Hakkın Kullanılması

Hakkın kullanılması hukuka uygunluk sebebi olup failin eylemi, hakkın kullanılması hükmüne dahil edildiğinde fail cezalandırılmayacaktır. Failin ceza sorumluluğunu ortadan kaldıracaktır. Ancak hakkın kullanılması hükmünün uygulanabilmesi için belli başlı şartlar bulunmaktadır.

Hakkın kullanılması, Türk Ceza Kanunu’nun 26. maddesi birinci fıkrasında düzenlenmiştir:

“Hakkını kullanan kimseye ceza verilmez.”

Hukuken tanınan bir hakkın kullanılması sonucu ortaya çıkan neticeden dolayı kimsenin cezalandırılamayacağı hüküm altına alınmıştır.

Kullanılacak hak, herhangi kamu, özel ya da idare hukuku kapsamında tanımlanan bir düzenleme olabileceği gibi hukuk düzeninin men etmediği bir davranış da olabilir. Hakkın kullanılmasında ceza sorumluluğunun olmaması için öncelikle hukuk düzenince tanına ve korunan bir hakkın olması gerekmektedir. Hakkın kötüye kullanılmasında korunmayacaktır.

Hakkın kullanılmasında önemli olan bir diğer konu ise orantılılık sınırının aşılmamasıdır. Örneğin evini korumaya almak adına bahçesine köpek koyan ev sahibinin evine gece hırsız girerken köpek ısırır ise ev sahibi hakkını kullanmış olduğundan ceza almayacaktır.

Hakkın Kullanılmasına İlişkin Yargıtay Kararları

Haksızlık Karşısında Şikayet Etmenin Hakkın Kullanılması Kapsamında Olduğu

Dosyaya ilişkin olayda, sanık çocuğunun tedavisi için hastaneye gitmiş ve çocuğun damar yolunun açılamaması nedeniyle hemşire olan katılanlara hitaben “sizi sürdüreceğim, yarın gazetelerde boy boy fotoğrafınız olacak” demiş ve sanık hakkında kamu davası açılmıştır. Sanık ise tüm suçlamaları kabul etmemiş ve hemşirelerin kendisine kötü davrandığını, damar yolunu açamadıkları için çocuğun elinin morardığını, şiştiğini belirtmiştir.

Hastanede doktor olarak görev yapan tanık ise tartışma üzerine hemşire odasına gittiğini ve sanık ile hemşireler arasında damar yolunun açılamaması nedeniyle gerginlik yaşandığını, annesinin bağırması nedeniyle çocuğun ağladığını, sanığın sizi her yere şikâyet edeceğim, yarın boy boy haberleriniz çıkacak dediğini belirtmiştir. Hastanede o dönem hasta olan başka bir tanık ise taraflar arasındaki gerginliğe şahit olduğunu ve sanığın ben hakimim, sizi yarın sürdüreceğim gazetelerde boy boy resimleriniz çıkacak dediğini belirtmiştir.

Bütün bu açıklamalar ışığında, sanığın görevini yerine gereği gibi getirmemesi nedeniyle katılanları şikâyet edeceğini ve ilgili yerlere gideceğini belirtmiştir. Tartışmanın bütünü ve dosya kapsamında sanığın haksız bir duruma maruz kalması nedeniyle şikâyet hakkını kullanacağını belirtmiş ve katılanları görevi kötüye kullanma nedeniyle şikayetçi olmuştur. Ancak katılanlar hakkında soruşturma izni verilmemesi nedeniyle dosya işlemden kaldırılmıştır. Bu nedenle mahkemenin vermiş olduğu mahkûmiyet kararı hukuka aykırı bulunmuş, Yargıtay tarafından hakkın kullanılması kapsamında hukuka uygunluk nedeni bulunduğundan beraat kararı verilmesi gerektiğini belirtmiştir. (Yargıtay 4. Ceza Dairesi 2017/18554 Esas, 2017/21559 Karar)

Tamirat için Komşunun Merdiveninin Kullanılmasında Hak Kullanımı

Dosyaya konu olan olayda hakaret ve konut dokunulmazlığının ihlali suçlarından yargılama yapılmıştır. Sanıklar hakkında mahkûmiyet kararı verilmiştir. Sanıklardan birisinin hakarete ilişkin mahkûmiyet kararındaki ceza kararına ilişkin yapılan temyiz isteği temyiz edilemez olması nedeniyle reddedilmiş, redde ilişkin karar Yargıtay tarafından onanmıştır.

Sanıklar, işyerlerine ait sobanın borusunu tamir etmek amacıyla müştekiye ait merdivenlerden yukarı çıkmıştır. Sanıkların soba borusu onarımı için merdivenlerden çıkmaktan başka bir çaresi kalmamış olduğundan mahkemenin mahkûmiyet kararının hakkın kullanılması niteliğinde olduğu gözardı edilmiştir. Bu nedenle Yargıtay tarafından mahkeme kararına ilişkin bozma kararı verilmiştir. (Yargıtay 4. Ceza Dairesi 2013/41982 Esas, 2014/37060 Karar)

Avukat Serpil Çınar Kimdir?  

İNCELE