Haberleşmenin Engellenmesi Suçu ve Cezası

Haberleşmenin engellenmesi suçunda korunan hukuki değer, haberleşmenin sağlıklı ve güvenlikli bir şekilde yapılmasını sağlamak, engellenmenin önlenmesidir. Anayasanın 22. maddesinde de haberleşme hürriyeti koruma altına alınmıştır. Haberleşmenin engellenmesi suçunda, hem kişiler arasında kurulan haberleşme hem de kurumlar arasındaki haberleşme ve basın ve yayın organı aracılığıyla yapılan haberleşme koruma altına alınmıştır. Görüldüğü üzere yalnızca kişiler arasındaki haberleşme ele alınmamıştır.

Failin haberleşmenin engellenmesi suçuna ilişkin fiili hukuka aykırı bir fiil olmalıdır. Örneğin; telefondaki hattını kırmak gibi hareketler bu suçun kapsamındadır. Günümüz koşullarında bilişim teknolojisinin getirdiği imkanlarla sağlanan haberleşme araçları aracı kullanılarak da bu suç işlenebilir. Örneğin bir kişinin WhatsApp, Facebook, Instagram gibi bir hesabını yazılım kullanarak etkisiz hale getirilmesi, dolayısıyla da haberleşme özgürlüğünün engellenmesi bu suçu meydana getirir (failin haberleşmeyi engelleme amacı taşıması lazım).

Türk Ceza Kanununun Hürriyete Karşı Suçlar bölümünde 124. maddesinde düzenlenmiştir:

  1. Kişiler arasındaki haberleşmenin hukuka aykırı olarak engellenmesi hâlinde, altı aydan iki yıla kadar hapis veya adli para cezasına hükmolunur.
  2. Kamu kurumları arasındaki haberleşmeyi hukuka aykırı olarak engelleyen kişi, bir yıldan beş yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır.
  3. Her türlü basın ve yayın organının yayınının hukuka aykırı bir şekilde engellenmesi hâlinde, ikinci fıkra hükmüne göre cezaya hükmolunur.

Haberleşmenin Engellenmesi Suçunun Unsurları

  • Kasten işlenebilen bir suçtur. Failin bir kişinin haberleşmesini engelleme amacıyla hareket etmesi gerekmektedir. Haberleşmenin engellenmesi suçu taksirle işlenemeyecektir.
  • Haberleşmenin engellenmesi suçu serbest hareketli bir suçtur. Haberleşmeyi engelleyecek her türlü hareketle söz konusu suç işlenebilecektir.
  • Haberleşmenin engellenmesi suçu herkes tarafından işlenebilir bir suçtur. Suçun faili herkes olabilir.
  • Haberleşmenin engellenmesi suçunda mağdur, herhangi bir kimse olabilir. Ancak haberleşmenin engellenmesi suçunda kamu kurumları arasındaki haberleşmenin hukuka aykırı olarak engellenmesinde mağdur ise kamu kurumlarıdır.

Haberleşmenin Engellenmesi Suçunun Özellikleri

  • Haberleşmenin engellenmesi suçu, şikayete tabi bir suç değildir. Soruşturma savcılık tarafından resen başlatılacaktır. Mağdur olan kişi, şikayetçi olmadığını belirtmiş olsa dahi ceza davası düşme kararı almayacak, yargılama aşamasına bir etkisi olmayacaktır.
  • Uzlaşmaya tabi olan suçlarda, soruşturma ya da kovuşturma aşamasında uzlaşma bürosuna dosya gönderilecektir. Haberleşmenin engellenmesi suçu, uzlaşmaya tabi bir suç değildir. Taraflar aralarında uzlaşma sağlasa dahi yargılama aşamasına bir etkisi olmayacak, yargılama kaldığı yerden devam edecektir.
  • Haberleşmenin engellenmesi suçunda görevli mahkeme asliye ceza mahkemesidir. Suçun işlendiği yerde asliye ceza mahkemesinde yargılama yapılacaktır.
  • Haberleşmenin engellenmesi suçunda dava zamanaşımı 8 yıldır. Suçun işlendiği tarihten itibaren dava açılmaz ya da dava açılmış olsa dahi süre içerisinde sona ermez ise dava düşecektir.

