Eziyet Suçu ve Cezası

Eziyet suçu, Türk Ceza Kanunu’nun Kişilere Karşı Suçlar kısmında, İşkence ve Eziyet bölümünde, 96. maddesinde yer almaktadır. Eziyet suçu ile kişinin onuru, saygınlığı, şerefi, haysiyeti, maddi manevi bütünlüğü ve vücut bütünlüğü korunmak istenmiştir. Bir kimsenin bir kimseye karşı aşağılama, küçük düşürücü, saygınlığı rencide edecek şekilde muamelesinin sistematik ve süreklilik arz etmesi ile eziyet suçu işlemiş olacaktır. Eziyet suçuna ilişkin örnek vermek gerekirse (sistematik ve süreklilik arz etmesi gerekmekte);

  • Tırnaklarını çekme,
  • Jiletle vücudunu kazma,
  • Ellerini ve ayaklarını bağlama,
  • Araba arkasına bağlayarak sürme,
  • Çırılçıplak zorla soyma,
  • Sürekli olarak darp etme

Eziyet Suçunun Şartları

Türk Ceza Kanunu’nun 96. maddesinde eziyet suçuna ilişkin düzenleme bulunsa da hangi fiillerin eziyet suçu oluşturacağı belirtilmemiştir. Eziyet suçunu oluşturan eylemler; kasten yaralama (TCK madde 86), hakaret (TCK madde 125), tehdit (TCK madde 106), cinsel taciz (TCK madde 105) niteliği taşıyabilir. Ancak eziyet suçu oluşturabilmesi için nelerin gerektiği kanunun gerekçesinde açıkça belirtilmiştir:

  • Öncelikle bir kişiye insan onuruna bağdaşmayan ve bedensel veya ruhsal yönden acı çekmesine neden olan eylemler olması,
  • Kişinin aşağılanmasına yol açacak davranışlarda bulunması,
  • Bu fiillerin ani olarak değil, sistematik ve süreklilik arz etmesi, belli süreç içinde işlenmesi,
  • Kişinin psikolojik ve ruh sağlığı üzerindeki tahrip edici etkilerin olması gerekmektedir.

Eziyet Suçunun Unsurları

  • Eziyet suçu serbest hareketli bir suçtur. Birden fazla hareket ile eziyet suçu işlenebilir. Bir kimseye karşı işkence niteliğindeki muameleler, eziyet çekmesine neden olan her hareket eziyet suçuna teşkil etmektedir. Diğer bir husus da kesintisiz bir suçtur.
  • Eziyet suçunun faili herkes olabilmektedir. Eziyet suçu özgü bir suç değildir. İşkence suçundan farkı suçun kim tarafından işlendiğidir. İşkence suçunda fail, kamu görevlisi iken eziyet suçunda fail herkes olabilmektedir.
  • Eziyet suçunda mağdur açısından herhangi bir özellik de aranmamaktadır. Mağdur, herkes olabilmektedir.
  • Suçun işlenmesi için genel kast olması gerekmektedir. Eziyet suçu taksirle ya da olası kastla işlenmemektedir. Fail bilerek ve isteyerek eziyet suçu işleyecektir.

Eziyet Suçunun Cezası

  • Türk Ceza Kanunu’nun 96/1 maddesinde eziyet suçunun cezası belirtilmiştir. Eziyet suçu işleyen kişi iki yıldan beş yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılacaktır.
  • Adli para cezası, bir yıl veya altında olan hapis cezalarının paraya çevrilmesidir. Eziyet suçunun cezasının alt sınırı iki yıl hapis cezası olduğundan eziyet suçundan adli para cezası verilmesi mümkün değildir.
  • Hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararı, iki yıl veya daha altında olan hapis cezalarında verilmektedir. Kişi, karar ile birlikte yasal bir denetime girecek ve o denetim süresi içerisinde yasaya uyduğu vakit, karar sonuç doğurmadan sona erecektir. Hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararı, sabıka kaydına işlememektedir. Eziyet suçu nedeniyle hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararının verilmesi mümkündür. Ancak eziyet suçundan verilecek hapis cezası alt sınırdan verilmelidir.
  • Ceza ertelenmesi iki yıl veya daha altında olan hapis cezalarında verilmektedir. Eziyet suçu nedeniyle ceza ertelenmesi kararının verilmesi mümkündür.

