Kişilerin Malları Üzerinde Usulsüz Tasarruf Suçu ve Cezası

Kişilerin malları üzerinde usulsüz tasarruf suçu, Türk Ceza Kanunu’nun Millete ve Devlete Karşı Suçlar kısmında, Kamu İdaresinin Güvenilirliğine İşleyişine Karşı Suçlar bölümünde 261. maddesinde düzenlenmiştir. Kişilerin taşınır ya da taşınmaz mallarına ilişkin zorla tasarrufta bulunan kamu görevlisi hakkında kişilerin malları üzerinde usulsüz tasarruf suçu işlemiş olacaktır. Ancak kamu görevlisinin eylemi daha ağır suç oluşturmadığı takdirde kişilerin malları üzerinde usulsüz tasarruf suçunu oluşturmuş olacaktır. Suç ile korunmak istenen değer, kamu idaresinin saygınlığı ve kamu idaresine olan güvendir. Kişinin malı üzerinden zorla tasarrufta bulunulması mal sahiplerinin mal üzerindeki tasarrufta bulunma hakkını da elinden alınmaktadır.

Bu nedenle kamu idaresine olan güven korunmak istenerek kişilerin irade özgürlükleri de korunmak istenmiştir. İlgili kanun maddesinde, zorla tasarrufta bulunan kamu görevlisinin suç işleyebileceği belirtilmiştir. Kanun maddesinde kamu görevlisi olarak belirtilmiş olsa da kamu görevlisi olarak taşınır veya taşınmaz mal üzerinde zorla tasarrufta bulunma hakkına sahip olan kamu görevlisi ancak suçun faili olabilecektir. Suçun mağduru ise taşınır veya taşınmaz mala sahip olan ve üzerinde zorla tasarruf edilen mal sahibidir. Suç ancak kastla işlenebilir. Kişi bilerek ve isteyerek eylemi uygulayabilecektir.

Kişilerin Malları Üzerinde Usulsüz Tasarruf Suçu Cezası

Kişilerin malları üzerinde usulsüz tasarruf suçunun cezası, altı aydan iki yıla kadar hapis cezasıdır. Suçun cezasına karşılık adli para cezasına hükmedilebilir. Ancak bir yıl ya da altında olan hapis cezası, adli para cezasına çevrilebilecektir. Mahkeme takdirine göre bir yıl ya da altında bir hapis cezası vermesi halinde adli para cezasına hükmedebilecektir. Ancak adli para cezasının ödenmemesi halinde hapis cezasına çevrilecektir.

Suç adına hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararının verilmesi de mümkündür. İki yıl ya da altında olan hapis cezası ve failin sabıkası olmaması halinde hükmün açıklanmasının geri bırakılması (HAGB) kararı verilebilmektedir. Karar verildikten sonra kişi denetim süresi içine girecek ve denetim süresi içerisinde suç işlemediği vakit hiçbir sonuç doğurmadan ceza kalkacaktır.

Kişilerin Malları Üzerinde Usulsüz Tasarruf Suçu Şikayet

Şikayete tabi suçlar arasında yer almamaktadır. Soruşturma resen savcılık tarafından yapılacaktır. Şikayete tabi olmadığından uzlaşmaya tabi de değildir. Soruşturma aşamasında savcı, kovuşturma aşamasında mahkeme dosyayı uzlaşmaya göndermeyecektir.

Kişilerin Malları Üzerinde Usulsüz Tasarruf Suçu Zamanaşımı

Kişilerin malları üzerinde usulsüz tasarruf suçunda zamanaşımı süresi 8 yıldır. Suçun işlendiği tarihten itibaren 8 yıl içerisinde bir dava açılmaz ya da dava açılsa da süre içerisinde sona ermez ise zamanaşımı süresinin dolması nedeniyle dava düşecektir.

Kişilerin Malları Üzerinde Usulsüz Tasarruf Suçu Görevli Mahkeme

Görevli mahkeme asliye ceza mahkemedir. Kişilerin malları üzerinde usulsüz tasarruf suçunun işlendiği yerde asliye ceza mahkemesinde dava görülecektir.

Kişilerin Malları Üzerinde Usulsüz Tasarruf Suçu Yargıtay Kararları

Mala Zarar Verme Suçu ile Kişilerin Malları Üzerinde Usulsüz Tasarruf Suçu

Sanık, olay tarihinde, … İlçesi … Beldesi Belediye Başkanlığı yapmaktadır. İsnat duvarının yapılması adına kamulaştırma kararı olmadan ve malikin rızası olmadan belediye görevlileri tarafından çalışma yapılmıştır. Yapılan çalışmalarda katılana ait olan eski ahır ve tuvalet kaldırılmış, katılanın mağdur olmasına neden olunmuştur.