Haberleşmenin Engellenmesi Suçunun Cezası

  • Türk Ceza Kanununun 124. maddesinin ilk fıkrasında; kişiler arasındaki haberleşmenin engellenmesi girmekte olup ve cezası 1 yıldan 5 yıla kadar hapis cezası veya adli para cezasıdır. Seçenek yaptırım olarak hapis cezası ya da adli para cezası olarak öngörülmüştür. Mahkeme, yaptırım olarak hapis cezası öngörmüş ise adli para cezasına çevrilemeyecektir. Mahkeme, hapis cezasını değil adli para cezası hükmeder ise adli para cezası ödenmelidir. Adli para cezası ödenmediği vakit ceza, hapis cezasına çevrilecektir.
  • Türk Ceza Kanununun 124. maddesinin ikinci fıkrası, haberleşme suçunun nitelikli halidir. Kamu kurumları arasındaki haberleşme hukuka aykırı olarak engellendiği vakit bir yıldan beş yıla kadar hapis cezası verilecektir. Adli para cezası bir yıl ve altındaki hapis cezası için verilebileceğinden adli para cezası bu fıkra için mümkündür.
  • Türk Ceza Kanununun 124. maddesinin üçüncü fıkrasında, haberleşmenin engellenmesi suçunun diğer nitelikli hali düzenlenmiştir. Suçun meydana gelmesi için failin herhangi bir basın yayın organının yayınını engelleme amacıyla hareket etmelidir, Failin fiili ile 1 yıldan 5 yıla kadar hapis cezasıyla cezalandırılır. Hapis cezası alt sınırdan verilmesi halinde adli para cezasına çevrilmesi mümkündür.
  • Haberleşmenin engellenmesi suçunda hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararı verilebilecektir. Hükmün açıklanmasının geri bırakılması hükmünün düzenlenmesi için sanığın hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararında rızasının olması, hapis cezasının iki yıl ya da altında olması, sanığın sabıkasının olmaması gerekmektedir. Bu koşullar bulunmadığı takdirde hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararı verilemeyecektir. Hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararı, denetim süresi içerisinde sanığın yasal koşulları yerine getirilmesi halinde ceza hiçbir sonuç doğurmadan sona erecektir.
  • Haberleşmenin engellenmesi suçunda, hapis cezasının ertelenmesi kararı verilebilecektir.

Haberleşmenin Engellenmesi Suçu Yargıtay Kararları

Kişiyi Hürriyetinden Yoksun Kılma ve Haberleşmenin Engellenmesi

Sanık, mağduru zorla alıkoymuş ve alıkoyduğu sırada mağdurun cep telefonunu elinden almış, başkalarıyla haberleşmesini engellemiştir. Dosyada sanıklar hakkında kişiyi hürriyetinden yoksun kılma, haberleşmenin engellenmesi, cebir, kasten yaralama suçlarından yargılama yapılmış ve sanıklar hakkında mahkumiyet kararı verilmiştir.

Ancak Yargıtay, yerel mahkemenin vermiş olduğu kararda, başkalarıyla görüşmesinin engellenmesi suçundan açılan kamu davasında, hüküm kurulmasına yer olmadığına dair karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde mahkumiyet hükmü kurulması doğru bulunmamıştır. Yargıtay, yerel mahkemenin vermiş olduğu karara karşılık bozma kararı vermiştir. (Yargıtay 14. Ceza Dairesi 2015/1510 Esas, 2018/6917 Karar)

Haberleşmenin Engellenmesi Suçunda Yağma Suçunun Oluştuğunun Gözetilmemesi

Yerel mahkemeye konu olan somut olayda, sanık ile mağdurun olaydan kısa süre öncesine dayanan bir birliktelikleri bulunmaktadır. Sanık ile mağdurun birlikteliği zamanında mağdura ait evde de birlikte kalmışlardır. Olay günü yemek sonrası taraflar arasında tartışma çıkmış, sanık, mağdura eziyet ederek rızası dışında cinsel ilişkiye girmiştir. Sanık, evden ayrılırken mağdurun cep telefonunu alıp gitmiştir. Yerel mahkeme, sanık hakkında kasten yaralama, cebir, kişiyi hürriyetinden yoksun kılma, haberleşmenin engellenmesi, beden veya ruh sağlığını bozacak şekilde nitelikli cinsel saldırı suçundan yargılama yapılmıştır. Sanık hakkında mahkumiyet kararı verilmiştir.

