Hükümlü veya Tutuklunun Kaçması (Firar) Suçu ve Cezası

Hükümlü veya tutuklunun kaçması suçu, Türk Ceza Kanunu’nun Adliyeye Karşı Suçlar bölümünde, 292. maddesinde düzenlenmiştir. Halk arasında firar suçu olarak bilinmektedir. Suç işlemiş olması nedeniyle hükümlü olan veya yargılanması devam eden tutuklu kişinin tutukevinden, ceza infaz kurumundan veya gözetim altında bulunduğu yetkili kişilerin elinden kaçması halinde hükümlünün veya tutuklunun kaçması suçu işlenmiş olacaktır. Gözetim altında bulunduğu kişinin elinden kaçması hali, uygulamada genellikle tutuklu veya hükümlünün sevki esnasında gerçekleşmektedir.

Öncelikle hükümlü ve tutuklu birbirinden farklı kavramlardır. Hükümlü olan kişi, yargılamanın sonuçlanması ve kendisi hakkında verilen cezanın kesinleştiği kişidir. Tutuklu olan kişi ise yargılanma aşaması devam eden ancak kararı kesinleşmemiş olan kişidir. Mahkeme tarafından veya sulh ceza hakimliği tarafından tutuklama kararı verilmiş olması halinde tutuklu sıfatını alacaktır. Gözaltına alınan tutuklunun kaçması halinde hükümlü veya tutuklunun kaçması suçu işlenmiş olmayacaktır. Nitekim suçun oluşabilmesi için hükümlü veya tutuklu olması gerekmektedir.

Adli kontrol kararına uymayan kişi hakkında da hükümlü veya tutuklunun kaçma suçu uygulanmayacaktır. Adli kontrol kararı, tutuklama nedenlerine rağmen şüpheli veya sanık hakkında tutukluluk kararı verilmesi yerine denetim altına aldığı bir tedbirdir. Adli kontrol kararına uyulmaması halinde şüpheli veya sanık hakkında tutuklama kararı verilebilir veya adli kontrol kararının biçimi değiştirilebilir. Hakkında adli kontrol kararı verilmiş kişi tutuklu sıfatında değildir.

Adalet ve hukuk düzeni sisteminde suç işleyen kişinin cezalandırılması ve belli amaçlarla adli yargı fonksiyonlar adına mümkün kılınmıştır. Hükümlü veya tutuklunun kaçması suçu ile söz konusu olan sistem işleyişi ve adalet düzeni korunmak istenmektedir.

Hükümlü veya Tutuklunun Kaçma Suçunun Özellikleri

  • Suç özgü (mahsus) suç niteliğindedir, herkes tarafından işlenememektedir. Suçun faili ancak tutukevinde, ceza infaz kurumunda veya gözetim altından kaçan hükümlü veya tutuklu olabilir. Aynı durum hapis cezasının adli para cezasına çevrilmiş kişilerin kaçması ve ceza infaz kurumu dışında çalıştırılan hükümlüler de suçun faili olabilmektedir.
  • Serbest hareketli suç niteliğindedir. Serbest hareketli suç, kanunda belirtilen hareketin yapılmasıyla oluşması ancak harekette özelleştirme yapılmayan suçtur. Tutukevinden, ceza infaz kurumundan veya gözetim altında bulunduğu yetkili kişiden kaçan tutuklu veya hükümlünün kaçması suçu oluşturacaktır, nasıl kaçtığı önem taşımamaktadır.
  • Suç ancak kastla işlenebilmektedir. Fail, hükümlü veya tutuklunun kaçması suçunu bilerek ve isteyerek işleyebilmektedir, taksirle bu suçun işlenmesi mümkün değildir.

