İsim ve Soyisim Değiştirme Davası

İsim ve Soyad Değişikliği Davası Nedir?

İsim ve soyad değişikliğine ilişkin düzenleme Türk Medeni Kanunu’nun 27. maddesinde yer almaktadır; haklı sebeplere dayanılarak hakimden isim değişikliğine gidilebileceği belirtilmiştir. İsim değişikliği davası açarak, kişi haklı sebepler sunma koşuluyla ismin değiştirilmesi, eklenmesi veya ikinci adının kaldırılması, soyadının değişmesini talep edebilecektir.

İsim değişikliğine dair talepte bulunan kişi, talebini dayandırdığı nedenleri deliller ve belgelerle kanıtlamalıdır. Her davada olduğu gibi isim değiştirme davasında da davayı açan kişi ileri sürdüğü vakıaları ispatlamakla mükelleftir.

İsim Değiştirme Nüfus Müdürlüğünden Yapılabilir Mi?

İsim değişikliğine dair talep ancak mahkeme tarafından değerlendirilebilecektir. 5490 Sayılı Nüfus Hizmetleri Kanunu’nun ad ve soyadı düzeltimine dair bir kereye mahsus olarak ad ve soyad değişikliği getirilmiş, mahkeme kararına gerek duymaksızın isim ve soy isimde değişiklik yapılabilecektir. Ancak her soyadını veya ismini değiştirmek isteyenler adına geçerli bir durum değildir, belli şartlar halinde getirilmiştir. Soyadı Kanunu’na aykırı, küçük düşürücü veya gülünç olan ad soyadlar adına geçerli kılınmıştır. Ancak bu düzenleme sınırlı süre ile getirilmiş olup süresi 3 Kasım 2019 tarihinde sona ermiştir. Günümüzde isim değişikliğine dair düzeltim, ekleme veya değişikliğe dair nüfus müdürlüğüne başvuru ile gerçekleşmemektedir, mutlaka mahkeme başvurusu halinde mümkündür.

İsim ve Soyad Değişikliği Davası Nasıl Açılır?

Öncelikle davacının Hukuk Muhakemeleri Kanunu’na uygun bir dava dilekçesi hazırlamalıdır. Dava dilekçesinin kanuna uygun olmaması halinde dava sürecinin uzaması veya dava dilekçesinin reddine neden olabilecektir. Ayrıca dava dilekçesinde davalı sıfatıyla Nüfus Müdürlüğü de eklenmelidir. Hukuki kaybın olmaması adına isim veya soyadın değişikliği talepli açılacak davada avukat ile davayı yürütme önerilmektedir. Avukata noter aracılığıyla çıkarılacak olan genel vekaletnamede mutlaka “özel yetki” de verilmelidir. Özel yetkiden kasıt, vekaletname içerisinde isim ve soyad değişikliğine dair dava açmaya yetki verildiğine dair cümle mutlaka geçmelidir.

Dava dilekçesinde isim değişikliğine dair talebin hangi haklı sebep ya da sebeplere dayandırıldığı belirtilmeli ve talebini kanıtlayan belge, tanık bilgisi dava dilekçesi ekinde sunulmalıdır. Dava dilekçesiyle birlikte mahkeme masraf ve harçları da ilgili mahkemenin veznesine yatırılması ile dava açılmış olacaktır.