Yargıtay, yerel mahkemenin vermiş olduğu kararda haberleşmenin engellenmesi suçuna ilişkin vermiş olduğu mahkumiyet kararının temyiz incelemesinde, sanığın mağdurun telefonunu alıp gitmesini yağma olarak değil, haberleşmenin engellenmesi suçu olarak ele almasını doğru bulmamıştır. Yargıtay, yerel mahkemenin vermiş olduğu hükme karşılık bozma kararı vermiştir. (Yargıtay 14. Ceza Dairesi 2015/1650 Esas, 2018/3820 Karar)

Haberleşmenin Engellenmesi Suçundan Beraat Kararı

Dosyada bulunan somut olayda, mağdur, çalışmış olduğu iş yerinden ayrılmak istediğini belirtmiştir. Ancak mağdurun iş yerinden ayrılmasına izin vermeyen patronun yönlendirmesi ile iş yeri çalışanı sanık ile diğer çalışan mağduru kulise kilitlemiştir. İş yeri kapanınca da mağduru banyoya kapatıp vücudunun bir kısmını ıslatarak hortumla yaralamışlardır. Bu esnada sanık, mağdurun elindeki cep telefonunu alıp cebine koymuştur. Yargıtay, yerel mahkemenin vermiş olduğu hükme karşılık temyiz incelemesinde bulunmuştur.

Yargıtay, yerel mahkemenin sanığın mağdurun cep telefonunu alıp cebine koymasının yağma suçunu oluşturup oluşturmayacağına dair kanıtları değerlendirmemiş, suç nitelendirmesinde ağır ceza mahkemesinin görevinde olduğunu gözetmeden karar verdiğini belirtmiştir. Yargıtay, yerel mahkemenin vermiş olduğu kararda görevsizlik kararı vermeden yazılı şekilde karar vermesini doğru bulmamış, bu nedenle mahkeme tarafından kurulan hükmün bozulmasına karar vermiştir. (Yargıtay 18. Ceza Dairesi 2016/10158 Esas, 2018/7430 Karar)

Arkadaşlık Teklifini Kabul Etmeyen Mağdurun Cep Telefonunun Elinden Alınması

Dosyaya konu olan somut olayda, sanık arkadaşlık teklifini kabul etmeyen mağduru olay günü takip ederek konuşmak istediğini, konuşmakta ısrar edince mağdur durumu annesine cep telefonu ile bildirmek istemiştir. Sanık, mağdurun annesine haber vermesini engellemek için telefonu mağdurun elinden zorla almış, mağdurun yüzüne tokat atmak suretiyle darp etmiştir.

Sanık, mağdura cep telefonunu almak istiyorsa yarın lisenin önüne gelmesini söylemiştir. Sanık telefonla birlikte olay yerinden ayrılmıştır. Dosyada sanık hakkında haberleşmenin engellenmesi suçundan yargılama yapılmış ve mahkumiyet kararı verilmiştir. Yerel mahkemenin kurmuş olduğu hükme karşılık temyiz başvurusunda bulunulmuştur.