Eziyet Suçunun Nitelikli Hali (Daha Ağır Ceza Gerektiren Hal)

Türk Ceza Kanunu’nun 96. maddesinin ikinci fıkrasında, eziyet suçunun nitelikli halleri, daha ağır ceza gerektiren haller belirtilmiştir. Suçun nitelikli halinde, suçun daha kolay işlenmesini sağlayan haller ya da suçun işlendiği kişinin özelliğine göre daha ağır yaptırım öngörülmüştür.

  • Eziyet suçunun çocuğa, beden veya ruh bakımından kendisini savunamayacak durumda bulunan kişiye ya da gebe kadına karşı işlenmesi halinde kişi hakkında verilecek ceza üç yıldan sekiz yıla kadar hapis cezasıdır.
  • Eziyet suçunun üstsoy veya altsoya, babalık veya analığa ya da eşe karşı işlenmesi halinde faile üç yıldan sekiz yıla kadar hapis cezası verilecektir.

Eziyet Suçunda Şikayet ve Uzlaşma

Şikayete tabi suçlar, kanunda belirtilmiştir. Eziyet suçu ise şikayete tabi suçlar arasında yer almamaktadır. Soruşturma savcılık tarafından doğrudan soruşturulacaktır. Suçtan mağdur olan kişi, şikayetini geri çekse dahi yargılama aşamasına herhangi bir etkisi olmayacaktır.

Uzlaşma, savcılık tarafından soruşturma aşamasında, mahkeme tarafından kovuşturma aşamasında uzlaşma bürosuna gönderilmektedir. Ancak eziyet suçu, uzlaşmaya tabi suçlar arasında yer almamaktadır. Taraflar yargılama aşamasında uzlaşmış olsalar dahi yargılama aşamasına herhangi bir etkisi olmayacaktır. Dava, devam edecektir. Bu konuda bir ceza avukatına danışarak da sürecinizi iletebilirsiniz.

Eziyet Suçunda Zamanaşımı

Zamanaşım süresi 8 yıldır. Suçun nitelikli halinin işlenmesi halinde ise zamanaşım süresi 15 yıldır. Suçun işlendiği tarihten itibaren dava açılmaz veya dava açılmış süre içerisinde sona ermemiş ise zamanaşımının dolması nedeniyle reddedilecektir.

Eziyet Suçunda Görevli Mahkeme

Eziyet suçunda görevli mahkeme asliye ceza mahkemesidir. Dava, suçun işlendiği yerde asliye ceza mahkemesinde görülecektir.

Eziyet Suçu ile İlgili Yargıtay Kararları

Mağdurların Sırtına Jiletle Baş Harfinin Yazılarak Eziyet Etme

Mağdurlar ile suça sürüklenen çocuklar aynı ceza infaz kurumunda hükümlü olarak bulunmaktadır. Mağdurlar, suça sürüklenen çocuklar hakkında ceza infaz kurumu müdürlüğüne dilekçeler yazarak şikayetçi olmuşlardır. Suça sürüklenen çocuklar, mağdurları sürekli olarak aç bırakmakta, dolap asmalarına mağdurların kendisini astıklarını, mağdurların sırtına jiletlerle isimlerinin baş harflerini yazdıklarını belirtmişlerdir.

Suça sürüklenen çocuklar, çocuk mahkemesinde eziyet suçundan yargılanmış ve mahkumiyet kararı verilmiştir. Mahkeme tarafından verilen mahkumiyet kararına karşılık suça sürüklenen çocukların ve katılan vekili temyiz başvurusunda bulunmuştur.