İsim ve Soyad Değişikliği Davası Süreci

  • Öncelikle isim veya soy isim değiştirme talebinde bulunacak olan kişi avukatı adına özel yetkiyle görevlendirilmiş genel vekaletname çıkarmalıdır.
  • Avukatın dava dilekçesi düzenlenmesi sonrasında davacının ikametgahının bulunduğu yerdeki asliye hukuk mahkemesinde dava açacaktır.
  • Asliye hukuk mahkemesinde dava dilekçesinin kabul edilmesiyle birlikte tensip zaptı düzenlenecektir. Tensip zaptı ile duruşma gününü bildirir davetiye davacıya ve avukatına tebliğ edilecektir.
  • Davacı, davayı vekil ile yürütüyor ise duruşmaya katılma zorunluluğu bulunmamaktadır, avukatı davacıyı temsilen duruşmaya katılabilecektir.
  • Duruşmada Nüfus Hizmetleri Kanunu’nun 36. maddesinde belirtmiş olduğu üzere nüfus müdürü veya görevlendireceği nüfus memuru huzurunda dava görülecektir. Ayrıca duruşmada dava dilekçesinde belirtilen tanıklar hazır edilecek, tanık beyanıyla birlikte mahkeme tarafından karar verecektir.
  • Mahkeme tarafından karar verilmesi sonrasında gerekçeli karar yazılacaktır. Mahkeme isim veya soy isim değiştirmede haklı sebebe rastlamadığı halde davanın reddine karar verecektir.
  • Mahkemenin isim değişikliğine ilişkin vermiş olduğu karar Basın İlan Kurumuna gönderilecek ve gazetede ilanı gerçekleşecektir. Gazetede ilanı sonrasında mahkeme kararı Nüfus Müdürlüğüne gönderecektir. Nüfus müdürlüğü tarafından değiştirilen isim nüfus kütüğüne kaydedilecektir.

İsim ve Soyad Değişikliği Davası Ne Kadar Sürer?

Her dava süresi mahkemenin iş yoğunluğuna, dosyanın durumuna, tanıkların duruşmada hazır bulunup bulunmamasına göre değişmektedir. Davanın açılması halinde mahkemenin iş yoğunluğuna göre hangi güne duruşma vereceği, sonrasında gerekçeli kararın yazımı ve kararın kesinleşmesine dair sürecin tamamı değişkenlik gösterebilmektedir. İsim ve soyad davası, çoğu bilinen davalara göre daha kısa sürede sona eren davalar olarak bilinmektedir. Kesin olarak herhangi bir süre verilememektedir; ancak yaklaşık olarak 4-5 aya kadar sonuçlanan davalardandır.

Çocuğun İsmini Değiştirme

Çocuğun ismini değiştirme adına açılacak davalarda, davayı çocuğun kendisi değil, velayet hakkına sahip veliler veya avukatı tarafından açılabilecektir. Küçük, 18 yaşını doldurmamış olan, reşit olmayan kişidir. Anne veya baba, çocuğunun ismini değiştirme talebiyle haklı bir sebebin varlığı halinde isim değiştirme davası açabilecektir. Yargıtayın yerleşmiş uygulamalarında, çocuk veya bebeklerin isimlerinin değiştirmesinde önemli olan ismini bilen sosyal çevresinin olup olmadığı da dikkate alınmaktadır. Ancak 18 yaşından küçük olmayan ve idrak yaşında olan küçükler, anne ve babası isim ve soyad değişikliği davası açmadıkları takdirde kendilerinin dava açmasında herhangi bir engel bulunmamaktadır.

Yargıtayın son kararlarında boşanmış anne babada, velayet hakkını alan annenin çocuğun soyadı değişikliğine dair dava açılmasında görüşünü değiştirmiştir. Çocuğun kendi soyadıyla değiştirilmesindeki talebinin velayet hakkı kapsamında olduğunu ve çocuğun annesinin soyadını almasında herhangi bir engel olmadığını belirtmiştir (Yargıtay 2. HD 2018/1306 Esas, 2018/4719 Karar).

İsim ve Soyad Değişikliğinde Haklı Sebepler Nelerdir?

İsim değiştirmeye dair haklı sebep olma koşulu ilgili kanun maddesinde düzenlenmiştir. Haklı sebeplerin ise neler olduğuna dair herhangi bir ayrıntı kanun maddesinde yer almamaktadır. Ancak Yargıtayın yerleşmiş uygulamalarına göre isim veya soyadın değişikliğine dair haklı sebep sayılacak haller belirtilmiştir.