Yargıtay, olayda gerçekleşen duruma göre eylemin yağma suçunu oluşturduğu gözetilmeden suç vasfında yanılgıya düşülerek yazılı şekilde hüküm kurulduğunu belirtmiştir. Yargıtay, yerel mahkemenin hükmüne karşılık bozma kararı vermiştir. (Yargıtay 6. Ceza Dairesi 2015/8506 Esas, 2018/3087 Karar)

Haberleşmenin Engellenmesi Suçunu İşleyen Obsesif Kompulsif Sanık

Dosyada sanık hakkında kişilerin huzur ve sükununu bozma suçu ile haberleşmenin engellenmesi suçundan yargılama yapılmış, sanık hakkında mahkumiyet kararı kurulmuştur. Sanık, mahkemenin vermiş olduğu karara karşı temyiz başvurusunda bulunmuştur. Sanık, temyiz dilekçesinin ekinde ise Gülhane Askeri Tıp Akademisine ait bir rapor sunmuştur. İlgili raporda, sanığa psikotik bozukluk, obsesif kompulsif bozukluk tanısı konulmuştur.

Yargıtay, yerel mahkemenin kararını incelerken sanığın sunmuş olduğu rapora göre Türk Ceza Kanunu’na göre suçun işlendiği tarihte akıl hastalığı ya da zayıflığının olup olmadığı konusunda gözlem altına alınarak gözetilmesi gerektiğini belirtmiştir. Yargıtay, sanığın temyiz nedenlerini yerinde görmediğinden hükmün bozulması yönünde karar vermiştir. (Yargıtay 18. Ceza Dairesi 2015/36664 Esas, 2017/7501 Karar)

Haberleşmenin Engellenmesi Suçunda Kast Olmaması Nedeniyle Beraat Kararı

Dosyaya konu olan somut olayda, sanıklar, telefon kablolarını çalmıştır. Dosyada suç eşyasının satın alınması ve hukuka aykırı olarak haberleşmenin engellenmesi suçundan yargılama yapılmış ve mahkumiyet kararı verilmiştir. Sanıklar hakkında kurulan hükme karşılık temyiz başvurusunda bulunmuştur.

Yargıtay, yerel mahkemenin kurmuş olduğu hükümde olayın oluş şekli ve sanıkların güttüğü amaç, saik nazara alındığında sanıkların amacının yalnızca telefon kablolarını çalmak olduğu, kişilerin haberleşmenin engellenmesi yönünde bir kastının olmaması nedeniyle beraatine karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde mahkumiyetine karar verilmesi doğru bulunmamıştır. Yargıtay, yerel mahkemenin vermiş olduğu karara karşılık bozma kararı vermiştir. (Yargıtay 2. Ceza Dairesi 2014/29116 Esas, 2017/3121 Karar)

Cep Telefonunu Alarak Sim Kartı ile Bataryasını Çıkarmak

Dosyaya konu olan somut olay şöyle gerçekleşmiştir; olay gecesi saat 23:00 sıralarında mağdur, bir müddet arkadaşlık yaptığı sanığın ısrarı üzerine buluşmuştur. Buluşma sırasında yanlarında diğer sanığın kullandığı ve içerisinde diğer sanığın bulunduğu aracın gelmesinin ardından sanıkların istemediği halde mağduru zorla araca bindirmiştir. Araç seyir halindeyken sanık, mağdurun elinden cep telefonunu almıştır. Cep telefonunun sim kartı ile bataryasını çıkararak cebine koymuştur. Sanıklar bir buçuk saatlik yolculuk sonrası, bir eve götürmüş, mağduru iki gece süreyle evde tutmuştur.

İkinci gün sabah saatlerinde, mağduru aynı araca bindirmiş, mağduru ikinci başka bir eve götürmüşlerdir. Bu evin sahipleri sanıkları ikna ederek mağdurun eniştesi tanıkla telefon görüşmesi yaptıktan sonra, buluşma yeri belirledikten sonra mağduru buluşma yerine götürüp tanığa teslim etmişlerdir. Ağır ceza mahkemesinde sanıklar hakkında çocuğun nitelikli cinsel istismarı, kişiyi hürriyetinden yoksun kılma, haberleşmenin engellenmesi, tehdit suçundan yargılama yapılmıştır. Sanıkların bir kısmı hakkında beraat, bir kısmı hakkında haberleşmenin engellenmesi suçundan mahkumiyet kararı verilmiştir. Yerel mahkemenin vermiş olduğu hükme karşılık sanık temyiz başvurusunda bulunmuştur.

