Rüşvet Suçu ve Cezası

Rüşvet suçu, kamu görevlisinin hukuki olmayan bir işin yapılması ya da yapılmaması için haksız bir menfaat elde etmesi halinde rüşvet veren kişi suç işlemiş olacaktır. Rüşvet suçundan yalnızca rüşvet alan kişi değil rüşvet veren kişi de suçlu olacaktır. Rüşvet suçu da irtikap ve zimmet suçlarında olduğu gibi kamu idaresinin güvenilirliğine karşı işlenen çok failli özgü bir suçtur. Rüşvet veren ve rüşvet alan olmaz üzere en az iki faili bulunmaktadır. Rüşveti alan kişi, kamu görevlisi, rüşveti veren ise özel kişi olacaktır. Rüşvet suçunda failler, aynı gayeyi elde etmek için karşılıklı olarak bir arada bulunmuş olurlar.

Rüşvet suçunu işleyen kişi, her zaman devlet tüzel kişiliği altında faaliyet gösteren kamu görevlisi olmasa dahi özel düzenlemeye göre rüşvet suçunu işleyebilecek sıfata sahip kişiler de olabilir. Kamu ile ilişkisi olan vakıf, kurum ve kuruluşların yanı sıra kamu yararına çalışan derneklerin, kooperatiflerin ve halka açık anonim şirketlerin adına faaliyet gösteren kişiler hakkında da rüşvet alan sıfatıyla sorumluluk doğabilecektir.

Rüşvet suçunda suçun mağduru, toplumun kendisidir. Nedeni olarak rüşvet suçuyla birlikte toplumun devlet organlarına ve onu temsil eden kamu görevlilerine olan güven duygusu zarar görmektedir.

Rüşvet suçunda rüşvet veren, her zaman bir işinin yapılmasını talep etmeyebilir. Aynı zamanda yapılması gereken bir işin engellenmesi amacına yönelik olarak da rüşvet vermesi mümkündür. Rüşvet verme eylemi, bir menfaat temin edilmesi biçiminde olabileceği gibi menfaat vaadi şeklinde de olabilir.

Rüşvet Suçu Nasıl Oluşur?

  • Rüşvet suçunun oluşabilmesi için suça konu olan eylemin rüşvet alacak olan kamu görevlisinin görevine giren iş olmalıdır. Kamu görevlisinin elde etmek istediği menfaatin hukuki olmayan bir işin yapılması ya da yapılmaması amacında olmalıdır.
  • Rüşvet suçunun işlenmesi için şartlardan birisi de yapılması veya yapılmaması istenen eylemin kamu görevlisinin görev alanına girmesi gerektiğidir. Kamu görevlisinin görevine dahil olmayan bir eylem için söz konusu olmayan menfaat veya menfaat vaadi rüşvet suçuna vücut vermeyecektir.
  • Rüşvet suçu, tek failli bir suç değildir. Rüşvet suçunda, rüşvet alan ve rüşvet veren olmak üzere en az iki faili bulunmaktadır.
  • Rüşvet suçunun oluşması için haksız menfaatin karşılığında anlaşılan eylemin yapılmasına ya da yapılmamasına lüzum bulunmamaktadır. Taraflar rüşvet konusunda anlaşmaya varmış olmaları halinde rüşvet suçu tamamlanmış olacaktır. Anlaşma, işin yapılmasından önce ya da en geç işin yapılması anında olmalıdır.
  • Rüşvet suçunun işlenmesi için genel kast yeterlidir. Rüşvet suçu bilerek ve isteyerek işlenmelidir. Kamu görevlisinin bir işi yapmak ya da yapmamak karşılığında haksız olarak menfaat temin etmesi isteği olmalıdır. Rüşvet suçunun taksirle işlenmesi hali kanunda belirtilmemiştir.

TCK’de Rüşvet Suçu

Rüşvet Alma Suçu ve Cezası

Rüşvet alma suçunu işleyen taraf, kendisine haksız bir yarar sağlanan kişi olan kamu görevlisidir.

Kamu görevlisi, Türk Ceza Kanunu’nun 6. maddesinde tanımlanmış olmasına rağmen rüşvet suçunun düzenlendiği 252. maddede bu tanım genişletilerek kamuya ait kurum veya kuruluşların ya da kamu kurumu niteliğindeki meslek kuruluşlarının bünyesinde faaliyet gösteren vakıflar, kamu yararına çalışan dernekler, kooperatifler, halka açık olmak şartıyla anonim şirketler adına iş gören kişilerin de bu suçun oluşmasında kamu görevlisi gibi muameleye tabi olacakları belirtilmiştir.

Kamu görevlisi sıfatının daha sonra düşmüş olmasının bir önemi bulunmamaktadır. Rüşvet suçunun işlendiği tarihte kamu görevlisi olup olmadığı önemlidir. Örneğin, çalışırken rüşvet almış polis memurunun emekli olması halinde de rüşvet alma suçunu işlemiş olması nedeniyle hakkında soruşturma başlatılacaktır.

Rüşvet alma suçunun cezası, Türk Ceza Kanunu’nun 252. maddesinin ikinci fıkrasının birinci fıkraya yapmış olduğu yollama nedeni ile 4 yıldan başlamak üzere 12 yıla kadar hapis cezasıdır.

Ayrıca maddenin 3. fıkrasına göre; rüşvet alma suçunun gerçekleşmiş olmasının bir önemi bulunmamaktadır. Rüşvet için taraflar arasında anlaşma sağlanmış olması halinde de rüşvet alma suçunun gerçekleştiği kabul edilir.

Kamu görevlisinin rüşvet talebinde bulunması ancak bu talebin karşı taraftan kabul görmemesi halinde de cezalandırma öngörülmüştür. İlgili maddenin dördüncü fıkrasında belirtilen cezaya göre; kamu görevlisi 2 yıldan 6 yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılacaktır.

İlgili kanun maddesinin yedinci fıkrasına göre; rüşvet alan kamu görevlisinin yapmış olduğu işin önemi nedeniyle özel bir düzenleme getirilmiştir. Rüşvet alan ya da rüşvet talebinde bulunan veya rüşvet anlaşmasına varan kişinin yargı mensubu, hakem, bilirkişi, noter veya yeminli mali müşavir olması halinde verilecek ceza üçte birinden yarısına kadar artırılacaktır. Örneğin, bir savcının soruşturma açmamak için şüpheliden bir hediye kabul etmesi halinde rüşvet alma suçu için geçerli 4 yıldan 12 yıla kadar hapis cezası sınırı, en az 5 yıl 4 aydan 16 yıla kadar olarak gerçekleşecektir.

Rüşvet Verme Suçu ve Cezası (Rüşvet Teklif Etme Suçu)

Kamu görevlisine menfaat veya menfaat vaadi temininde bulunan kişi rüşvet verme suçunu işler. Rüşvet verme suçunu işleyen kimse sıradan bir kişi olabileceği gibi bir kamu görevlisi de olabilir. Rüşvet alma suçundaki özgü suç olma hali olan kamu görevlisi olma durumu, rüşvet veren için geçerli değildir.

Rüşvet veren taraf, bizzat kişinin kendisi olabileceği gibi herhangi bir aracı vasıtasıyla da anlaşmanın tarafı olabilir. Her ne kadar rüşvet verecek olan kişi, bir aracı kullanmış olsa da suçlu rüşvet veren kişi olacaktır. Bunun nedeni ise rüşvet veren kişinin asıl irade sahibi olması nedeniyle rüşvet verme suçunu işleyen kişi, aracı kullanan kişidir.