  • Uygulamada isim veya soyad değişikliği davası genellikle kişisel sebepler nedeniyle açılmaktadır. İsminin gülünç olduğu, çevresi tarafından çok fazla dalga geçildiği sebebiyle değiştirilmesi talebinde bulunulabilir. Kişisel sebep nedeniyle dava açılması halinde davada beyanda bulunacağı tanıklar davacının sosyal çevresinden haklı sebebe tanık olan kişiler olmalıdır.
  • Ailevi nedenlerle de isim veya soyad davası açılabilmektedir. Çocuk kendisine bakan ve öz olmayan ailenin soyadını almak adına dava açmada haklı sebep olarak gerekçe gösterebilmektedir. Ayrıca anne babanın boşanması halinde annenin velayet hakkını almış olduğu çocuğuna kendi soyadını vermek istediğinden soyadının değiştirilmesi talebiyle dava açabilmektedir.
  • Kişinin din değiştirmesi nedeniyle isminin dini sebeple değiştirilmesi talebiyle dava açabilmektedir. Kişinin din değiştirmesi nedeniyle haklı sebep sunarak değiştirmiş olduğu dine göre bir isim kullanmak istediğini veya eski isminin değiştirmiş olduğu dini çağrıştırdığını beyan ederek isim değiştirme talebiyle dava açabilmektedir.

İsim ve Soyad Değişikliği Davası Kaç Kere Açılabilir?

İsim ve soy isim değişikliğine dair açılacak davada en önemli unsur haklı sebeptir, kişi haklı sebebe dayanarak isim veya soyad değişikliğine dayanarak dava açabilecektir. 5490 Sayılı Nüfus Hizmetleri Kanunu’nun 36. maddesinin ilk fıkrasının b bendinde aynı konuya ilişkin nüfus kaydının düzeltilmesi davasının bir kere açılabileceğine dair hüküm bulunmakta idi. Ancak Anayasa Mahkemesinin 30.03.2012 tarihli 2011/34-48 sayılı kararıyla bu hüküm iptal edilmiş, Resmi Gazete’de yayınlanmasıyla hüküm kaldırılmıştır.

İlgili hükmün gerekçesinde, dava hakkının bir kere sınırlandırılmasıyla maddi gerçeğin resmi kayıtlara geçmesinin engellendiği, hak arama özgürlüğüne müdahale niteliğinde olduğu belirtilmiştir. Nüfus kaydının düzeltilmesine dair dava açma hakkının bir kereyle sınırlandırılmasının Anayasanın 17. ve 36. maddesine aykırı olduğu da belirtilmiştir.

İsim ve Soyad Değişikliği Davası Ücreti

İsim ve soyadı değişikliğine dair davada, avukata ödenecek vekalet ücreti asliye hukuk mahkemesinde açılacak davalarda belirlenen asgari ücretin altında olamayacaktır. Avukata adına ödenecek olan vekalet ücreti, baro tarafından belirlenen asgari ücret altında olmama koşuluyla tarafların uzlaşması halinde bir ücrete karar kılınacaktır.

Ayrıca dava açarken belli bir harç ve gider avansı da ödenmektedir. İsim veya soy isim değiştirme davalarında harç, maktu harçtır. Peşin harç ve başvuru harcı dava açılırken yatırılması zorunludur. Harcın yanı sıra dava türüne göre belli bir miktarda da gider avansı yatırılmalıdır. Gider avansı, avada yapılacak olan yazışmalar, tebligatlar nedeniyle yapılacak olan masraflar adına yatırılmaktadır.

İsim ve Soyad Değiştirme Davasında Gerekli Evrak ve Belgeler

Dava açarken gerekli olan en önemli evrak, dava dilekçesidir. Hukuk Muhakemeleri Kanunu’na uygun dava dilekçesi düzenlenmelidir. İşbu davada önemli olan kişinin ismi ve soyadı olduğundan nüfus kayıtları mahkeme tarafından celp edilecektir. Nüfus kayıt örneği, dava dilekçesinde davacı tarafından da sunulabilir. Ancak davacının talep etmiş olduğu isim veya soy isim değişikliğine dair haklı sebebi kanıtlayacağı delilleri dava dilekçesinde belirtmelidir. En önemli delil, tanık olup dava dilekçesinde tanık isim, kimlik numaraları ve adresleri eklenmelidir.

