarak cezalandırılması talebimizi içermektedir.

AÇIKLAMALAR:

1-) Taraflar, …/…/… tarihinde evlenmiş ve iki ay önce İstanbul ( ). Aile Mahkemesi’nin …/… Esas Sayılı dosyalarından çekişmeli boşanma davası görülmektedir. Derdest olan dosya, müvekkil tarafından evlilik birliğinin temelden sarsılması nedeniyle açılmıştır.

2-) Şüpheli ise müvekkilin açmış olduğu boşanma davasına karşılık karşı dava açarak boşanma talebini belirtmiş, boşanma nedeni olarak zina olarak göstermiştir. Boşanma dosyası henüz dilekçe aşamasını yeni tamamlamış ön inceleme duruşması yapılmamıştır. Dolayısıyla her iki tarafından delillerini sunmak açısından kanuni süreleri devam etmektedir.

3-) Şüpheli, müvekkilin kendisini aldattığından bahisle müvekkilin telefonunda bulunan iç çamaşırlı ve açık olan fotoğraflarını mahkeme dosyasına delil olarak sunacağını belirtmiştir. Şüpheli, müvekkile bu fotoğrafları bir şartla sunmayacağını belirtmiş ve kendisinden hiçbir şey talep etmeden anlaşmalı boşanma yolu ile boşanmayı kabul ederse olarak eklemiştir.

4-) Şüpheli, müvekkile karşı şantaj suçunu işlemiştir. Müvekkili anlaşmalı boşanma yolu ile hiçbir şey istememeye zorlamaya çalışmakta ve karşılığında boşanma dosyasına müvekkilin fotoğraflarını sunmayacağını söylemektedir.

5-) Şüphelinin müvekkile şantaj içerikli göndermiş olduğu mesajlar iş bu dilekçe ekinde sunuludur.

HUKUKİ SEBEPLER: TCK, CMK ve ilgili her türlü yasal mevzuat.

HUKUKİ DELİLLER: Mesaj kayıtları, İstanbul ( ). Aile Mahkemesi, tanık ve ilgili her türlü yasal delil.

SONUÇ ve İSTEM : Yukarıda açıklanan ve gerekçelendirilen nedenlerle; şüpheli hakkında soruşturma başlatılmasını ve hakkında kamu davası açılarak cezalandırılmasını saygılarımızla vekaleten talep ederiz.

Müşteki Vekili

Av. Ad Soyad

İmza

Şantaj Suçu Yargıtay Kararları

Ayrıldıktan Sonra Telefonla Şantajda Bulunma

Dosyada sanık hakkında hakaret ve şantaj suçundan yargılama yapılmış, mahkumiyet kararı verilmiştir. Somut olayda, sanık ile müştekinin arkadaş oldukları ve ayrıldıktan sonra sanığın müştekiyi telefon ile arayarak şantaj ve hakaret içeren sözler söylemiştir. Sanık, aradığını ve şantaj ile hakaret içeren sözlerde bulunduğunu kabul etmiştir.

Yargıtay, sanık tarafından kabul edilen ve söylendiği iddia edilen sözlerin ne şekilde şantaj suçunun unsurları oluşturduğuna dair mahkemeden tartışılıp açıklanmadan karar verdiği belirtilmiştir. Şantaj suçunun, sanığın yapmaya hakkı olan veya yükümlü olduğu bir şeyi yapacağından veya yapmayacağından söz ederek, bu durumları mağdur üzerinde baskı aracı olarak kullanması, mağduru kanuna aykırı veya yükümlü olmadığı bir şey yapmaya sağlamaya zorlamak olduğu eklenmiştir. Yargıtay, yerel mahkemenin tehdit suçunu da oluşturup oluşturmadığının değerlendirilmesini yasal olmayan gerekçe ile mahkumiyet hükmü kurulmasını doğru bulmamış ve bozma kararı vermiştir. (Yargıtay 4. Ceza Dairesi 2014/35707 Esas, 2018/21935 Karar)

Elinde Özel Görüntüler Olduğunu Belirten Eski Sevgilinin Şantaj Suçu İşlemesi

Dosyada sanık hakkında şantaj suçundan yargılama yapılmış, mahkeme, sanık adına beraat kararı vermiştir. Temyiz başvurusunda bulunulmuştur.