Hükümlü veya Tutuklunun Kaçma Suçunun Cezası

  • Tutukevinden, ceza infaz kurumundan veya gözetimi altında bulunduğu görevli elinden kaçan tutuklu veya hükümlü 6 aydan 1 yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılacaktır. (TCK madde 292/1)
  • Hükümlü veya tutuklunun kaçma suçu cebir veya tehdit ile işlenir ise 1 yıldan 3 yıla kadar hapis cezasına hükmolacaktır. (TCK madde 292/2)
  • Suçu silahlı olarak ya da birden çok tutuklu veya hükümlü ile birlikte işlemesi halinde ise ceza 1 katına kadar artırılacaktır. (TCK madde 292/3)
  • Suç işlenirken kasten yaralama suçunun neticesi sebebiyle ağırlaşmış hali veya kasten öldürme suçu gerçekleşir ise ya da eşyaya zarar verilmesi durumu olur ise ayrıca bu suçlardan da ceza alacaktır. (TCK madde 292/4)
  • Tüm bu hükümler, ceza infaz kurumu dışında çalıştırılan hükümlüler ile hapis cezası adli para cezasından çevrilenler hakkında da uygulanacaktır. (TCK madde 292/5)
  • Adli para cezası, hapis cezasının paraya çevrilmesidir ve yalnızca 1 yıl veya altında olan hapis cezaları adli para cezasına çevrilebilecektir. Ancak adli para cezasının ödenmemesi halinde ceza, yeniden hapis cezasına çevrilecektir. Hükümlünün veya tutuklunun kaçması kaçması suçunun cezasının sınırı gereği 1 yıl veya altında hapis cezası verilir ise adli para cezası verilmesi mümkündür.
  • Hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararı (hagb), 2 yıl veya altında olan cezalar adına verilmektedir. Ancak yasada belli koşulların olması halinde hagb kararı verilmektedir. Hagb kararının verilmesi halinde kişi hakkında verilen hüküm failin yasadaki koşullara uyması halinde süre sonunda hiçbir sonuç doğurmadan sona erecektir. Hükümlü veya tutuklunun kaçması suçunun cezasının sınırı gereği hagb kararının verilmesi ise mümkündür.
  • Ceza ertelemesi kararı, kesinleşmiş hapis cezaları adına verilmektedir. Cezanın infazından şartlı olarak vazgeçilmesidir. Yasada belli koşulların bulunması halinde (Örneğin şartlarından birisi failin daha önceden sabıkasının olmaması) ceza ertelemesi kararının verilmesi mümkündür. Hükümlü veya tutuklunun kaçması suçunda da hapis cezasının ertelenmesi kararı verilebilir.

Açık Cezaevinden Kaçma Suçunun Cezası

Cezaevi kapalı ve açık cezaevi olarak ikiye ayrılmaktadır. Hükümlünün cezasının az olması veya iyi halli hükümlünün cezasının belli bir kısmını infaz etmiş olması halinde açık cezaevine geçiş yapabilmektedir. Açık cezaevine olan hükümlü, belli bir süre sonrasında periyodik aralıklarla dışarıya çıkabilmektedir.

Açık cezaevinde belli aralıklarla çıkan hükümlü, ceza evinden çıkıp dönmesi gerektiği tarihte geri dönmez ise firar suçu işlemiş olacaktır. Açık ceza evinden kaçan kişi hakkında hükümlü veya tutuklunun kaçma suçuna dair yaptırımlar uygulanacaktır.

Firara Yardım ve Yataklık

Hükümlünün veya tutuklunun kaçmasına yardımcı olan kişiler de ceza alacaktır. Firar eden kişiye yardım ve yataklık eden kişi ya da kişiler kaçmaya imkan sağlama suçunu işlemiş olacaktır.

Gözaltına alınan veya tutuklanan kişinin kaçmasına yardımcı olan kişi hakkında 1 yıldan 3 yıl kadar hapis cezası verilecektir.

Hükümlünün kaçmasına yardımcı olacak kişinin cezası ise yardımcı olduğu hükümlünün cezasına göre değişecektir. Hükümlünün cezası müebbet ise 5 yıldan 8 yıla kadar hapis, ağırlaştırılmış müebbet hapis cezası ise 5 yıldan 8 yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılacaktır. Müebbet ve ağırlaştırılmış müebbet hapsi dışında olan cezalar adına ise 2 yıldan 5 yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılacaktır.