İsim ve Soyad Değiştirme Davası Şahit (Tanık)

Tanık Hukuk Muhakemeleri Kanunu’na göre takdiri bir delildir, davaya konu olan vakıaya dair görgü ve şahit olduğu olayları anlatmaktadır. Mahkemede davacının dava dilekçesinde ismini ve bildirdiği tanıklar dinlenecektir. Ancak tanık delili, isim veya soyad değiştirme davasında en önemli delildir. Tanık, davacının isim veya soyad değiştirme davasında isim değişikliğine dair neden sunduğu konuya ilişkin mahkeme huzurunda beyanda bulunacaktır.

Tanık, beyanda bulunmadan önce mahkeme huzurunda yemin ettirilecektir. Yemin ederken mahkeme salonunda kimler bulunuyor ise herkes ayağa kalkacak, tanık inandığı bütün değerler ve inançlar üzerine yemin edecektir. Yemin sonrasında tanığın beyanı alınacak görgü şahidi olduğu davaya ilişkin beyanları anlatması istenilecektir.

İsim ve Soyad Değiştirme Davası ile Düzeltme Davası Arasındaki Fark Nedir?

Değiştirme ile düzeltme arasındaki fark, dava adından da gayet anlaşılmaktadır. Nüfus Müdürlüğünde isim yazarken ismin hatalı olarak kimliğe geçirilmesi durumunda düzeltim amaçlı açılan dava “ismin düzeltilmesi talebiyle” açılan davadır. Bu nedenle tanık beyanına gerek olmadan da düzeltmeye dair karar verilebilir. Ancak isim değiştirme davasında kişinin ismi veya soyadı haklı nedene dayanarak tümüyle değiştirilmektedir.

İsim ve Soyad Değiştirme Davasına İtiraz

Türk Medeni Kanunu’nun 27. maddesinin son fıkrasında, adının değiştirilmesi ile zarar gören kimsenin zararın öğrenilmesinden itibaren 1 yıl içerisinde değiştirme kararının kaldırılması için dava edebileceğini düzenlemiştir. Kişi zarara uğrayıp uğramadığını kanıtlamak zorundadır, hakim zararı takdir ederek itiraza dair karar verecektir.

İsim ve Soyad Değiştirme Talebinin Reddi

Hakim, isim ve soyad değişikliği talebiyle açılan davada haklı sebepler bulunmadığına dair kanaat getirebilir veya davacının haklı sebebi kanıtlayamadığı gerekçesiyle reddedebilir. Mahkemenin vermiş olduğu karara karşılık itiraz etme hakkı bulunmaktadır. Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nda belirtmiş olduğu üzere davacının gerekçeli kararın kendisine tebliğ edilmesinden itibaren 2 haftalık yasal süre içerisinde istinafa başvurma hakkı bulunmaktadır.

İsim ve Soyad Değişikliği Davası Görevli Mahkeme

İsim değiştirme davasında görevli mahkeme asliye hukuk mahkemesidir. Dava, davayı açacak olan kişinin ikametgahının olduğu yerde asliye hukuk mahkemesinde açılacaktır.

İsim ve Soyad Değiştirme Davasının Hukuki Sonucu

Dava sonucu adında veya soyadında değişiklik meydana gelmesi halinde, nüfusa dair diğer bilgilerinde herhangi bir değişiklik olmayacaktır. Kişi dava sonrasında aynı kimlik numarasına, medeni durumuna ve kütüğe sahip olacaktır. Yalnızca kişinin davada talep etmiş olduğu isim veya soyad değişikliği olacaktır.

İsim ve Soyad Değişikliği Davası Dilekçe Örneği

İSTANBUL (    ). ASLİYE HUKUK MAHKEMESİNE

DAVACI: Ad Soyad (TC Kimlik No: …)

Adres

VEKİLİ: Av. Ad Soyad

Adres

DAVALI: Nüfus Müdürlüğü

KONU: İsim değiştirme talepli dava dilekçesidir.

