Kamu Görevinin Terki veya Yapılmaması Suçu ve Cezası

Kamu görevinin terki veya yapılmaması suçu, Türk Ceza Kanunu’nun Millete ve Devlete Karşı suçlar kısmında Kamunun İdaresinin Güvenilirliği ve İşleyişine Karşı Suçlar bölümünde 260. maddede düzenlenmiştir.

Suç nedeniyle korunmak istenen hukuki değer, kamu idaresine olan güven ve saygınlıktır. Kamu idaresindeki işleyişin aksamaması ve kamu görevi nedeninin üstünlüğü ele alınarak devlete olan saygınlık ve güvenlik korunmak istenmiştir.

Suç, kamu görevlilerin hukuka aykırı olarak ve toplu biçimde;

    • Görevlerini terk eden; kamu görevinin dahilinde olduğu ve görev tanımında olduğu durum nedeniyle yetkisini kullanmamak amacıyla işi tamamen ya da bir süre olmak üzere geçici bırakma,
    • İşi yavaşlatan; kamu görevlisinin tanımında olan işi adına gerekli ve makul süre içerisinde gerçekleştirilmemesi halinde,
    • Görevlerine gelmeyen,
    • Görevlerini geçici de olsa kısmen veya tamamen yapmayan veya yavaşlatması halinde suç işlenmiş olacaktır. Madde metninde görevi terk eden, göreve gelmeyen, görevini geçici de olsa yapmayan kamu görevlilerinin üç kişiden fazla olması gerekmektedir. Üç kişiden fazla olmaması halinde kamu görevinin terki veya yapılmaması suçundan ceza verilmeyecektir.

Öncelikle suçun oluşabilmesi için kamu görevlisi hukuka aykırı olarak Anayasa ve yasaya bağlı olmadan görevini terk edecek, görevine gelmeyecek, görevini yapmayacak ya da yavaşlatacaktır. Suça konu eylemin yasadan doğmaması gerekmektedir.

Bunun yanında suçun işlenebilmesi için üç kişiden fazla olması gerekmekte, en az 4 kişi birlikte hareket ederek görevi terk edecek ya da görevi yapmayacaktır. En az 4 kişinin her biri kamu görevlisi olmalıdır, kamu görevlisi haricinde olan kişiler söz konusu suçu işleyemezler.

Suç kastla işlenebilir. Fail, kamu görevinin terki veya yapılmaması suçunu bilerek ve isteyerek gerçekleştirecektir. Suçun taksirle işlenmesi mümkün olmamaktadır.

Suçun faili, kamu görevini aksatan kamu görevlisi olabilecektir. Kamu görevlisi, yerine getirmediği, aksattığı görevinden sorumlu olacaktır.

Kamu görevinin terki veya yapılmaması suçunun hafifletici nedeni ilgili maddenin ikinci fıkrasında belirtilmiştir. Kamu görevlilerinin hizmeti aksatmayacak şekilde geçici ve kısa süreli şekilde mesleki ve sosyal hakları ile ilgili olarak işi bırakması halinde cezadan indirim yapılabileceğini ya da hiç ceza verilmeyeceği belirtilmiştir.

Cezası Nedir?

Kamu görevinin terki veya yapılmaması suçunun yaptırımı, üç aydan bir yıla kadar hapis cezasıdır. Hapis cezası, adli para cezasına çevrilebilir. Adli para cezası, bir yıl ya da altında olan hapis cezalarında verilebilir. Ancak adli para cezasının ödenmemesi halinde hapis cezasına çevrilecektir.

Hükmün açıklanmasının geri bırakılması (HAGB) kararının verilmesi mümkündür. Hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararı, iki yıl ya da altında olan hapis cezaları adına verilebilir. Bunun yanında sanığın adli sabıka kaydının olmaması ve hagb kararına onayının olması gerekmektedir. Hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararının verilmesi halinde, sanık denetim süresi içerisine girecek ve denetim süresi içerisinde suç işlemediği takdirde hakkında verilen ceza hiçbir sonuç doğurmadan sona erecektir.

Hapis cezasının ertelenmesi yönünde karar verilmesi de mümkündür.

Şikayet

Şikayete tabi suçlar arasında bulunmamaktadır. Bu nedenle savcı tarafından resen soruşturulacaktır. Şikayete tabi olmadığından uzlaşmaya tabi de değildir. Soruşturma aşamasında savcı, kovuşturma aşamasında mahkeme tarafından uzlaşma bürosuna dosya gönderilmeyecektir.

Zamanaşımı

Kamu görevinin terki veya yapılmaması suçunda zamanaşım süresi 8 yıldır. Suçun işlendiği tarihten itibaren sekiz yıl içerisinde dava açılmaz veya dava açılsa da süre içerisinde sona ermez ise zamanaşımının dolması nedeniyle dava düşecektir.

Görevli Mahkeme

Kamu görevinin terki veya yapılmaması suçunda görevli mahkeme asliye ceza mahkemesidir. Dava, suçun işlendiği yerde asliye ceza mahkemesinde görülecektir.

Avukat Serpil Çınar Kimdir?  

İNCELE