Sanık sulh ceza mahkemesi tarafından görevi kötüye kullanma suçundan yargılanmıştır. Sanık hakkında mahkumiyet kararı verilmiş, mahkumiyet kararına karşılık temyiz başvurusunda bulunulmuştur. Yargıtay, dosya incelemesinde, sanığın eyleminin mala zarar verme suçu veya kişilerin malları üzerinde usulsüz tasarruf suçu olduğunu belirtmiştir. Bu nedenle söz konusu suçların asliye ceza mahkemesini görevi kapsamında olduğu, görevsizlik kararı verilme gözetilmeden sulh ceza mahkemesinde yargılamaya devam edilmesi doğru bulunmamıştır.

Bunun yanında sanığın adli sicil kaydı bulunmadığı, kişilik özellikleri ve duruşmadaki tutum ve davranışlarının irdelenerek hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararının gerekip gerekmediğine dair karar verilmeden hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına yer olmadığına dair karar verilmesi doğru bulunmamıştır. Bütün bu nedenlere Yargıtay, mahkemenin vermiş olduğu karara karşılık oy birliği ile bozma kararı vermiştir. (Yargıtay 5. Ceza Dairesi 2014/11551 Esas, 2018/4240 Karar)

Mağdurun İzni Olmadan Arazisinden Yol Geçirmek

Sanık, olay tarihinde, … Ulaşım Hizmetleri müdür vekili olarak görev yapmaktadır. Sanık, katılanın yazılı rızası alınmadan köy ihtiyar heyeti tarafından kamulaştırma kararı alınmadan arazisinden yol geçirmek suretiyle inşa etmiştir. Sanık hakkında Anayasanın düzenlediği mülkiyet hakkını ihlal edildiği iddia edilmiş ve görevi kötüye kullanma suçuna dair kamu davası açılmıştır.

Sanık, sulh ceza mahkemesi tarafından icrai davranışla görevi kötüye kullanma suçundan yargılanmış, mahkumiyet kararı verilmiştir. Mahkumiyet kararına karşılık temyiz başvurusunda bulunulmuştur.

Yargıtay, dosya incelemesinde, sanığın eyleminin suç olarak tanımlanan görevin gereklerine aykırı hareket etmek suretiyle kişilerin mağduriyetine veya kamunun zararına neden olunması ya da kişilerin malları üzerinde usulsüz tasarruf suçu oluşturacağı dikkate alınmadan karar verildiğini belirtmiştir. Bu nedenle söz konusu suçu oluşturulacağı dikkate alınmadan asliye ceza mahkemesinin görevi kapsamında bulunduğu, görevsizlik kararı verilmemesi nedeniyle mahkemenin kurmuş olduğu hüküm doğru bulunmuştur. Yargıtay, mahkemenin kararına karşılık sanık ve müdafiin temyiz itirazlarını yerinde görerek oy birliği ile bozma kararı vermiştir. (Yargıtay 5. Ceza Dairesi 2014/9607 Esas, 2017/4591 Karar)

Belediye Başkasının Su Kanalı Yapımında Araziye Beton Atması

Sanık, olay tarihinde …Belediye Başkanıdır. Sanık, belediyenin içme suyu şebekesinin tadilatı amacıyla su kanalı yapımı adına karar almıştır. Ancak su kanalı yapımı adına beton atılması talimatı vererek malikin rızasını almadan katılanın mağduriyetine neden olmuştur.

Sanık hakkında sulh ceza mahkemesi tarafından icrai davranışla görevi kötüye kullanma suçundan yargılama yapılmış, sanık hakkında beraat kararı verilmiştir. Sanık hakkında verilen beraat kararına karşılık temyiz başvurusunda bulunulmuştur.

Yargıtay, görevi kötüye kullanma suçunun oluşabilmesi için kişilerin mağduriyetine veya kamunun zararına neden olması ve kişilere haksız bir menfaat sağlamasının gerekli olduğunu belirtmiştir. Bu nedenle Yargıtay, dosya incelemesinde, sanığın eyleminin hakkı olmayan yere tecavüz suçunu ya da kişilerin malları üzerinde usulsüz tasarruf suçunu oluşturacağını belirtmiştir. Mahkemenin eyleme konu olan suçta görevli mahkeme asliye ceza mahkemesi olduğundan sulh ceza mahkemesinde yargılamaya devam edilerek hüküm kurulması doğru bulunmamıştır. Bütün bu nedenlerle mahkemenin vermiş olduğu karar temyiz itirazları yerinde görülerek oy birliği ile bozma kararı verilmiştir. (Yargıtay 5. Ceza Dairesi 2014/4776 Esas, 2016/5139 Karar)

Dikili Ağaçların Rıza Olmadan Kesilmesi

Sanık, … İlçesi … Köyü muhtarı olup diğer sanıklar Köy İhtiyar Heyeti azalarıdır. Karar ile mal sahiplerinin yol kenarında bulunan ağaç ve dikenli tellerin kaldırılması belirtilmiştir. Mal sahiplerinin bunu yapmaması halinde köy halkının imzası ile ağaçların kesileceği de belirtilmiştir. Bu prosedüre uyularak müştekinin rızası alınmadan müştekiye ait olan söğüt ağaçları iş makineleri ile sökülmüştür. Dosyaya konu olan olay ile müştekinin mağduriyetine neden olunarak sanıklar hakkında kamu davası açılmıştır. Sanık hakkında sulh ceza mahkemesinde görevi kötüye kullanma suçundan yargılama yapılmış, beraat kararı verilmiştir. Beraat kararına karşılık temyiz başvurusunda bulunulmuştur.