AÇIKLAMALAR:

1-) Nüfus kaydında müvekkilin adı “Hülya” olarak geçmektedir, ancak kimliğinde yazılı olan isim yalnızca kimliğinde geçmektedir. Çocukluğumdan bu yana müvekkilin ailesi, sosyal çevresi “Rüya” olarak bilmektedir.

2-) Müvekkil resmi kurumlarda yaptığı başvurular ve işlemleri esnasında alışkın olmadığı ve kullanmadığı kimlik ismiyle hitap edilmekte olduğundan karışıklık yaşamaktadır. Yargıtayın yerleşmiş uygulamalarında nüfusta görünen adın yetersiz olduğu, nüfusta geçen addan başka bir ad ile bilinip tanınmasıyla ad değiştirme talebi için yeterli sebep olarak görmektedir.

3-) Müvekkil, sosyal yaşamda bilinip tanındığı ismiyle tanınmış olduğundan kullanmak istediği isim olan “Rüya” olarak değiştirmek istemektedir. Müvekkilin talebinin kabulü ile isim değiştirme talebinin kabulü yönünde karar verilmesini vekaleten talep ederim.

HUKUKİ SEBEPLER: TMK, Nüfus Kanunu ve ilgili her türlü yasal mevzuat.

HUKUKİ DELİLLER: Nüfus kaydı, nüfus cüzdanı fotokopisi, tanıklar ve her türlü yasal delil.

SONUÇ ve İSTEM: Yukarıda açıklanan ve gerekçelendirilen nedenlerle, müvekkilin nüfus kaydında geçerli olan “Hülya” isminin “Rüya” olarak değiştirilmesine karar verilmesini vekaleten talep ederim.

Davacı Vekili

Av. Ad Soyad

İmza

İsim ve Soyad Değişikliği Yargıtay Kararları

Çocuğun Soyadının Değiştirilmesi Talebi

Davacı, davayı müşterek çocuğun soyadının düzeltilmesi istemiyle asliye hukuk mahkemesinde açmıştır. Mahkeme tarafından davacının hukuki yararı olmadığı gerekçesiyle dava hakkında usulden reddi yönünde karar verilmiştir, davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.

Davacı, dava dilekçesinde müşterek çocuklarının soyadının kendi soyadının olmasını ve çocuklarının babasının soyadını taşımaması adına soyadı düzeltim talepli dava açmıştır. Yargıtay, davacının T ürk Medeni Kanunu’nun 27. maddesi kapsamında haklı nedene dayalı olarak çocuğun soyadının düzeltilmesi için dava açmıştır. Anayasa Mahkemesince 2525 Sayılı Soyadı Kanunu’nun 4. maddesinin ikinci fıkrasını iptal etmiştir, maddede evliliğin iptali veya boşanma hallerinde çocuğun velayeti annesine verilmiş olsa dahi babasının seçtiği veya seçeceği soyadını alacağı geçmekteydi.

Çocuk, anne ve baba evli iken doğmuş, bu nedenle babanın soyadını almıştır. Bu nedenle çocuk, reşit oluncaya veya baba TMK madde 27’deki koşulları kanıtlaması halinde soyadını değiştirene kadar aile soyadını taşımalıdır. Annenin boşanmış olması çocuğun annenin soyadını alması gibi bir hak vermemektedir. Annenin soyadı değişikliğine dair talebinin çocukların yüksek menfaatlerine zarar vereceği gerekçesiyle reddedilmesi gerektiği belirtilmiştir. Ancak mahkemenin hukuki yararı olmadığına dair gerekçesi doğru bulunmamıştır. Ret kararının gerekçeyle gerekçesi değiştirilerek onama yönünde karar verilmiştir. Ancak Yargıtay 2018 tarihinde görüşünü değiştirmiştir, annenin çocuğun soyadını değiştirilmesi talebinin kişisel durumunda değişiklik olmayacağını belirtmektedir. (Yargıtay (Kapatılan) 18. Hukuk Dairesi 2013/17841 Esas, 2014/894 Karar)