Rüşvet verme suçunun cezası Türk Ceza Kanunu’nun 252. maddesinin ilk fıkrasında belirtilmiştir. İlgili kanun maddesinde, rüşvet verme suçunu işleyen kişi hakkında 4 yıldan 12 yıla kadar hapis cezası olarak belirlenmiştir. Rüşvet suçu gerçekleşmemiş olsa da rüşvet alan da yapılan anlaşma sonucu suç tamamlanmış gibi aynı cezaya hükmedilir.

Rüşvet verme iradesi gösteren tarafın haksız yarar teklifine rağmen kamu görevlisinin bu teklifi kabul etmemesi halinde maddenin dördüncü fıkrasına göre kişi hakkında 2 yıldan 6 yıla kadar hapis cezasına hükmedileceği belirtilmiştir.

Rüşvet Suçuna Aracılık Etme Suçu ve Cezası

Rüşvet anlaşması her zaman doğrudan yapılmayabilir, bir aracı ile rüşvet anlaşması yapılabilecektir. Rüşvet suçunu işlerken kimliklerini gizli tutmak veya herhangi bir olumsuz duruma karşı önlem almak ya da ilgili kamu görevlisi ile iletişimi olan birinin sağladığı imkandan yararlanmak amacıyla aracılardan yararlanılması sık karşılaşılan bir durumdur.

Bu kapsamda ilgili kanun maddesinin 5. fıkrasında yaptığı düzenleme ile rüşvet anlaşmasına aracılık eden kişilerin de müşterek fail olarak rüşvet suçundan dolayı cezalandırılacakları hüküm altına almıştır. Rüşvet teklif veya talebini karşı tarafa ileten, rüşvet anlaşmasına zemin hazırlayan ya da rüşvetin temini için aracılık eden kişi için 4 yıldan 12 yıla kadar hapis cezasına hükmedilir.

Menfaat Sağlanan Üçüncü Kişi veya Tüzel Kişilerin Yetkilisinin Rüşvet Suçu ve Cezası

Rüşvet suçunda haksız yarar, her zaman sadece anlaşmanın tarafları için söz konusu olmaz. Rüşvet anlaşması ile üçüncü bir kişiye veya tüzel kişiye de menfaat sağlanması mümkündür. Bu halin söz konusu olduğu durumlar için maddenin altıncı fıkrasında özel bir düzenlemede bulunulmuştur. Rüşvet ilişkisi sonucu kendisi için menfaat sağlanan üçüncü kişi ya da bu menfaatin tüzel bir kişiye sağlanması halinde üçüncü kişi ya da tüzel kişinin ilgili yetkilisi hakkında müşterek fail sıfatıyla 4 yıldan 12 yıla kadar hapis cezasına hükmedilir.

Rüşvet Suçuna Teşebbüs

Teşebbüs, kişinin suç işleme amacıyla hareket etmiş olması ancak kendi elinde olmayan sebeplerle suçun tamamlanamamasıdır. Rüşvet suçunda teşebbüse ilişkin Türk Ceza Kanunu’nun 252. maddesinin dördüncü fıkrasında düzenleme getirilmiştir.

Buna göre kamu görevlisinin rüşvet için talepte bulunması ancak bunun karşı tarafça kabul görmemesi ya da kamu görevlisine yapılan menfaat temini teklifi veya vaadi üzerine kamu görevlisinin bunu reddetmesi hallerinde rüşvet suçuna ilişkin teşebbüs hali meydana gelmiş olacaktır. Görüldüğü üzere suç tamamlanmamış olacaktır. Bu nedenle maddenin dördüncü fıkrasına göre fail hakkında hükmedilecek temel ceza yarı oranında indirilecek, rüşvet suçuna teşebbüsün cezası 2 yıldan başlamak üzere 6 yıla kadar hapis cezası olarak uygulanacaktır.

Rüşvet anlaşması, tarafların iradelerine bağlı olmaksızın kurulamaması halinde de rüşvet suçuna teşebbüs edilmesi söz konusu olacaktır. Örneğin, kamu görevlisine gelen rüşvet anlaşmasına ilişkin maili cevaplamadan önce tarafların yakalanması halinde kamu görevlisi, iradesini henüz açık etmemiş olması nedeniyle rüşvet teklif eden hakkında rüşvet suçuna teşebbüs hükmü uygulanacaktır. Kamu görevlisinin dış dünyaya yansıyan bir kabul davranışı olmadığı için kamu görevlisi için rüşvet anlaşması söz konusu olmayacaktır.

Rüşvet Örnekleri

  • Zabıt katibi olarak görev yapan kamu görevlisinin arama kararı çıkartılan iş yeri sahibinin yanına giderek iş yeri hakkında arama kararı çıkartıldığını haber etmesi ve adliyede bulunan dosyaları hakkında para karşılığında halledebileceğini ve ortadan kaldırabileceğini belirtmesi halinde rüşvet suçunu işlemiş olacaktır. (Yargıtay 5. Ceza Dairesi, Esas: 2014/ 7969, Karar: 2017 / 4169)
  • … Sahil Güvenlik Komutanlığında bot komutanı olarak yapan kamu görevlisinin diğer astsubaydan temin etmiş olduğu keşif uçuşu yapan helikopterin uçuş planlarını alarak kaçak av yapan kişilere önceden bildirerek tespit edilmelerinin önüne geçebileceğini belirtmiştir. Bot komutanı, kaçak av yapan kişilerden bu bilgi paylaşımı karşılığında para talebinde bulunmuş, kaçak av yapacak olan kişiler kendi arasında para toplayarak ödemede bulunmuştur. (Yargıtay, 5. Ceza Dairesi, Esas: 2014/ 9801, Karar: 2017 / 5043)
  • Yasaya aykırı olarak üretilen CD’lerin üretiminde bulunduğu depoyu tespit eden polis memurları, tutanak düzenlememek adına CD üreten kişilerden para talep etmiştir. CD üreten kişiler, polis memurlarının teklif etmiş olduğu parayı ödemişlerdir. (Yargıtay, 5. Ceza Dairesi, Esas: 2015/ 9445, Karar: 2017 / 4209)

Rüşvet Suçu Cezası

  • Rüşvet alma, verme ve aracılık etme suçunun cezası 4 yıldan 12 yıla kadar hapis cezasıdır.
  • Rüşvet suçuna teşebbüs halinde faile verilecek ceza, 2 yıldan 6 yıla kadar hapis cezasıdır.
  • Rüşvet ilişkisinde dolaylı olarak kendisine menfaat sağlayan üçüncü kişi veya tüzel kişinin menfaatinde, üçüncü kişi veya tüzel kişinin yetkilisi 4 yıldan 12 yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılacaktır.
  • Rüşvet suçunun cezası görüldüğü üzere hapis cezasında alt ve üst sınır olarak hapis cezası öngörülmüştür. Hakim, alt ve üst sınır hapis cezasının belirlenmesinde, suçun işleyiş biçimi, meydana gelen zarar veya tehlikenin ağırlığı, suçun konusunun önem ve değeri gibi birçok durumu değerlendirecektir.
  • Rüşvet suçunda; hakim, teşebbüs, iştirak, haksız tahrik, yaş küçüklüğü, akıl hastalığı gibi cezadan indirim yapılmasını gerektiren şahsi sebeplere ilişkin durumlardan birisi dahi olması halinde cezadan indirim yapılabilecektir.
  • Hakim tarafından hükmedilecek ceza iki yıl ya da iki yıldan daha az olduğu vakit, hapis cezası hakkında erteleme kararı verilebilecektir. Bunun yanında hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararının da verilebilmesi mümkündür. Cezanın ertelenmesi ve hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararının verilebilmesi için rüşvet suçundan verilecek olan hapis cezasında indirim yapılabilecek hükümlerin uygulanması ile mümkündür.