Yargıtay, dosya incelemesinde, mağdur ile sanığın duygusal arkadaşlık içinde bulunduğu ve mağdurun sanıktan ayrılma isteğini sanığın kabullenemediğini ve mağdura mesaj atarak “Elimde özel görüntülerin var, eğer benden ayrılırsan bu görüntüleri internette yayınlarım, okulun sitesine koyarım” dediği anlaşılmıştır. Yargıtay, sanığın eylemlerini, mağdurun şeref ve saygınlığına zarar verecek nitelikte olduğunu, mahkemenin şantaj suçunu oluşturduğunu gözetmeden beraat kararı verdiğini belirtmiştir.

Yargıtay, kanuna aykırı olan hükmün bozulması yönünde karar vermiştir. (Yargıtay 4. Ceza Dairesi 2014/35004 Esas, 2018/21962 Karar)

Telefonla Arama Yapılara Şantaj Suçunun İşlenmesi

Dosyada sanık hakkında şantaj suçundan yargılama yapılmış, mahkeme beraat kararı vermiştir. Mahkeme tarafından verilen hükme karşılık temyiz başvurusunda bulunulmuştur.

Sanık, suça konu olan telefonun kendisine ait olmadığını savunmasında belirtmiştir. Yargıtay, mahkemenin, mahkemede belirtilen hat numarası, suç tarihlerini kapsayacak şekilde iletişim tespit tutanaklarının getirtilerek kimlerle görülme yapıldığı belirlenmediğini belirtmiştir. Ayrıca Yargıtay, yapılan aramaların sanığın ailesi, yakınları ya da arkadaşlarına ait bir telefon numarası olup olmadığı, tanık sıfatıyla beyan alındıktan sonra sonuca göre karar vermesi gerektiği de eklenmiştir.

Tüm bu nedenlerle Yargıtay, mahkemenin vermiş olduğu hükme karşılık bozma kararı vermiştir. (Yargıtay 4. Ceza Dairesi 2014/30769 Esas, 2018/21698 Karar)

Uygunsuz Fotoğrafların İnternette Yayacağının Belirterek Şantaj Suçunun İşlenmesi

Dosyada sanık hakkında şantaj suçundan yargılama yapılmış, mahkeme mahkumiyet kararı vermiştir. Yapılan temyiz başvurusu sonucu Yargıtay, dosya incelemesinde bulunmuştur.

Dosyaya konu olan somut olayda, sanık, katılanı telefon ile arayarak kendisine 6000 TL vermediği takdirde kızının uygunsuz fotoğraflarını internette yayacağını belirtmiştir. Ayrıca üç ay sonra, katılana atmış olduğu iki mesajda da eylemine devam etmiştir. Sanık, eylemini devam ettirdiğini kabul etmiştir.

Yargıtay, mahkemenin öncelikle suça konu olan iletişim kayıtlarının temin edilmesini, sanığın katılanı telefon ile arayı aramadığının belirlenmesi, aradığı tespit edildiği vakit suça konu sözleri söyleyip söylemediğine ilişkin kanıtlar yöntemince irdelenmesini talep etmiştir. Mahkemenin bütün bunlar tartışılmadan karar verdiğini belirtmiştir.

Bunun yanında şantaj suçunun yaptırımı olarak hapis cezası yanında adli para cezasının da olduğu, ancak sanık hakkında adli para cezasına hükmedilmediğini eklemiştir. Yargıtay, tüm bu nedenlerle mahkemenin vermiş olduğu karara karşılık bozma kararı vermiştir. (Yargıtay 4. Ceza Dairesi 2014/35060 Esas, 2018/21301 Karar)

Tekrar Cinsel Birliktelik Yaşamak İçin Şantajda Bulunulması

Dosyada sanık hakkında şantaj ve görüntü veya seslerin ifşa edilmesi suretiyle özel hayatın gizliliğini ihlal suçundan yargılanmış ve mahkeme, mahkumiyet kararı vermiştir. Mahkemenin kararına karşılık temyiz başvurusunda bulunulmuştur.