Birden Fazla İsim Tahsisi Yapılamayacağı Gerekçesiyle Davanın Reddi

Davacı, 2006 yılında mahkeme kararı ile önadına eklenen sözcüğün terkin edilmesi suretiyle düzeltilmesini asliye hukuk mahkemesine talepte bulunmuştur. Mahkeme tarafından davacının talebi birden fazla isim tahsisi yapılamayacağı gerekçesiyle reddedilmiştir. Mahkemenin kararına karşılık temyiz başvurusunda bulunulmuştur.

Yargıtay, dosya incelemesinde bulunmuş davacını nüfus kayıtlarını incelemiştir. İsmine dair 2006 yılında önadına eklemede bulunmuş, karar 02.08.2006 tarihinde kesinleşmiştir. Mahkeme tarafından haklı sebebe dayanıp dayanılmadığı incelenmeden karar verilmiştir. Mahkemenin gerekçesinde sunmuş olduğu hüküm 5490 Sayılı Nüfus Hizmeleri Kanunu’nun 36. maddesinin b bendinde yer alan aynı konuya ilişkin nüfus kaydının düzeltilmesi davası ancak bir kere açabilir hükmü olup Anayasa Mahkemesince iptal edilmiştir. İptal kararı Resmi Gazete’de yayınlanması sonrası söz konusu hüküm kalkmıştır. İptal edilmiş hükme dayanarak mahkemenin hüküm kurması nedeniyle bozma yönünde karar verilmiştir. (Yargıtay 18. Hukuk Dairesi 2015/12651 Esas, 2016/9629 Karar)

İsim Düzeltimine İlişkin Haklı Neden Olmadığı Gerekçesiyle Ret

Davacı, dava dilekçesinde üçüz çocuklarının nüfusta isimlerini acilen ve heyecanla tescil ettirdiği gerekçesiyle ismini düzeltmesi talebiyle dava açmıştır. Aslında sırasıyla üçüzlere koymuş olduğu isimleri eşiyle kararlaştırdığını nüfusta heyecanla isimleri karıştırdığını belirtmiştir. Ancak mahkeme tarafından haklı neden bulunmadığı gerekçesiyle dava reddedilmiştir. Mahkeme tarafından verilen hükme karşılık temyiz başvurusunda bulunulmuştur.

Türk Medeni Kanunu’nun 339. maddenin 5. fıkrasına göre evlilik içinde doğan çocukların adını annesi ve babası birlikte koyduklarına dair hüküm kurulmuştur. Anne ve babanın çocuğuna isim koyması şahsa sıkı sıkıya bağlı bir haktır. Yargıtay, bir kimsenin birden fazla önadının olmasına dair kanuni engel olmadığını, kişinin ismi rahatsız edici şekilde uzun olmaması koşuluyla isim konulabileceğini belirtmiştir. Çocukların yaşı bağımsız ilişki geliştirme durumu bulunmayan çocuklar bakımından haklı sebep aranması ve davanın haklı sebep bulunmadığı gerekçesiyle reddi hukuka aykırı bulunmuştur. Tüm bu nedenlerle mahkemenin kararına karşılık bozma yönünde karar verilmiştir. (Yargıtay 18. Hukuk Dairesi 2016/5035 Esas, 2016/7858 Karar)

Aile Arasında Başka İsimle Anılması Nedeniyle İsim Değiştirme Talebi

Davacı asliye hukuk mahkemesinde kızının isminin değiştirilmesi talebinde bulunulmuştur. İsim değiştirme talebinin gerekçesi olarak nüfus kaydında olan ismiyle değil, aile içerisinde ve sosyal yaşamda değiştirmekle talep edilen isimle tanındığını, kızının kullandığı isim ile resmi kayıtlarda yer alan isminin farklı olmasının sorunlara neden olduğu belirtilmiştir. Mahkeme davacının talebini kabul etmiş, ancak davacı tarafından karara karşılık temyiz başvurusunda bulunmuştur.