Rüşvet Suçunda Etkin Pişmanlık

Etkin pişmanlık, suç işleyen kişinin işlemiş olduğu suçtan pişman olması, pişmanlık neticesinde suçtan doğan zararları en aza indirmeye çalışması halinde cezadan indirim alması ya da ceza verilmemesi halidir. Etkin pişmanlık her suç için öngörülmemiştir; ancak rüşvet suçuna ilişkin etkin pişmanlık hükümleri uygulanacaktır. Kanunda, rüşvet suçunda etkin pişmanlık hükümlerinin uygulanması hali rüşvet suçunu işleyen kişi hakkında ceza verilmeyeceği öngörülmüştür.

Rüşvet alan veya rüşvet veren sıfatı fark etmeksizin, rüşvet suçunun işlendiği resmi makamlarca öğrenilmeden önce, pişman olarak rüşvet ilişkisine konu şeyin soruşturmaya yetkili makamlara teslim edilmesi veya rüşvet anlaşmasının yetkili makamlara bildirilmesi halinde bildiren kişi açısından rüşvet suçundan dolayı ceza verilmeyeceği belirtilmiştir. Bunun yanında, rüşvet suçuna herhangi bir şekilde iştirak eden diğer kişilerin de aynı şartlar altında etkin pişmanlık hükümlerinden yararlanacağı 254. maddenin 3. fıkrasında hüküm altına alınmıştır. Örneğin, rüşvet anlaşmasına aracılık eden birinin daha sonra pişman olup soruşturma başlamadan önce savcılık veya emniyet mercilerine durumu haberdar etmesi halinde bu kişi hakkında cezaya hükmedilmez.

Görüldüğü üzere rüşvet alan, rüşvet veren ve rüşvet ilişkisi için aracılık yapan kişi soruşturma başladıktan sonra pişman olarak madde metninde belirtilen davranışları gerçekleştirmesinin ceza miktarına herhangi bir etkisi olmayacaktır.

Etkin pişmanlık hükümleri yabancı kamu görevlilerinin rüşvet suçu işlemesi halinde uygulanmayacaktır. Yabancı kamu görevlilerinden rüşvet veren kişiler için etkin pişmanlık hükümlerinin hiçbir koşul altında uygulanmayacaktır.

Rüşvet Suçu Hangi Mahkemede Görülür?

Rüşvet suçunda belirlenen ceza sınırına göre görevli mahkeme ağır ceza mahkemesidir. Rüşvet suçunun işlendiği ağır ceza mahkemesinde görülecektir.

Rüşvet Suçu Soruşturma İzni

Memur veya diğer kamu görevlilerin hakkında açılacak olan soruşturma adına ilgili yerden görevi nedeniyle bir karar alınması gerekmektedir. Savcılık, kamu görevlisi ya da memur adına soruşturma yapmak ya da mahkeme tarafından kovuşturma yapılabilmesi için yetkili organdan idari karar alınması gerekmektedir. Fail hakkında idari karar, izin alınmaz ise fail hakkında soruşturma başlatılamayacak, yargılama yapılamayacaktır. Rüşvet suçu soruşturma iznine tabi bir suçtur. Bu nedenle rüşvet suçu işleyen kamu görevlisi ya da memur hakkında soruşturma izni alınması gerekmektedir.

Soruşturma izni istenilen yetkili makam, fail hakkında soruşturma izni verilmesi veya verilmemesi konusunda vermiş olduğu kararı Cumhuriyet başsavcılığına, faile ve şikayetçiye bildirecektir. Yetkili makamın vermiş olduğu karara karşılık ilgili kişilerin itiraz etme hakkı bulunmaktadır. Yetkili makam tarafından soruşturma izni verilmemesine karşın verilen kararda, Cumhuriyet başsavcılığı veya şikayetçi, soruşturma izni verilmesine ilişkin karara karşılık ise memurun itiraz etme hakkı bulunmaktadır.

Rüşvet Suçunun İspatı

Davada ispat önemlidir. İspat edilmeyen hiçbir iddia, hükme esas alınmayacak ve iddiasını ispatlayamayan kişi hakkında dava aleyhe sonuçlanacaktır. Rüşvet suçunun ispat edilmesi gerekmektedir. Rüşvet suçu ispatlanmaz ise fail ya da failler hakkında delil yetersizliğinden beraat kararı verilecektir. Deliller, hukuka uygun deliller olmalı ve mahkemenin hükme esas alabileceği nitelikte olmalıdır.

Rüşvet suçunda taraflar arasında bir anlaşma var ise şayet, tanık delili ile ispat edilebilir. Tanık, rüşvet suçuna bizzat şahit olmuş ise görgüye dayalı mahkemede beyanda bulunabilecektir. Rüşvet suçunun ispatı adına tanık delili sunulabilir.

Bunun yanında rüşvet suçunda; fotoğraf, ses ve görüntü kaydı da delil niteliği taşıyabilir. Rüşvet alma ve verme işlemi ile tarafların anlaşma hususunun kayda alınması halinde mahkemeye delil olarak sunulabilecektir.

Rüşvet suçunda en önemli delillerden birisi de paraların seri numarasıdır. Kamu görevlisi ya da memurun rüşvet teklifinde bulunması durumunda uygulamada en sık karşılaşılan rüşvet veren kişinin kolluğa paraların seri numarasını bildirmesi durumudur. Paraların seri numarasını bildirerek rüşvet suçuna dair ihbarda bulunularak rüşvet suçu ispatlanabilecektir.

Ancak rüşvet suçunun ispatlanamaması halinde rüşvet suçunda delil yetersizliğinden beraat kararı verilecektir.

Yargıtay 5. Ceza Dairesi Rüşvet Kararları

Rüşvet Suçunda Zamanaşımı

Dosyada sanık hakkında rüşvet suçundan yargılama yapılmış ve mahkumiyet kararı verilmiştir. Yerel mahkemenin vermiş olduğu karara karşılık temyiz başvurusunda bulunulmuştur.