Hükümlü veya Tutuklunun Kaçma Suçunda Etkin Pişmanlık

Etkin pişmanlık, suçu işleyen kimsenin işlediği suçtan pişman olması ve suçtan kaynaklanan zararları gidermeye çalışması halidir. Etkin pişmanlık hükümlerinin uygulanması halinde faile verilecek cezada indirim veya ceza verilmemesi yönünde karar verilebilecektir. Ancak etkin pişmanlık hükmü, her suçta ve her pişman olan fail adına uygulanmamaktadır. Belli başlı kuralları bulunmaktadır. Hükümlü veya tutuklunun kaçma suçunda da etkin pişmanlık hükümleri uygulanabilecektir, Türk Ceza Kanunu’nun 293. maddesinde bu durum düzenlenmiştir.

Tutuklu veya hükümlü, kaçtıktan sonra etkin pişmanlık göstererek kendiliğinden teslim olur ise cezada indirim hali uygulanabilecektir. Ceza indirimi hesaplanırken failin kaçtığı günden itibaren teslimin gerçekleştiği güne kadar geçen süre dikkate alınacak ve verilecek ceza üzerinden 5/6’sından 1/6’sına kadar indirilecektir. Ancak kanun maddesinde, failin kaçma süresi 6 ayı geçmişse cezada indirim yapılamayacağı belirtilmiştir. Bu ince noktalarda bir ceza avukatından destek alabilirsiniz.

Hükümlü veya Tutuklunun Kaçma Suçunda Şikayet

Şikayete tabi olan suçlar, Türk Ceza Kanunu’nda belirtilmiştir. Şikayete bağlı suçlarda, suçun soruşturması şikayete tabi tutulacaktır. Ancak hükümlü veya tutuklunun kaçması suçu, şikayete tabi değildir. Bu nedenle soruşturma savcılık tarafından re’sen (kendiliğinden) başlatılacaktır.

Hükümlü veya Tutuklunun Kaçma Suçu Uzlaşma

Uzlaşmaya tabi olan suçlar kanunda belirtilmiş olup uzlaşmaya tabi olan suçlarda dosya uzlaşma bürosuna gönderilecektir. Tarafların uzlaşma sağlaması halinde yargılama aşaması sona erecektir. Ancak hükümlü veya tutuklunun kaçma suçu, uzlaşmaya tabi olan suçlardan değildir. Bu nedenle uzlaşmaya tabi olan hükümler uygulanmayacaktır.

Hükümlü veya Tutuklunun Kaçma Suçu Zamanaşımı

Zamanaşım süresi 8 yıl olup suçun işlendiği tarihten itibaren başlayacaktır. 8 yıl içerisinde dava açılmaz ise dava açma hakkı sona erecek, dava açılmış olmasına rağmen sonuçlandırılamamış ise zamanaşımının dolması nedeniyle dava hakkında düşme yönünde karar verilecektir.

Hükümlü veya Tutuklunun Kaçma Suçu Görevli Mahkeme

Hükümlü veya tutuklunun kaçma suçunda görevli mahkeme asliye ceza mahkemesidir. Dava, suçun işlendiği yerde görülecektir.

Hükümlü veya Tutuklunun Kaçma Suçu Yargıtay Kararları

Hapis Cezası Olan Sanığın Polis Memurunun Elinden Kaçması

Kesinleşmiş hapis cezası bulunan sanık, yakalandıktan sonra görevli polis memurunun elinden onu iterek kaçmaya başlar. Polis memuru sanığı kovalar ve kıyafetinden yakalar. Sanık ise yakalanmamak için polis memuruna karşı güç uygulayınca, ikisi birden yere düşer. Bu olay gerekçe gösterilerek asliye ceza mahkemesi, görevi yaptırmamak için direnme ve hükümlü veya tutuklunun kaçması suçları yönünden yürüttüğü yargı süreci sonucunda sanık hakkında mahkumiyet hükmü vermiştir. Sanık temyiz başvurusunda bulunmuştur.

Yargıtay, sanığa daha önce mahkumiyet hükmü verilmiş olan davalar sırasında 18 yaşından küçük olduğu göz önüne alınarak tebliğnamede sanık hakkında mahkemenin tekerrür hükümleri uygulanmadığını görmüş ve bu uygulamaya katılmadığını belirterek gerekli incelemeleri yapmıştır.