Yargıtay, dosya incelemesinde kızının isminin dava dilekçesinde talep edilen olarak değiştirilmemiş, mahkeme başka bir şekilde düzeltilmesine karar verilmiştir. Ancak bu yanılgının giderilmesi için yeniden yargılama yapılması gerekmediğinden kararının onanmasına karar verilmiştir. (Yargıtay 18. Hukuk Dairesi 2015/5677 Esas, 2016/348 Karar)

Resmi Kurumlarda, Havaalanında Sorun Yaşaması Nedeniyle İsim Değiştirme

Davacı, Romanya vatandaşıyken evlenmiş, Türk vatandaşlığına geçmiş ve vatandaşlık sonrasında ismini değiştirmiştir. Davacı, Romanya’ya gidiş gelişlerde sınır kapılarında ve havaalanlarında sorunlar yaşadığını, bu nedenlerle mağdur olduğunu belirtmiştir. Bu nedenle davacı, dava dilekçesinde Romanya vatandaşı iken kullandığı ismini yeniden kullanmak istediğinden değiştirilmesi yönünde talepte bulunmuştur. Ancak mahkeme, davacının talebinin reddi yönünde karar vermiştir. Davacı mahkemenin kararına karşılık temyiz başvurusunda bulunmuştur.

Yargıtay, dosya incelemesinde davacının sunmuş olduğu pasaport suretinde önceki isminin değiştirilmesini istediği, Türk vatandaşlığından önce kullandığı isim olduğunu saptamıştır. Türk Medeni Kanunu’nun 27. maddesi ile hükme alınan haklı nedenlere dayanarak adının değiştirilmesini hakimden istenebileceği ve bu nedenle mahkemenin hangi nedenin haklı sebep teşkil ettiğini mahkeme tarafından belirleneceğini belirtmiştir. Mahkemenin davacının sunmuş olduğu özel nedenleri dikkate alması gerektiği, kişiye özgü nedenlerinin kişiliği, sosyal statüsü, aile ilişkilerinin değerlendirilmesi gerektiği vurgulanmıştır. Bu nedenle davacının haklı nedeni olup olmadığına dair mahkemenin yetersiz ve eksik araştırma ile karar verildiği belirtilerek bozma yönünde karar verilmiştir.(Yargıtay (Kapatılan) 18. Hukuk Dairesi 2014/16259 Esas, 2015/4285 Karar)

Amcaoğluyla Aynı İsmi Kullandığından Karışıklığa Yol Açtığını İddia Etmesi

Davacı asliye hukuk mahkemesinde adının ve soyadının düzeltilmesini talep etmiştir. İsim ve soyadın değiştirilmesi talebinin gerekçesi olarak ise amcasının oğlu ile aynı isim ve soyada sahip olduğu, bu durumun ise karışıklığa neden olduğunu belirtmiştir. Mahkeme davacının talebini kabul etmiştir, ancak karara karşılık temyiz başvurusunda bulunulmuştur.

Yargıtay, dosya incelemesinde belgeleri incelemiş ve davalı nüfus müdürlüğünün davacının belirttiği amcasının oğlunun 1952 doğumlu olduğunu ve 1977 yılında öldüğünü iddia ettiğine dikkat çekmiştir. TMK madde 27’de isim değişikliğinde bulunulması için haklı sebebin olması gerektiği belirtilmiştir. Mahkeme, isim karışıklığı yaşadığı iddia ettiği davacının amcasının oğlunun nüfus kayıt tablosunu getirtmesi, ölü olup olmadığına dair tespitte bulunması gerekmektedir. Mahkeme eksik inceleme ve yetersiz gerekçeyle hüküm kurmuş olduğundan hükmün bozulması yönünde karar verilmiştir. (Yargıtay 18. Hukuk Dairesi 2014/14304 Esas, 2015/1247 Karar)

BİZİMLE İLETİŞİME GEÇ