Yargıtay, dosya incelemesinde, suç tarihinde yürürlükte bulunan “yapılması gereken işin yapılmaması veya yapılmaması gereken işin yapılması” için nitelikli rüşvet alma suçu ve rüşvete aracılık suçunu oluşturduğunu belirtmiştir. Ancak suç tarihinde yürürlükte olan 765 Sayılı Türk Ceza Kanunu’nda belirtilen 10 yıllık asli zamanaşımına tabi olduğunu eklemiştir. Suçun zamanaşımına tabi olduğu ve zamanaşımı kesen son işlem olan 24/04/2007 tarihli mahkumiyet kararı ile hüküm tarihi arasında sürenin dolmadığı gözetilmeden rüşvet suçu hakkında düşürülme kararı verildiği belirtilmiştir. Bütün bu nedenlerle Yargıtay, yerel mahkemenin vermiş olduğu karara karşılık bozma kararı vermiştir. (Yargıtay 5. Ceza Dairesi 2016/7596 Esas, 2018/5065 Karar)

Rüşvet Suçundan Beraat

Sanık, … Devlet Hastanesi’nde kulak burun boğaz uzmanı olarak görev yapmaktadır. Mağdurdan burun ameliyatı yapmak için 1.000 TL para talep etmiş; ancak mağdur maddi gücünün olmadığını belirtmiştir. Bunun üzerine sanık, mağdurun 500 TL getirmesi halinde ameliyat yapabileceğini söylemiştir. Mağdur durumu emniyet görevlilerine bildirmiş, seri numaraları almış olduğu paralarla birlikte sanık doktorun odasına giderek parayı sanığa vermiştir. Mağdur, sanık doktorun paraları etajerin üstüne koyduğunu belirtmiş, polis memurları parayı masanın altındaki etajerin üzerinde ele geçirmiştir. Sanığın ameliyat için mağdurdan para istemediği, mağdurun masasına neden para bıraktığını bilmediğini savunmuştur. Mağdur ise, bıçak parası olarak 500 TL verdiğini belirtmiştir.

Sanık hakkında ağır ceza mahkemesinde rüşvet alma suçundan beraat kararı verilmiştir. Yerel mahkemenin vermiş olduğu karara karşılık temyiz başvurusunda bulunulmuştur.

Yargıtay, dosya incelemesinde, maddi gerçeğin kuşkuya yer vermeyecek şekilde ortaya çıkması adına olay, yakalama, savcı görüşme, gözaltına alma tutanağı olarak düzenleyen polis memurlarının tanık sıfatıyla olayla ilgili bilgi ve görgülerine başvurulması gerektiğini belirtmiştir. Polislerin tanıklık beyanında bulunması sonrasında bir hüküm verilmesi gerektiğini eklemiştir. Bütün bu nedenlerle mahkemenin eksik inceleme ile hüküm kurduğunu belirtmiş ve kararına karşılık bozma kararı vermiştir. (Yargıtay 5. Ceza Dairesi 2015/5289 Esas, 2018/9666 Karar)

Vergi Dairesi Müdürünün Rüşvet Suçu İşlemesi

Sanık, vergi dairesinde müdür olarak çalışmaktadır, sanık hakkında vergi inceleme raporu düzenlenmiş ve sunmuş olduğu beyannamelerde sahte fatura kullandığı tespit edilmiştir. Sanık, mükelleften suç duyurusunda bulunmaması için 2.000,00 TL talep etmiş, mükellef teklifi kabul etmemiştir. Ayrıca sanık, muhasebecilik yaparak yanında çalışan ve diğer sanığın muhasebe evrakını tutan şikayetçiden iş yeri devralmak için müracaat ettiğinde söz konusu parayı kendisine verilmesi yönünde yeniden talepte bulunmuştur.

Sanığa ödeme yapmak istemeyen müşteki, sanığı yakalatmak için rıza göstermiş gibi davranmıştır. Seri numaraları önceden tespit edilen paralar, sanık üzerinde bulununca rüşvet almaya teşebbüs suçundan mahkumiyetine karar verilmiştir. Dosyada sanıklar hakkında ağır ceza mahkemesinde yargılama yapılmış, zincirleme özel belgede sahtecilik ve zincirleme rüşvet almaya teşebbüs suçundan yargılama yapılmıştır. Bir sanık hakkında beraat, diğeri hakkında ise mahkumiyet kararı verilmiştir. Yerel mahkemenin vermiş olduğu hüküm temyiz edilmiştir.

Yargıtay, yerel mahkemenin dosyasının incelemesinde, öncelikle vergi tekniği raporunun usulüne uygun olup olmadığı, sanık tarafından suç duyurusunda bulunulmasının gerekip gerekmediğinin açıklığa kavuşturulması gerektiğini belirtmiştir. Bunun yanında mahkemenin suç vasfında yanılgıya düştüğü, eylemin rüşvet suçuna dönüştüğü ve kurulan hükümlerin sonuçlarının karşılaştırılması suretiyle lehe-aleyhe yasa değerlendirilmesi yapılması gerektiği belirtilmiştir. Bunun yanında sanığın fiilinin gerçekleşme şekli ve eylem bütünlüğü içinde tek suç oluşturacağı dikkate alınmadan zincirleme suç hükümlerinin uygulanma koşullarının oluşmadığı gözetilmeden fazla ceza tayininde bulunduğu eklenmiştir. Bütün bu nedenlerle Yargıtay, temyiz itirazlarını yerinde bularak mahkemenin kararına karşılık bozma kararı vermiştir. (Yargıtay 5. Ceza Dairesi 2014/10939 Esas, 2018/6411 Karar)

Alkollü Yakalanan Sanığın Çevirmede Memura Rüşvet Teklifinde Bulunması

Sanık, olay günü Adli Tıp Kurumunun raporuna göre 2.28 promil alkollü bir şekilde araç kullanmaktadır. Sanığın kullanmış olduğu araçtan şüphelenen jandarma trafik timinde görevli katılanlar, sanığı durdurmuş ve gerekli işlemleri yapmak için evrak istemiştir.

Katılanların istediği evrakı vermek istemeyen sanık, katılanlardan birisine bu işi kendi aralarında halledebileceğini, devriyeyi çağırmasına gerek olmadığını ve her birine 100’er lira vererek bu işi kapatmak istediğini belirtmiştir. Rüşvet teklif ettiği iddia edilen sanık, ayrıca kendisini başka birisi olarak tanıtıp belirttiği isim adına sahte kimlik ibraz etmiştir.

Dosyada sanık hakkında ağır ceza mahkemesinde rüşvet verme suçundan yargılama yapılmış, rüşvet vermeye teşebbüs suçundan mahkumiyet kararı verilmiştir. Yerel mahkemenin vermiş olduğu karara karşılık temyiz başvurusunda bulunulmuştur.

Yargıtay, dosya incelemesinde, olay günü sanık hakkında trafik cezası işlemi uygulanıp uygulanmadığına dair bir bilgiye rastlamamıştır. Sanık hakkında idari işlem uygulanmış ve kesinleşmiş ise onaylı örneğini dosya arasına alınması gerektiğini rüşvet teklifinde bulunan sanığın icra hareketlerine başlayıp başlamadığının da önemi vurgulanmıştır. Rüşvet önerilmesi halinde koşulların bulunması halinde ise eylemin kamu görevlisinin şeref ve saygınlığına saldırı niteliğinde olması nedeniyle kamu görevlisine hakaret suçunu oluşturacağı belirtilmiştir. Yargıtay, yerel mahkemenin eksik inceleme sonucu yazılı şekilde hüküm kurmasını doğru bulmayarak bozma kararı vermiştir. (Yargıtay 5. Ceza Dairesi 2014/10543 Esas, 2018/6139 Karar)

Rüşvet Vermeye Teşebbüs

Sanık, olay günü, tonaj fazlası yük ve eksik belgeler ile araç kontrol noktasına gelmiş ve gerekli kontrollerden geçmemek için Ulaştırma Denizcilik ve Haberleşme Bakanlığı X Bölge Müdürlüğünün yazısına göre kontrol noktasındaki personele para teklif etmiştir. Müşteki, sanığın para teklifini kabul etmemiş ve jandarmaya haber vermiştir. Dosyaya konu olan ve iddia edilen olayda suça konu eylem rüşvet vermeye teşebbüs olarak belirtilmiştir.