İncelenen dosyada, sanığın polis memurundan kaçma ve yakalandığında fiziksel güç uygulayarak elinden kurtulmaya çalışma gibi eylemlerinin cebir kullanarak görevlinin elinden kaçmaya teşebbüs suçunu oluşturduğu görülmüştür. Bu nedenle mahkemenin hükümlü veya tutuklunun kaçması ve görevi yaptırmamak için direnme suçlarından vermiş olduğu yazılı mahkumiyet hükmü kanuna aykırı bulunmuştur. Hüküm hakkında Yargıtay tarafından bozma yönünde karar verilip bozma öncesi aşamadan başlayarak sanık hakkında yeniden yargılama istenmiştir. (Yargıtay 18. Ceza Dairesi 2019/232 Esas, 2019/16808 Karar)

Tazyik Hapsi Alan Hükümlünün Firar Etmesi

Asliye ceza mahkemesi tarafından yürütülen yargılama sürecinde hükümlü veya tutuklunun kaçması suçundan sanık hakkında mahkumiyet kararı verilmiş, sanık mahkumiyet kararına karşı temyiz başvurusunda bulunmuştur.

Yargıtay, dosya incelemesinde, mahkemenin yürüttüğü dosya içeriğindeki tüm delil ve belgeleri hukuka uygun şekilde değerlendirmiş, sonucunda yasal ve yerinde bir açıklama ile gerekli hükmü vermiştir. Bu nedenle sanığın temyiz itirazı yerinde görülmeyerek reddedilmiş, hüküm hakkında onama yönünde oy çokluğu ile karar verilmiştir. Yargıtayın kararına karşılık karşı oy kullanılarak onama yönündeki karara karşı çıkılmıştır.

Karşı oy gerekçesinde ise sanığın firar suçunu işlemiş olabilmesi için tutuklu ya da hükümlü sıfatını taşıyor olması gerektiği, tazyik ya da disiplin hapsi olan sanıklar kanunda hükümlü olarak değerlendirilse de burada bahsedilen hükümlü sıfatı kişilerin infazının ne şekilde yapılacağı ile ilgilidir. Bu nedenle tazyik ya da disiplin hapsi olan hükümlülerin belirtilen maddelerdeki eylemleri gerçekleştirmeleri halinde firar suçuna göre cezalandırılmaları mümkün olmadığı belirtilmiştir.

Karşı oy gerekçesi kapsamlı bir şekilde açıklanmıştır ancak sonuç olarak karşı oyun kısaca gerekçesi sanığın hukuki durumunun, ilgili maddede bahsi geçen özgü suç olarak tanımlanan suçun faili olmamasıdır. Bu sebeple de sanığın eyleminin suç kapsamına alınamayacağı ileri sürülerek çoğunluğun görüşüne katılım olmamıştır. (Yargıtay 8. Ceza Dairesi 2019/241 Esas, 2019/12905 Karar)

Sanığın Polis Arabasına Bindirilirken Kaçması

Hakkında yakalama emri düzenlenmiş olan sanık, kolluk görevlilerince yakalandıktan sonra araca bindirilirken kaçmıştır. Bu olay ile ilgili asliye ceza mahkemesi, dikkat ve özen yükümlülüğüne aykırı davranma sonucu kaçmaya neden olma suçundan yargılanan sanık hakkında mahkumiyet hükmü vermiştir. Mahkumiyet kararına karşılık temyiz başvurusunda bulunulmuştur.

Yargıtay yapmış olduğu incelemede, gerçekleşen eylem neticesinde yasal suç unsurlarının tamamlanmamış olduğunu belirtmiştir. Bu nedenle somut olayda sanığın beraatine karar verilmesi gerekirken mahkumiyetine karar verilmesini uygun bulmamıştır. Ayrıca kabule göre suçun niteliğine bakıldığında, sanık hakkında verilen kısa süreli hapis kararının yaptırım ya da tedbire çevrilmesi gerektiği de belirtilmiştir. Bu gerekçelerle Yargıtay, mahkemece sanığa verilmiş olan mahkumiyet kararı hakkında bozma yönünde karar vermiştir. (Yargıtay 8. Ceza Dairesi 2019/2035 Esas, 2019/12287 Karar)

Açık Cezaevinden Firar Eden Sanık

3 aylık tazyik hapis cezası almış olan sanık, açık cezaevinden firar etmiştir. Bu eylem gerekçesi ile asliye ceza mahkemesi hükümlünün veya tutuklunun kaçması suçundan sanık hakkında mahkumiyet kararı verilmiştir. Mahkumiyet kararına karşılık temyiz başvurusunda bulunulmuşur.