Dosyaya konu olan somut olayda, sanık, katılana “İlişkimizin başından sonuna kadar geçenki Facebook… tekrar elime geçti, bu sefer bütün yönetim kuruluna arkadaşlık isteği gönderirim”, “Haftaya cumartesi ve Pazar Ankara’dayım, otele geleceksin, istesen de istemesen de artık huzur ve rahatlık istiyorsan bunu yapacaksın, artık sana bu şekil davranacağım” demiştir. Sanık, katılanla tekrar cinsel birliktelik yaşamak için şantajda bulunduğunu belirtmiştir. Bunun yanında mahkemenin kararını gerekçeli olarak yazılması zorunlu olduğu Yargıtay tarafından belirtilmiştir.

Yerel mahkeme, ilkelere uymadan sanığın katılana ait dosyada bulunan mevcut çıplak görüntüleri hukuka aykırı olarak ifşa edildiği sübuta ermiş biçimde olarak karar vermiştir, ancak geçerli bir gerekçeye dayandırılmamıştır. Yargıtay, mahkemenin vermiş olduğu karara karşılık bütün bu nedenlerle bozma kararı vermiştir. (Yargıtay 12. Ceza Dairesi 2018/5176 Esas, 2018/11712 Karar)

Şantaj ile Tehdidin Benzerliği

Dosyada, birden fazla kişi ile birlikte tehdit suçu nedeniyle sanık hakkında mahkumiyet kararı verilmiştir. Mahkemenin vermiş olduğu karara karşılık temyiz başvurusunda bulunulmuştur.

Yargıtay, dosya incelemesinde, sanığın mağdura yönelik “Ya bizimle gelir çalışırsın ya da seni öldür, seni mahallene rezil ederiz” dediği, mahkemenin bu eyleminin kabulü karşısında birden fazla kişi ile tehdit yerine şantaj suçunu oluşturup oluşturmadığının mahkeme tarafından tartışılmadığı belirtilmiştir.

Sanık, yargılama sürecinde pişmanlık göstermiş olduğundan ve tekrar suç işlemeyeceği kanaatine varılarak hükmolunan hapis cezası ertelenmiş, adli sicil kaydında bulunan ilamın silme koşulları değerlendirilerek hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına ilişkin karar verilmesi gerektiği gözetilmediği belirtilmiştir. Kasıtlı suça ilişkin sabıkasının olduğu şeklinde kanuni olmayan ve çelişkili gerekçeyle mahkeme karar vermiştir.

Tüm bu nedenlerle Yargıtay, mahkemenin kararına karşılık bozma kararı vermiştir. (Yargıtay 4. Ceza Dairesi 2014/34106 Esas, 2018/20625 Karar)

Şantaj Suçuna İlişkin Verilen Beraat Kararının Bozulması

Dosyada sanık hakkında şantaj suçundan yargılama yapılmış ve beraat kararı verilmiştir. Yargıtay, dosya incelemesinde, somut olayda sanık, mağdurun kendisinden ayrılmasını ve başka birisiyle evlenmesini kabullenemediğini ve “Savcıya hemen git durma ben de senin pisliklerini damat adayına gösteririm” demiştir. Sanık, mağdura bu yönde mesaj çekmiş ve mağdurun daha önceden rızaya çekilmiş olan video görüntülerini içeren CD’yi mağdura göndermiştir. Sanık, mağdura göndermiş olduğu CD’ye ek olarak “Ebru bana bunu göndermişler, evin kapısına asmışlar, ne olduğunu anlamadım, sen bak hayırlısı bakalım” şeklinde mesaj atmıştır. Bunun yanında, sanık, mağdurun evlenmesine karşı çıkmış ve düğününde olay çıkarmıştır.