Dosyada sanık hakkında ağır ceza mahkemesinde rüşvet vermeye teşebbüs suçundan yargılama yapılmış, mahkumiyet kararı verilmiştir. Yerel mahkemenin vermiş olduğu hükme karşılık temyiz başvurusunda bulunulmuştur.

Yargıtay, dosya incelemesinde, rüşvet veren ve rüşvet alan olarak anlaşma halinde rüşvet suçunun oluştuğunu ve somut olayda rüşvet suçunun oluşmadığını belirtmiştir. Yargıtay, sanığın eyleminin Türk Ceza Kanunu’nun 125. Maddesinin ilk fıkrasında tanımlanan onur, şeref ve saygınlığa saldırı niteliğindeki hakaret suçun oluşturduğunu eklemiştir. Yerel mahkemenin yanılgılı değerlendirmede bulunarak rüşvet vermeye teşebbüs suçu olarak kabul edilerek yazılı hüküm kurulmasını doğru bulmamış ve bozma kararı vermiştir. (Yargıtay 5. Ceza Dairesi 2014/11128 Esas, 2018/6072 Karar)

İlçe Jandarma Komutanının Rüşvet Suçundan Yargılanması

Sanık, suç tarihinde … İlçe Jandarma Komutanı olarak görev yapmaktadır. Sanığın kaçak mazot bulundurduğu tespit edilen kişiye 400,00 TL borcunu ödemesi karşılığında yasal işlem yapmadığı iddia edilmiştir. Bunun yanında kara yolu yol ayrımındaki kontrol noktasında nöbet tutan geçici köy korucuları bir yolcu otobüsünü durdurarak şoförden zorla para aldıkları hususu uzman jandarma çavuş tarafından sanığa bildirilmiştir.

Ancak adı geçen köy korucularından ilçe jandarma komutanlığının esnafa olan borcunu ödemek üzere 300,00 TL alması karşılığında olaya ilişkin tahkikat başlatılmadığı iddia edilmiştir. Kaçak mazot bulundurduğu iddia edilen sanık ise savunmasında, traktörü oğlunun kullandığını ve mazotun faturasını ibraz etmesi nedeniyle hakkında işlem yapılmadığını, köy korucularının ise otobüs şoförü ile kontrol noktasında tuvalet ihtiyacını gidermesi konusunda tartıştıklarını belirterek üzerine yüklenen suçu kabul etmemiştir.

Dosyada sanık hakkında ağır ceza mahkemesinde rüşvet alma ve görevi kötüye kullanma suçundan yargılama yapılmış, beraat kararı verilmiştir. Mahkemenin vermiş olduğu karara itiraz edilerek temyiz başvurusunda bulunulmuştur.

Yargıtay, dosya incelemesinde, yerel mahkemenin köy korucularının kollukta geçen ifadelerin, ilçe jandarma komutanlığının borcuna karşılık sanığa verdikleri paranın ödendiği iddia edilen pimapencinin tespit edilmesi ve suça konu ödemenin kim tarafından yapıldığının araştırılması gerektiğini, iş yeri yetkili kişilerin olaya ilişkin tanık beyanlarının alınması gerektiğini belirtmiştir. Yargıtay, temyiz itirazlarını yerinde görmüş rüşvet ve görevi kötüye kullanma suçlarının unsurlarının gerçekleşip gerçekleşmediğine dair eksik inceleme ile hüküm kurulduğunu eklemiştir. Yargıtay, yerel mahkemenin vermiş olduğu karara karşılık bozma kararı vermiştir. (Yargıtay 5. Ceza Dairesi 2017/1093 Esas, 2018/5696 Karar)

Kooperatif Başkanı ile Belediye Başkanının Rüşvet Suçundan Yargılanması

Suç tarihinde, sanık, … Konut Yapı Kooperatifi başkanlığı yapmaktadır. Sanık, kooperatif yetkilisi olarak keşide edilen beş adet toplam 30.000,00 TL bedelli çeklerin kooperatif hakkında cezai işlem uygulanmasını önlemek amacıyla belediye başkanı olan diğer sanığa verildiği iddia edilmiştir.

Ağır ceza mahkemesinde sanıklar hakkında rüşvet alma ve verme suçundan yargılama yapılmış, mahkumiyet kararı verilmiştir. Yerel mahkemenin vermiş olduğu karara karşılık temyiz başvurusunda bulunulmuştur.

Yargıtay, dosyada suçun unsurlarının tespiti bakımından sanık tarafından düzenlenen çeklerin hangi iş ya da işler için kime verildiği, kooperatif yönetim ve denetim kurulu üyelerinin tanıklığına başvurulması, kooperatife ilişkin tüm ticari defter ve belgeler dava dosyasıyla birlikte Sayıştay emekli uzman denetçilerinden oluşan üç kişilik bilirkişi heyetine tevdi edilmesi gerektiği, sanıkların hukuki durumlarının tayin ve takdiri bakımından eksik tahkikatla hüküm kurulduğunu belirtmiştir. Yargıtay, yerel mahkemenin kararına karşılık bozma kararı vermiştir. (Yargıtay 5. Ceza Dairesi 2014/10468 Esas, 2018/5556 Karar)

Zimmet Suçu Yerin Rüşvet Suçundan Mahkumiyet Kararı Verilmesi

Olay tarihinde polis memuru olan sanıklar, devriye görevi yaptıkları bölgede yol kenarında park halinde şüpheli bir araç görmüşlerdir. Polis memurları olan sanıklar tarafından araç aranmış, aracın şoför mahallindeki paspas altında 9 mm çapındaki kısa namlulu ruhsatsız tabanca bulunmuştur. Bunun üzerine olay yerine çağrılan sanık, daha önce tanışıklığı da olduğundan sanıklarla konuştuğunu ve işlem yapılmaması hususunda konuştuğunu belirtmiştir. Sanıklar olayla ilgili herhangi bir adli işlem yapmamış, ruhsatsız tabancaya el koyan sanıklar muhafaza ve zapt etme görevi olmasına rağmen silahı sahiplenmişlerdir. Olay, başka bir suçla ilgili soruşturma esnasında şüphelinin polise vermiş olduğu ifadede ortaya çıkmıştır.

Ağır ceza mahkemesinde rüşvet alma, görevi kötüye kullanma, suç delillerini gizleme suçundan yargılama yapılmış sanıklar hakkında mahkumiyet kararı verilmiştir.

Yargıtay, mahkemenin vermiş olduğu kararda, sanıkların eylemlerinin rüşvet değil, nitelikli zimmet suçunu oluşturduğunu belirtmiştir. Yerel mahkemenin suç vasfında yanılgıya düştüğünü belirterek mahkeme tarafından rüşvet suçuna ilişkin kurulan mahkumiyet kararı hakkında bozma kararı vermiştir. (Yargıtay 5. Ceza Dairesi 2018/5163 Esas, 2018/5555 Karar)

Bilirkişi Heyetinin Lehe Rapor Hazırlamak İçin Para Talep Etmesi

Müşteki, … Asliye Hukuk Mahkemesinde bulunan ve Hazine ile arazi ihtilafına ilişkin dosyaya atanan bilirkişi heyetine lehe rapor düzenlemesi halinde 5.000 TL para talep edildiğini belirtmiştir. Müşteki, bilirkişi heyetinin teklifini kabul etmemiş ve şikayetçi olmuştur.