İncelemede, sanığın 3 aylık cezası nedeniyle kaldığı açık cezaevinden kaçması şeklinde gerçekleşen eylemde, hükümlünün veya tutuklunun kaçması suçunun yasal unsurlarının tamamıyla gerçekleştiği gözlemlenmiştir. Yargıtay, bu nedenle sanığa verilmiş olan mahkumiyet kararında herhangi bir isabetsizlik olmadığına kanaat getirmiştir. Ancak Yargıtay içerisinde karşı oy da kullanılmış ilgili karar oy çokluğu ile verilmiştir. Bozma yönünde oy kullanmıştır. Karşı oyun gerekçesi ise sanığın hukuki durumunun ilgili maddede özgü suç olarak tanımlanan suçun faili kapsamında değerlendirilemeyeceği görüşüdür. (Yargıtay 8. Ceza Dairesi 2019/7724 Esas, 2019/11537 Karar)

Sorguya Götürülen Sanığın Polisin Elinden Kaçması

Sanık, hırsızlık suçu nedeniyle sorguya götürüldüğü sırada kolluk görevlilerinin elinden kaçmıştır. Asliye ceza mahkemesinin bu eylem gerekçesiyle yürüttüğü yargılama sonucunda hırsızlık ve firar suçlarından sanık hakkında mahkumiyet kararı vermiştir. Karara karşılık temyiz başvurusunda bulunulmuştur.

Yargıtay, dosya incelemesinde hükümlü veya tutuklunun kaçması suçu yönünden yapılan incelemede, sanığın sorguya sevk edildiği sırada görevlilerin elinden kaçması eyleminin, isnat edilen hükümlü veya tutuklunun kaçması suçunun yasal unsurlarını oluşturmadığı belirtilmiştir. Bu nedenle bu suçtan verilen karar hakkında bozma yönünde karar verilmiştir. (Yargıtay 13. Ceza Dairesi 2018/13826 Esas,  2019/8140 Karar)

Firar Eden Sanığın Yerini Haber Vererek Teslim Olması

Asliye ceza mahkemesi tarafından yürütülen yargılama süreci sonucunda sanık hakkında hükümlü veya tutuklunun kaçması suçundan mahkumiyet kararı verilmiştir. Sanığın temyiz itirazları üzerine dosya Yargıtaya gönderilmiştir.

Yargıtay incelemesinde, sanığın savunmasında firar ettikten sonra kendi yerini haber vererek teslim olduğunu beyan ettiğini görmüştür. Ancak dosyada, sanığın nasıl yakalandığına ilişkin herhangi bir tutanak bulunmamaktadır. Sanığın kendiliğinden teslim olup olmadığını öğrenebilmek için yakalama sırasında görevli bulunan memurların mahkemede tanık olarak dinlenilmesi gerektiği belirtilmiştir. Tanıkların dinlenmesi ve sanığın kendiliğinden teslim olup olmadığının öğrenilmesi sonucunda etkin pişmanlık hükümlerinin uygulanıp uygulanamayacağı konuşulması gerektiği belirtilmiştir. Mahkeme eksik araştırma ile karar verilmiş olduğundan bozma yönünde karar verilmiştir. (Yargıtay 8. Ceza Dairesi 2018/10522 Esas, 2019/6525 Karar)

Savcının Odasından Jandarmaları İterek Kaçan Sanık

Sanık ifadesinin alınması için getirildiği savcının odasından çıkarken jandarmaları itmek sureti ile kaçmaya çalışmıştır. Adliye bahçesinde yakalanan sanık, fiziksel kuvvet uygulayarak kendisine kelepçe takılmasını da engellemeye çalışmıştır. Sanık bu eylemi yüzünden, asliye ceza mahkemesi tarafından görevi yaptırmamak için direnme ve hükümlü veya tutuklunun kaçması suçlarından yargılanarak mahkumiyet hükmü almıştır. Yapılan temyiz itirazı üzerine dosya Yargıtaya gönderilmiştir.