Yargıtay, dosyada olan tüm olaylar ve sanığın üzerine atılı suçtan olay çıkarttığı halde sanık hakkında yasal olmayan gerekçeyle beraat hükmü kurulduğunu belirterek mahkemenin kararına karşılık bozma kararı verilmiştir. (Yargıtay 4. Ceza Dairesi 2014/33015 Esas, 2018/20274 Karar)

Cinsel İlişki Esnasında Çekilen Video Görüntüler Adına Şantajda Bulunulması

Sanık ağır ceza mahkemesinde yargılanmış, reşit olmayanla cinsel ilişki, beden veya ruh sağlığını bozacak şekilde çocuğun nitelikli cinsel istismarı, silahla tehdit ve şantaj suçundan yargılanmıştır. Sanık, silahla tehdit ve şantaj suçlarından beraat, diğer suçlardan mahkumiyet kararı almıştır.

Yargıtay, sanık hakkında şantaj, zincirleme şekilde çocuğun basit cinsel istismarı suçundan kurulan hükümlerin temyiz incelemesinde bulunmuştur. Dosyaya ilişkin somut olayda, sanık, kız arkadaşı olan mağdur ve annesi olan müşteki ile arası açılmıştır. Mağdur ile müşteki savcılığa başvurarak sanıktan şikayetçi olmuşlardır. Bunun üzerine, sanık, mağdurun ailesi ile birlikte yaşadığı evin önüne gelerek “Aç şu telefonunu, ben yanacak ceza alacaksam hadi bakalım, ben kendi elimle resimleri, videoları önce sizinkilere sonra polise veriyorum, bundan sonra sen düşün” diye mesajlar göndermiştir. Sanık, söz konusu mesajlarla mağdur ile müştekinin şikayetinden vazgeçirmeye çalışmıştır. Yargıtay, dosya bulunan mesaj dökümanlarına rağmen mahkumiyeti yerine beraat kararı vermesini doğru bulmamıştır. Bütün bu gerekçeler ile mahkemenin kararına karşılık bozma kararı vermiştir. (Yargıtay 14. Ceza Dairesi 2018/6329 Esas, 2018/6758 Karar)

Şantaj Suçunda MSN Görüşme Kayıtlarının İstenilmesi

Dosyaya ilişkin şantaj suçundan yargılama yapılmış ve sanık hakkında mahkumiyete karar verilmiştir. Sanık, mahkemenin kararına karşılık temyiz başvurusunda bulunmuştur. Yargıtay, mahkemenin kararına ilişkin dosya incelemesinde, cep telefonuna ait görüşme, MSN görüşme kayıtlarının istenilmesi, görüşme yapan kişilerin tanık sıfatıyla dinlenmesi, söz konusu hattın kime ait olduğunun sorulması gibi tüm hukuki durumlar belirlenmeden eksik inceleme ile hüküm kurulduğunu belirtmiştir. Yargıtay, tüm bu nedenlerle mahkemenin kararına karşılık bozma kararı vermiştir. (Yargıtay 4. Ceza Dairesi 2018/3599 Esas, 2018/19582 Karar)

Davanızı Geri Çekmezseniz Kızınızı Dağa Kaldırırım Sözünde Suç Vasfının Ne Olduğu

Mahkeme, sanık hakkında şantaj suçundan yargılama yapmış ve mahkumiyet kararı verilmiştir. Mahkemenin kararına karşılık temyiz başvurusunda bulunulmuştur.

Yargıtay, dosya incelemesinde, sanığın katılana karşı “Açın kapıyı, davanızı geri alacaksınız, davayı geri almazsanız kızlarını dağa kaldırırım” biçiminde sözler kullanıldığı, bu sözlerin mahkeme tarafından tehdit suçu oluşturduğu gözetilmeden suç vasfında hataya düşüldüğünü belirtmiştir.

Yargıtay, sanığın eyleminin şantaj değil tehdit suçunu oluşturduğunu kabul etmesi halinde tehdit suçunun uzlaşma kapsamında bulunduğunu ve sanığın hukuki durumunun bu kapsamda tekrar değerlendirilmesi nedeniyle mahkemenin hükmüne karşılık bozma kararı verilmiştir. (Yargıtay 4. Ceza Dairesi 2014/32031 Esas, 2018/19060 Karar)

Avukat Serpil Çınar Kimdir?  

ŞİMDİ İNCELE