Sanık hakkında ağır ceza mahkemesinde irtikap suçundan yargılama yapılmış, rüşvet almaya teşebbüs suçundan mahkûmiyet hükmü kurulmuştur. Yerel mahkemenin vermiş olduğu karara karşılık bozma kararı verilmiştir.

Yargıtay, mahkemenin dosyaya konu olan dava dosyasının getirtilerek incelenmesi sanığın düzenlediği bilirkişi raporları ile daha sonra aldırılan raporların karşılaştırılmasıyla davanın ne şekilde sonuçlanacağının belirlemediğini belirtmiştir. Ayrıca rüşvet suçunun anlaşma çerçevesinde bir yarar sağladığı, dosyaya konu olan eylemin sanığın görevinin gereklerine uygun davranmak için çıkar sağlama niteliğinde olduğunun tespiti halinde lehe kanun uygulanması gerektiğinin gözetilmediği belirtilmiştir. Bütün bu nedenlerle Yargıtay, yerel mahkemenin vermiş olduğu karara karşılık bozma kararı vermiştir. (Yargıtay 5. Ceza Dairesi 2015/6183 Esas, 2018/3016 Karar)

Doktorun Ameliyat Öncesi Para Talebinde Bulunması

Sanık, suç tarihinde … Numune Hastanesi’nde plastik cerrah uzmanı olarak çalışmaktadır. Sanık, mağdurun muayenesinden sonra ameliyatının yapılmasına karar vermiş, rapor çıkarılması gerektiğini belirterek mağdurdan 600 TL talepte bulunmuştur. Mağdurun değişik zamanlarda ameliyat olmasından sonra da talebini yinelemiş, mağdurun eşinden de parayı istemiştir. Bunun üzerine seri numaraları alınmış para sanığa verilmiş ve kolluğa bildirilmiştir. Ancak sanık, mağduru başhekim yardımcı odasında görmesi üzerine durumu fark etmiş, yanına çağırıp para talebi olmadığını söylemiştir.

Mağdur, ameliyat için sanığa başvurduğunu sanığın mağdurdan 500 TL talepte bulunmuştur. Sanık ile mağdur, ameliyat öncesi 300 TL, ameliyat sonrası 100 TL olmak üzere toplam 400 TL’ye anlaşmışlardır. Mağdur, ameliyat ile aynı gün savcılığa başvurarak şikayetçi olmuş, ameliyat günü suçüstü yapılması için seri numaraları alınmış paralar mağdurun ağabeyi tarafından sanığa verilmiştir. Kolluk tarafından mağdurun ağabeyi tarafından verilen 300 TL ile yakalanmıştır.

Dosyada sanık hakkında iki kez rüşvet alma suçundan yargılama yapılmış ve eylemlerin görevi kötüye kullanma olarak kabulüyle mahkûmiyet kararı verilmiştir. Yerel mahkemenin vermiş olduğu karara karşılı temyiz başvurusunda bulunulmuştur.

Yargıtay, dosya incelemesinde, sanığın mağdurlardan birisinin parasını almadığı ve diğer mağdurdan almış olduğu parayı hakimiyetine almadan yakalandığını belirtmiştir. Bu nedenle sanığın mağdura yönelik eyleminde menfaat temini gerçekleşmediğinden eylemin teşebbüs aşamasında kaldığın eylemin teşebbüs aşamasında kaldığını belirtmiştir. Yargıtay, mahkeme tarafından görevi kötüye kullanma olarak nitelenen suçta isabetsizlik görmemiştir. Mahkemenin zincirleme şekilde görevi kötüye kullanma suçuna teşebbüsten hüküm kurulması gerektiği gözetilmeden karar verildiğini belirtmiştir. Bütün bu nedenlerle Yargıtay mahkemenin vermiş olduğu karar hakkında bozma kararı vermiştir. (Yargıtay 5. Ceza Dairesi 2014/10674 Esas, 2018/2897 Karar)

Rüşvet Vermeye Teşebbüsten Beraat Kararı

Olay günü … Jandarma Sınır Tabur Komutanlığı tarafından yol kontrol faaliyeti yapılmaktadır. Yol kontrol faaliyeti esnasında araç içerisinde kaçak olduğu şüphesi ile yakalanan etlerin sahibi olan sanık, olay yerine etleri incelemek üzere görevli olarak veteriner hekimler gelmiştir. Veteriner hekimler etleri incelediği sırada, araç şoförü bu işi beş vererek aralarında halledebileceğini söylemiştir. Sanığın bu yönde teklifi üzerine görevliler tarafından ikaz edilmiştir. Etlerin kaçak olmasına ihtimaline binaen adli işlemler yapılması adına … İlçe Jandarma Komutanlığına götürülmüştür. Sanık, komutanlıkta görevli olan astsubaya da kendisine yardımcı olmasına, etleri kendisine vermesini ve yarın sabah da harçlığını getireceğini söylemiştir. Dosyada gelişen olaya söz konusu edilen etler kaçak olmadığı ve sanığa iade edildiği anlaşılmıştır.

Ağır ceza mahkemesinde rüşvet vermeye teşebbüs suçundan beraat kararı verilmiş, verilen beraat kararına karşılık temyiz başvurusunda bulunulmuştur. Yargıtay temyiz incelemesinde bulunmuştur.

Yargıtay, dosya incelemesinde suçun işlendiği tarihte bulunan kanunda, sadece nitelikli rüşvete yer verilmiştir. Bu nedenle suç tarihi itibariyle rüşvet suçunun unsurlarının oluşmadığını, sanığın menfaat temin etmeyi teklif etmesi şeklindeki eylem kamu görevlilerinin şeref ve saygınlığına saldırı niteliğinde olduğunu belirtmiştir. Yargıtay, mahkemenin suç vasfında yanılgılı değerlendirmede bulunduğunu ve kamu görevlilerine hakaret suçunu oluşturacağı gözetilmeden karar verildiği belirtilmiştir. Bu nedenle mahkemenin vermiş olduğu hükme karşılık Yargıtay bozma kararı vermiştir. (Yargıtay 5. Ceza Dairesi 2016/2195 Esas, 2018/2840 Karar)

Polis Merkezine Götürülen Sanığın Yolda Polis Memuruna Rüşvet Teklifinde Bulunması

Sanık, uyuşturucu madde kullanmak suçundan işlem yapılmak üzere polis merkezine götürülmüştür. Sanık, polis merkezine götürüldüğü sırada görevli polis memuruna cebinden 40 TL’yi uzatarak hakkında işlem yapılmamasını istemiştir. Bu nedenle mahkemede sanık, rüşvet vermeye teşebbüs suçundan yargılama yapılmıştır.

Ağır ceza mahkemesinde rüşvet vermeye teşebbüsten yargılama yapılmış ve sanık hakkında mahkumiyet kararı verilmiştir. Mahkemenin vermiş olduğu mahkumiyet kararına karşılık temyiz başvurusunda bulunulmuştur.