Yargıtay bu dosya üzerinde birkaç farklı yönden inceleme gerçekleştirmiştir. Öncelikle sanığın kaçmaya çalışma eyleminin detayları ile göz önünde bulundurulduğunda, cebir kullanmak suretiyle kaçmaya çalışma suçunu oluşturduğu görülmüştür. Ancak sanığa görevi yaptırmamak için direnme ve hükümlü veya tutuklunun kaçması suçlarından fazla ceza tayini yapılmıştır. Tüm bu gerekçelerle bozma yönünde hüküm kurulmuştur. (Yargıtay 18. Ceza Dairesi 2017/3065 Esas, 2019/8465 Karar)

Tazyik Hapsi Alan Sanığın Polislerin Elinden Kaçması

Nafaka yükümlülüğüne uymadığı gerekçesiyle icra ceza mahkemesi tarafından tazyik hapsi cezası verilip hakkında yakalama kararı çıkartılan sanık yakalanmış, daha sonra da polislerin elinden kaçmıştır. Asliye ceza mahkemesinin bu olay gerekçesi ile yürüttüğü yargılama sonucunda sanık hakkında hükümlü veya tutuklunun kaçması suçundan mahkumiyet hükmü verilmiştir. Mahkumiyet kararına karşılık temyiz itirazında bulunulmuştur.

Yargıtay, dosya incelemesinde yapılan inceleme sonucunda sanık tarafından gerçekleştirilen bu eylemin, hükümlünün kaçması suçunu oluşturduğu gözlemlenmiştir. Bu nedenle de mahkemenin bu suç için vermiş olduğu kararda bir isabetsizlik görülmemiştir. (Yargıtay 8. Ceza Dairesi 2019/51 Esas, 2019/5893 Karar)

Mahkemenin Etkin Pişmanlık Hükümlerinin Uygulanıp Uygulanmayacağı

Asliye ceza mahkemesi tarafından yürütülen yargılama süreci sonunda sanık hakkında hükümlü veya tutuklunun kaçması suçundan mahkumiyet hükmü verilmiştir. Sanık tarafından yapılan temyiz itirazı sonucunda dosya incelenmesi ve görüşülmesi için Yargıtay’a gönderilmiştir.

Yargıtay dosya incelemesinde, sanığın nerede ve ne şekilde yakalanmış olduğuna dair herhangi bir belge bulunmadığını tespit etmiştir. Sanık savunmasını beyan ederken, polisleri babasına arattırıp yerini bildirdiğinden bahsetmiştir. Ancak, mahkemenin kesin bir sonuca varabilmesi için, sanığın babasının dinlenmesi ve etkin pişmanlık hükümlerinin uygulanabileceği bir durumun olup olmadığının tartışılmadan hüküm kurulmuştur. Tüm bu gerekçelerle bozma yönünde karar verilmiştir. (Yargıtay 8. Ceza Dairesi 2018/9853 Esas, 2019/6517 Karar)

Hükümlü veya Tutuklunun Kaçması Suçundan Mahkumiyet Kararı

Asliye ceza mahkemesinin yürüttüğü yargılamada hükümlü veya tutuklunun kaçması suçundan sanık hakkında mahkumiyet kararı verilmiş, karara karşılık temyiz başvurusunda bulunulmuştur.