Yargıtay, yerel mahkemenin hükmüne karşılık temyiz incelemesinde bulunmuştur. Mağdurun araçta üzerinden cep telefonunu alması şeklinde gerçekleşen olayda, haberleşmenin engellenmesi suçunun kanuni unsurlarının oluşmadığı gözetilmediği şekilde karar verilmiştir. Yerel mahkeme müsnet suçtan hüküm kurulmasına yer olmadığı kararı verilmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm kurmasını doğru bulmamıştır. Yargıtay, yerel mahkemenin vermiş olduğu karara karşılık bozma kararı vermiştir. (Yargıtay 14. Ceza Dairesi 2013/10554 Esas, 2016/142 Karar)

Saha Dolaplarında Bulunan Kabloların Kesilmesi

Dosyada sanık hakkında asliye ceza mahkemesinde haberleşmenin engellenmesi ve kamu malına zarar verme suçundan yargılama yapılmış, beraat kararı verilmiştir. Yerel mahkemenin kurmuş olduğu hükme karşılık temyiz başvurusunda bulunulmuştur.

Telekom müdürlüğünde görev yapan sanıklar, ülke çapında Haber İş Sendikası tarafından gerçekleştirilen grev sürecinde, grevin etkin olması amacıyla müdürlüğe ait iletişim saha dolaplarını açmak suretiyle içlerindeki telleri kesmiştir. Saha dolaplarını açmak suretiyle içlerindeki telleri kesmiş, saha dolapların anahtarlı sanıkların üzerinde bulunmuştur. Yapılan incelemede, saha dolaplarının anahtar kullanmak suretiyle açılarak kablolarının kesilmiş olması dikkate alındığında kurum personeli olmayan herhangi birisinin telleri kesmiş olamayacağı tespit edilmiştir. Saha dolaplarının bulunduğu yerde aktif olan GSM baz istasyon bilgilerine göre sanıklar birbirleriyle yoğun telefon görüşmeleri ortaya çıkmıştır.

Yargıtay, dosya incelemesinde, olay tarihinde sendikanın grev haklarını kullanacağını söylemesi üzerine sanıklar greve gitmiş, telefon görüşmesi grevle ilgili olduğu, birbirleri ile arkadaş olduklarından normal telefon görüşmesinin bulunduğu, dolaptaki kabloların kesilmesi ile bir ilgisi olmadıklarını beyan ettiklerini belirtmiştir. Sanıkların üzerine atılı suçu işlediğine dair inandırıcı delil elde edilemediğinden verilen beraat kararını doğru bulmuştur. Yargıtay, yerel mahkemenin kurmuş olduğu hükme karşılık onanma kararı vermiştir. (Yargıtay 15. Ceza Dairesi 2014/82 Esas, 2014/2406 Karar)

Haberleşmenin Engellenmesi Suçundan Kurulan Hükmün Açıklanmasının Geri Bırakılması Kararı Verilmesi

Olay tarihinden önce mağdur ile arkadaşlık yapan sanık, mağdurun kendisinden ayrılarak başka birisiyle nişanlanmasına kızmıştır. Sanık, olay günü, iş yerinden izin alarak çıkan mağdurun yanına diğer sanığın kullandığı araçla yaklaşmasının ardından her iki sanık mağduru zorla araca bindirmiştir. Araç seyir halde iken mağdurun üzerindeki cep telefonu alınmıştır.

Dosyada sanıklar hakkında kişiyi hürriyetinden yoksun kılma ve haberleşmenin engellenmesi suçundan yargılama yapılmış ve kurulan hükme karşılık temyiz başvurusunda bulunulmuştur. Yargıtay, yerel mahkemenin kurmuş olduğu hükme karşılık temyiz incelemesinde bulunmuş, temyiz incelemesinde, haberleşmenin engellenmesi hükmünün oluşmadığını belirtmiştir. Bu nedenle yerel mahkemenin kurmuş olduğu hükme karşılık bozma kararı verilmiştir. (Yargıtay 14. Ceza Dairesi 2012/1514 Esas, 2014/306 Karar)

BİZİMLE İLETİŞİME GEÇ