Yargıtay, rüşvet suçuna konu para teklifinin kamu görevlisi olan katılana görevinin gereklerine aykırı olan bir işi yapması için verilip verilmediği sanık hakkında olay tarihinde uyuşturucu madde kullanmak suçundan kamu davası açılıp açılmadığı, açılmış ise kararın kesinleşip kesinleşmediği hususlarının araştırılması gerektiğini belirtmiştir. Bunun yanında rüşvet teklifinde bulunulması rüşvet suçunun icra hareketleri başlamış olacağından rüşvete teşebbüs, ancak koşulların bulunması halinde kamu görevlisinin şeref ve saygınlığına saldırı niteliğinde olması nedeniyle eksik inceleme ile hüküm kurulduğu belirtilmiştir. Yargıtay, mahkemenin kararına karşılık bozma kararı vermiştir. (Yargıtay 5. Ceza Dairesi 2015/10819 Esas, 2018/1686 Karar)

Kamu Görevlisine Hakaret Suçu ile Rüşvet Suçu Arasındaki Fark

Sanık, olay tarihinde aracı görevli polis memurları tarafından durdurulmuştur. Sanık, aracın durdurulmasından sonra polis arabasına gitmiş, torpido bölümüne 30 TL parayı atarak parayı almasını ve işlem yapmamasını söylemiştir. Sanığın teklifi, polis memurları tarafından kabul edilmemiştir. Sanık hakkında rüşvet vermeye teşebbüs suçundan kamu davası açılmıştır. Ağır ceza mahkemesinde yargılanan sanık rüşvet vermeye teşebbüs suçundan mahkumiyet kararı verilmiştir. İlk derece mahkemesi tarafından verilen karara karşılık temyiz başvurusunda bulunulmuştur.

Yargıtay, dosya incelemesinde, sanık hakkında olay günü trafik cezası işlemi uygulanıp uygulanmadığı, uygulanmış ise kesinleşmiş onaylı örneğinin dosya içerisine alınmadan karar verildiği ve rüşvet suçunda anlaşma çerçevesinde yarar sağladığı, ancak kamu görevlisinin kabul etmemesi nedeniyle kamu görevlisine hakaret suçunu oluşturacağı gözetilmeden karar verildiğini belirtmiştir. Yargıtay, tüm bu nedenlerle mahkemenin vermiş olduğu karara karşılık bozma kararı vermiştir. (Yargıtay 5. Ceza Dairesi 2014/10929 Esas, 2018/336 Karar)

Hırsızlık Suçundan Yakalanan Sanığın Polis Memuruna Para Teklifinde Bulunması

Sanık, olay tarihinde hırsızlık suçundan kolluk kuvveti tarafından yakalanmıştır. Sanık Jandarma Karakoluna götürüldüğü sırada araç içerisinde soruşturma yapılmaması için tanığa 1000 TL para vereceğini söylemiştir. Sanık, karakola götürülürken önce 440 TL’yi, karakola götürüldüğünde ise 400 doları görevlilere vermek suretiyle rüşvet verme teklifinde bulunulmuştur. Dosyada sanık hakkında rüşvet verme suçundan mahkumiyet kararı verilmiştir, mahkumiyet kararına karşılık temyiz başvurusunda bulunulmuştur.

Yargıtay, dosya incelemesinde, sanık hakkında olay tarihindeki eylem nedeniyle hırsızlık suçundan kamu davası açılmıştır. Sanık hakkında yapılan yargılama sonucu, hırsızlık suçu nedeniyle açılan kamu davasından beraat etmiş, karar, temyiz edilmeden kesinleşmiştir. Ancak sanığın suç işlemiş olduğu tarihte, haklı bir hususun temini için rüşvet verme suçunu oluşturacağı belirtilmiştir. Somut olayda da sanık, beraat kararı verilmesi sebebiyle haklı bir hususun temini niteliğinde olduğu ve kamu görevlisine hakaret suçundan mahkumiyeti gerektiği gözetilmeden yazılı şekilde hüküm kurulması doğru bulunmamıştır. Bütün bu nedenlerle Yargıtay, yerel mahkemenin vermiş olduğu karara karşılık bozma kararı verilmiştir. (Yargıtay 5. Ceza Dairesi 2014/10711 Esas, 2018/292 Karar)

Polis Memuruna Rüşvet Teklifinde Bulunması

Sanık, olay tarihinde Sultanahmet Tramvay durağında şüpheli hareketlerde bulunmuş, bir miktar parayı düşürmüştür. Bunun üzerine sanığa görevlilerce müdahale edilmiş, sanığın üzerinde 1400 dolar ve 500 İsrail parası bulunmuştur. Sanık, polis memurlarına ne ben sizi gördüm ne de siz beni gördünüz diyerek parayı alabileceklerini teklif etmiştir. Bunun üzerine görevliler para teklifini reddederek sanık hakkında tutanak tutmuştur. Söz konusu tutanakta olayın mağduru olabileceği bir kimseye ulaşılamadığından sanık hakkında hırsızlık suçundan da beraat kararı verilmiştir.

Dosyada sanık hakkında ağır ceza mahkemesinde yargılama yapılmış, rüşvet vermeye teşebbüsten mahkumiyet kararı verilmiştir. Mahkemenin vermiş olduğu karara karşılık temyiz başvurusunda bulunmuştur.

Yargıtay, rüşvet teklifinde bulunması için kamu görevlisinin yapması gereken ya da yapmaması gereken işi yapmaması için yarar sağlaması gerekmekte olduğunu belirtmiştir. Ancak sanık hakkında beraat kararı verilmiş, ayrıca kamu görevlisi ile sanık arasında rüşvete dair bir anlaşmada da bulunulmamıştır. Bütün bu nedenlerle mahkeme, sanık hakkında, kamu görevlisinin şeref ve saygınlığına saldırı niteliğinde olması sebebiyle kamu görevlisine hakaret suçunu oluşturacağı gözetilmemiştir. Yargıtay, rüşvete teşebbüs kabulüyle yazılı şekilde hüküm kurulması doğru bulunmamış, bozma kararı verilmiştir. (Yargıtay 5. Ceza Dairesi 2017/420 Esas, 2018/100 Karar)

Alkollü Çıkan Kişiye Rüşvet Vermesi Yönünde Teklifte Bulunma

Sanıklar, suç tarihinde birlikte trafik kontrolü yapmış, müştekiyi alkol kontrolüne tabi tutmuş ve müşteki 46 promil alkollü çıkmasına rağmen yasal sınır üzerinde olan 52 promil alkollü çıktığını söylendiği iddia edilmiştir. Müşteki hakkında yasal işlem yapmama karşılığı olarak 100 TL para istenmiş, bu teklifi kabul etmiş görünen müşteki durumu kolluğa bildirmesi ile seri numaraları önceden alınmış olan 100 TL’nin sanık üzerinde yakalandığı tespit edilmiştir. Dosyada sanık hakkında ağır ceza mahkemesinde rüşvet alma suçundan yargılama yapılmış, sanık hakkında eylemin görevi kötüye kullanma niteliğinde suç hali kabul edilerek beraat kararı verilmiştir.