Yargıtay, dosya incelemesinde, sanıkların eyleminin dikili ağaçlara verilen zarar nedeniyle mala zarar verme suçu veya kişilerin malları üzerinde usulsüz tasarruf suçu oluşturduğunu belirtmiştir. Yargıtay, mahkemeye sunulan delil ve belgelere göre söz konusu bu iki suçtan hangi suçun olduğuna dair değerlendirmenin yapılarak, görevli mahkeme olan asliye ceza mahkemesine gönderilmesi gerektiğini belirtmiştir. Mahkemenin söz konusu durumları gözetmeden sulh ceza mahkemesinde yargılamaya devam edilerek hüküm kurulması doğru bulunmamıştır. Bütün bu nedenlerle mahkemenin vermiş olduğu hükme karşılık temyiz itirazları kabul edilerek Yargıtay tarafından bozma kararı verilmiştir. (Yargıtay 5. Ceza Dairesi 2014/2590 Esas, 2016/3641 Karar)

Kişilerin Malları Üzerinde Usulsüz Tasarruf Suçu Nedeniyle Mahkumiyet

Sanık, olay tarihinde … Belediye Başkanı olarak görev yapmaktadır. Sanık, taşınmaz üzerinde Belediye idaresi tarafından alınan meçli kararında kamulaştırma kararı ve imar uygulaması yapılmadan yol geçirmek suretiyle kişilerin malları üzerinde usulsüz tasarruf suçu işlediği iddiasıyla kamu davası açılmıştır. Sanık, katılanın da hissedarı olduğu tarım arazisi üzerinden hukuken geçerli olmayan bir karar ile yol geçirmek üzere suç işlediği iddiasıyla dava açılmıştır.

Sulh ceza mahkemesinde sanık hakkında kişilerin malları zerinde usulsüz tasarruf suçunu oluşturduğundan bahisle mahkumiyet kurulmuştur. Mahkumiyet kararına karşılık temyiz başvurusunda bulunulmuştur.

Yargıtay, dosya incelemesinde, söz konusu yerde kadimden bu yana yol bulunup bulunmadığı, yeni yol açılıp açılmadığı ve belediye çalışanları tanık olarak dinlenmeden bir karar verildiği belirtilmiştir. Ayrıca sanığın kastının ve hukuki durum değerlendirilmesi gerekirken eksik inceleme ile yazılı şekilde hüküm kurulduğu anlaşılmıştır. Tüm bu gerekçelerle Yargıtay, mahkemenin kararına karşılık bozma kararı vermiştir. (Yargıtay 5. Ceza Dairesi 2014/2124 Esas, 2016/3412 Karar)

Bahçe İçinden Boru Geçirilmesi Nedeniyle Suç İşleyen Köy Muhtarı

Sanık, olay tarihinde … Köyü muhtarıdır. Sanık herhangi bir kamulaştırma işlemi olmadan köyün içme suyu şebekesini katılanın bahçesinin içinden geçirmiştir. Sanık, boruları toprak altına gömmek için çalışma yapmış, katılanın bahçesindeki 22 adet üç yaşındaki nar fidanlarını sökmüş ya da kökten kırarak zarar vermiştir. Bu nedenlerle sanık hakkında suç işlediği iddiası ile kamu davası açılmıştır. Sanık savunmasında, hakkında olan suçlamaları kabul etmemiştir. Sanık, İl Özel İdaresi tarafından projeye uygun olarak yapılacak olan işlemler konusunda önceden bilgilendirildiği, bu kapsamda katılana da haber verildiği, katılanın da işlemlere rızasının olduğunu belirtmiştir. Sanığın bu yöndeki beyanı doğrultusunda, tanık beyanları tarafından da doğrulanmıştır.

Sanık hakkında asliye ceza mahkemesi tarafından mala zarar verme ve kişilerin malları üzerinde usulsüz tasarruf suçundan yargılama yapılmıştır. Yerel mahkemenin vermiş olduğu karara karşılık temyiz başvurusunda bulunulmuştur.

Yargıtay, dosya incelemesinde, dosyaya konu olan projenin KÖYDES yapımı programı çerçevesinde olduğu, İl İdare Kurulunun kararına istinaden hayata geçirildiği belirtilmiştir. Bunun yanında arazi adına herhangi bir istimlak bedeli ve kamulaştırma bedeli ödenmediğinden arazi üzerinde tasarruf için zor kullanılmadığı anlaşılmıştır. Bu nedenle sanık hakkına mahkumiyet kararı doğru bulunmamış, sanık hakkında beraat kararı verilmesi gerektiği belirtilmiştir. Yargıtay, tüm bu gerekçelerle mahkemenin vermiş olduğu karara karşılık bozma kararı vermiştir. (Yargıtay 15. Ceza Dairesi 2013/16878 Esas, 2014/8018 Karar)

BİZİMLE İLETİŞİME GEÇ