Yargıtay, dosya incelemesinde sanığın kendi kendine teslim olup olmadığı ve buna bağlı olarak etkin pişmanlık hükümlerinin uygulanıp uygulanamayacağı araştırılmadan karar verildiği, olması hakkında, herhangi bir itiraz bulunmadığından Yargıtay incelemesinde bunu bozma sebebi yapmamıştır. Yapılan incelemede, mahkemenin yürüttüğü yargılama sürecinde delilleri değerlendirme şeklinin, soruşturma sonucunda meydana gelen takdirin hukuka uygun olduğunu, mahkemenin suça uygun bir şekilde uygulama yaptığını gözlemlemiştir. Bu nedenle temyiz itirazlarını yersiz olduğunu ve itiraz gerekçelerinin de yetersiz olduğunu belirterek reddetmiş, mahkemece verilen hükmü onama yönünde karar vermiştir. (Yargıtay 8. Ceza Dairesi 2019/1265 Esas, 2019/6403 Karar)

Birden Fazla Kişinin Hükümlü veya Tutuklunun Kaçması Suçu İşlemesi

Asliye ceza mahkemesi yürüttüğü yargılama sonucunda sanık hakkında hükümlü ve tutuklunun kaçması suçundan mahkumiyet hükmü vermiştir. Yapılan temyiz itirazları sonucunda dosya incelenmesi ve görüşülmesi için Yargıtay’a gönderilmiştir.

Yargıtay, mahkemenin sanık ile ilgili birden fazla kişiyle birlikte hükümlü veya tutuklunun kaçması suçundan fazla ceza tayin ettiği görülmüştür. Mahkemenin elinde yeterli delil ve belge olmadığı tespit edilmiş, mahkeme sadece diğer sanığın beyanı esas alınarak bu karara varmıştır. Ayrıca sanık için temel ceza tayini yapılırken alt sınırdan hüküm kurulduğu halde herhangi bir gerekçe göstermeksizin üst sınırdan artırım yapılmış bu durum da artırım ile hüküm arasında bir çelişki oluşmasına neden olmuştur. Tüm bu nedenlerle mahkumiyet hükmü hakkında bozma yönünde karar vermiştir. (Yargıtay 8. Ceza Dairesi 2019/209 Esas, 2019/5898 Karar)

Etkin Pişmanlık Hükümlerinin Uygulanıp Uygulanamayacağı

Asliye ceza mahkemesi tarafından yürütülen yargılama sonucunda sanık hakkında hükümlü veya tutuklunun kaçması suçundan mahkumiyet hükmü verilmiştir. Mahkumiyet kararına karşılık sanık temyiz başvurusunda bulunmuştur.

Yargıtay, dosya incelemesinde duruşma tutanağında sanığın polisi kendisinin arayıp teslim olduğunu beyan ettiği görülmüştür. Ancak yakalama tutanağında sanığın kendiliğinden teslim olup olmadığına dair bir ibare bulunmamaktadır. Bu beyan hakkında bir karara varılabilmesi ve etkin pişmanlık hükümlerinin uygulanabileceği bir durum olup olmadığının anlaşılabilmesi için mahkemenin detaylı araştırma yapması gerekmektedir. Fakat sanık temyiz isteminde bu konu hakkında bir itirazda bulunmadığından Yargıtay bunu bozma sebebi yapmamıştır. Bu nedenle Yargıtay, mahkumiyet hükmünü onama yönünde karar vermiştir. (Yargıtay 8. Ceza Dairesi 2019/169 Esas, 2019/5915 Karar)

Sanığın Cezaevi İzninden Dönmeyerek Firar Etmesi

İzinden dönmeyerek firar eden sanık hakkında asliye ceza mahkemesinin yürütmüş olduğu yargılamada, hükümlü veya tutuklunun kaçması suçundan mahkumiyet hükmü verilmiştir. Mahkumiyet kararına karşılık temyiz başvurusunda bulunulmuştur.

Yapılan incelemeler sonucunda, sanığın izinden dönmeyerek firar ettiği ancak davanın cezaevinde yapılan sayımda bulunmadığı gerekçesiyle açıldığı görülmüştür. Bu gerekçe olaya uygun değildir. İncelemede, sanığın gerçekleştirmiş olduğu bu eylem nedeniyle olaya uygun şekilde iddianame düzenlenmesi gerektiği ve iddianameler birleştirildikten sonra hüküm kurulması gerektiği belirtilmiştir. Mahkemenin vermiş olduğu hükme karşılık bozma kararı verilmiştir. (Yargıtay 8. Ceza Dairesi 2019/139 Esas, 2019/4820 Karar)

Avukat Serpil Çınar Kimdir?  

İNCELE