Sanıklar birlikte hareket ederek görevinin gereklerine uygun davranmak için kamu görevlisinin çıkar sağlamaya teşebbüs suçunu oluşturmuş, sanık hakkında uygun düşmeyen gerekçelerle yazılı şekilde beraat hükmü kurulması doğru bulunmamıştır. Bütün bu nedenlerle Yargıtay, mahkemenin vermiş olduğu karara karşılık bozma kararı vermiştir. (Yargıtay 5. Ceza Dairesi 2017/421 Esas, 2017/5470 Karar)

Rüşvet Alma Suçundan Mahkumiyet

Sanık, Jandarma kıdemli başçavuş olarak görev yapmaktadır. Sanığın talebi doğrultusunda birkaç kişinin Kaçakçılık, İstihbarat, Harekât ve Bilgi Toplama Dairesi Başkanlığı sistemi üzerinden arama kayıtları bulunup bulunmadığı konusunda sorgulaması yapılmıştır. Sorgu işlemi yaptığı kişilere ilgi vermek ve karşılığında menfaat temini iddiası ile sanık hakkında rüşvet alma suçundan kamu davası açılmıştır. Bunun yanında bir diğer sanık adına rüşvet verme suçundan ayrı bir dava dosyası daha açılmıştır. Dosyada sanık hakkında rüşvet alma suçundan mahkumiyet kararı verilmiştir. Ağır ceza mahkemesinin vermiş olduğu karara karşılık temyiz başvurusunda bulunulmuştur.

Yargıtay, dosya incelemesinde, sanıklardan birisi hakkında da rüşvet verme suçundan davası olduğu her iki davada adil sonuç çıkması adına sanıklar hakkında açılan davaların mümkün olması halinde birleştirmek, mümkün değil ise dava dosyasının onaylı örneğinin getirtilmesi gerektiğini belirtmiştir. Sanığın diğer sanığa 1000 TL parayı gönderdiği, rüşvet anlaşmasına ilişkin bir delil bulunmadığı, gerekli bilgileri söylemek suretiyle görevinin gereklerine aykırı davranarak kişilere haksız menfaat sağlanması eylemleri zincirleme şeklinde görevi kötüye kullanma suçunu oluşturduğu gözetilmeden yazılı şekilde hüküm kurulduğu belirtilmiştir. Yargıtay, mahkemenin kararına karşılık tüm bu gerekçelerle bozma kararı vermiştir. (Yargıtay 5. Ceza Dairesi 2017/1239 Esas, 2017/5163 Karar)

Rüşvet Vermeye Teşebbüs Suçunda Mahkemenin Yanılgılı Değerlendirmede Bulunması

Sanık, yapmış olduğu kaçakçılık eylemlerine göz yummaları karşılığında sınırda görevli askerlere rüşvet vermeyi teklif ettiği iddia edilerek mahkumiyetine karar verilmiştir.

Dosya içeriğinde, Suriye’den gelen kimliği belirsiz kişinin nöbetçi askere yiyecek ve içecek verdiği ve Türkiye tarafından iki kişinin cep telefonu bırakacağını, kaçak eşyanın Türkiye tarafında geçirileceği akşam nöbetinde 200 TL verileceği ve sanığın kaçak geçişlerde kullanmak üzere bir adet cep telefonu ve sim kartı olay yerine bırakıldığı iddiasında bulunulmuştur. Dosyada sanık hakkında rüşvet vermeye teşebbüsten mahkumiyet kurulmuştur. Yerel mahkemenin vermiş olduğu karara karşılık temyiz başvurusunda bulunulmuştur.

Yargıtay, dosya incelemesinde, Yargıtay Ceza Genel Kurulu Dairesince benimsenen bir kararında, rüşvet suçunun konusu bir işin yapılması veya yapılmaması olduğunu, şarta bağlı rüşvet suçu oluşturulamayacağı belirtilmiştir. Yargıtay, dosyaya konu olan somut olayda, rüşvet suçunun unsurlarının oluşmadığını ve söz konusu eylemin kamu görevlisinin şeref ve saygınlığına saldırı niteliğinde oluşturacağı gözetilmeden yanılgılı değerlendirmede bulunduğu eklenmiştir. Bütün bu nedenlerle Yargıtay, mahkemenin vermiş olduğu hükme karşılık bozma kararı vermiştir. (Yargıtay 5. Ceza Dairesi 2014/8415 Esas, 2017/4202 Karar)

Rüşvet Suçunda Kovuşturmaya Yer Olmadığı Kararı

Müşteki, diş tedavisi için … Üniversitesi Diş Hekimliği Fakültesi’nde öğretim üyesi olarak görev yapan doktora müracaat etmiş, tedavi esnasında 7580 TL ödemede bulunmuştur. Müşteki, ücretin bir kısmını elden teslim etmiştir ancak ödeme karşılığında kendisine verilen fatura ve makbuzların yapılan tedavi ile uyuşmadığı, sahte olduğu ve kendisinden fazla para aldığı yönünde iddialarda bulunarak şikayetçi olmuştur. Müştekinin iddialarına yönelik olan dosyada delil yetersizliğinden kovuşturmaya yer olmadığına dair karar verilmiştir.

Yargıtay, dosya incelemesinde, dosyada adı geçen şüphelinin üniversite öğretim üyesi olduğu ve ceza soruşturmasının bu nedenle özel usule tabi olduğunu belirtmiştir. Yargıtay, müştekinin diş tedavisi karşılığında fazla para istenilip alınmasında, ikna suretiyle irtikap veya kovuşturmaya yer olmadığına dair kararda belirtilen rüşvet alma suçunu oluşturabileceğini eklemiştir. Tüm bu nedenlerle Yargıtay, dosyada verilen kararda isabetsizlik bulunmadığından kanun yararına bozma isteminin reddine karar vermiştir. (Yargıtay 5. Ceza Dairesi 2015/11479 Esas, 2016/8413 Karar)

Astsubaya Rüşvet Verme Teklifinde Bulunma

Sanık, … İlçe Jandarma Komutanlığında üsteğmen ve astsubay olarak görevli olan katılanlara kazı yapacağı yerden çıkacak lahitin yaklaşık 10 milyon dolar değerinde olduğunu ve kazı yapmasına müsaade etmeleri karşılığında ya para ya da gayrimenkul ya da bankaların gizli kasalarına para yatırabileceğini söylemiştir. Sanığın bu yönde beyanda bulunduğu iddia edilerek sanık hakkında rüşvet vermeye teşebbüs suçundan kamu davası açılmıştır.

Ağır ceza mahkemesinde sanık hakkında rüşvet verme suçundan mahkumiyet kararı verilmiş, yerel mahkemenin vermiş olduğu karara karşılık temyiz başvurusunda bulunulmuştur.

Yargıtay, dosya incelemesinde, Yargıtay Ceza Genel Kurulunun bir kararında, rüşvet suçunun konusu işin yapılması veya yapılmaması olduğundan şarta bağlı olarak rüşvet sözleşmesinin yapılamayacağını belirtmiştir. Diğer yandan Kültür ve Tabiat Varlıklarını Koruma Kanunu’na aykırı olarak kazı yaptığı iddiasına ilişkin yargılamada, sanık hakkında beraat kararı verilmiştir. Bütün bu nedenlerle, sanığın eylemi rüşvet vermeye teşebbüs suçu değil, kamu görevlisine görevinden dolayı hakaret suçu kapsamında değerlendirilmesi gerektiği belirtilmiştir. Mahkemenin suç niteliğinde yanılgılı değerlendirmede bulunması nedeniyle verilen hükme karşılık bozma kararı verilmiştir. (Yargıtay 5. Ceza Dairesi 2014/3248 Esas, 2016/8032 Karar)

BİZİMLE İLETİŞİME GEÇ