Yargıtay, dosya incelemesinde, mağdurların yargılama aşamasındaki beyanlarında bir değişiklik gözetmemiş, her beyanlarında yazdıkları dilekçe ile çelişmeyen beyanlarda bulunduğu gözetilmiştir. Ayrıca mağdurların adli tıp kurumu raporlarında mağdurların beyanını doğrular şekilde raporu olduğu, tanık beyanlarının da mağdur beyanını doğruladığı, mağdurlarda meydana gelen ekimozların büyüklüğü, kesi, sıyrık ve sayıların fazlalığı gözetilmiştir. Bütün bu nedenlerle mahkemenin suça sürüklenen çocuklar hakkında vermiş olduğu ceza, alt sınırdan verilmiş olması doğru bulunmamıştır. Mahkemenin vermiş olduğu kararın üst sınırdan verilmesi gerektiği ve suça sürüklenen çocukların üst sınırdan ceza alması gerektiği belirtilmiştir. Yargıtay, tüm bu gerekçelerle mahkemenin vermiş olduğu karara karşılık bozma kararı vermiştir. (Yargıtay 8. Ceza Dairesi 2018/12095 Esas, 2019/4266 Karar)

Çocukların Tedavisi Olarak Bez Parçaların Sarılıp Yakılarak Üzerinde Söndürme, Çocuklara Zarar Verme

Sanıklar hazımsızlık sorunu yaşayan çocuklarda kendi memleketlerinde tedavi amacıyla uyguladıkları yöntem olarak sigara şeklindeki bez parçalarını çocuklarda söndürmüşlerdir. Sanıklardan birisi aynı problemi yaşayan oğlunda da aynı tedavi türünde olan bu uygulamayı uyguladığını ve eziyet suçu işleme kastı olmadığını belirterek savunma yapmıştır.

Sanıklar hakkında asliye ceza mahkemesinde yargılama yapılmış, mahkumiyet kararı verilmiştir. Mahkumiyet kararına karşılık olarak temyiz başvurusunda bulunulmuştur.

Yargıtay, dosya incelemesinde sanıkların eziyet suçunu işleme kastı olmadığını belirtmiştir. Mahkemenin mağdurların vücudunda bulunan kırık ve yaraların sanıklar tarafından gerçekleştirdiğine dair kanıt olmadan mahkumiyet kararı doğru bulunmamıştır. Bu nedenle sanıklar hakkında beraat kararı verilmesi gerekirken mahkumiyet kararı verilmesi hukuka aykırı bulunmuştur. Tüm bu gerekçeler ile Yargıtay, mahkemenin kararına karşılık bozma kararı vermiştir. (Yargıtay 8. Ceza Dairesi 2018/11812 Esas, 2019/818 Karar)

Eziyet Suçu ile Kasten Silahla Yaralama Suçunun Farkı

Mağdur, olay tarihinde … İlköğretim Okulu 1. sınıf öğrencisidir. Olayın olduğu gün mağdur, ilkokulunun bahçesinde basket sahasında top oynamaktadır. Basketbol oynamak isteyen sanıklar ve suça sürüklenen çocuklar mağdurdan topu vermesini istemişlerdir. Mağdur ise topu vermek istememiştir. Bunun üzerine sanık ve suça sürüklenen çocuklar mağduru kolundan tutmuş, okul bahçesinin yakınlarında bulunan alana götürerek mağduru darp etmiş ve kolunda sigara söndürmüşlerdir. Mağdurda basit tıbbi müdahale ile giderebilecek şekilde yaralanmalar oluşmuştur.

Sanıklar ve suça sürüklenen çocuklar hakkında asliye ceza mahkemesi tarafından yargılama eziyet suçundan yargılama yapılmıştır. Mahkumiyet kararı verilmiş, mahkumiyet kararına karşılık temyiz başvurusunda bulunulmuştur.

Yargıtay, dosya incelemesinde mahkemenin eziyet suçundan sanıklar ve suça sürüklenen çocuklar hakkında mahkumiyet kararı verdiğini belirtmiştir. Ancak eziyet suçunun gerekçesi olan eziyet suçunda eylemin sistematik ve süreklilik arz etmesi gerektiği de belirtilmiştir. Mahkemenin suç vasfında yanıldığı, sanık ve suça sürüklenen çocukların eyleminin kasten silahla yaralama suçu olduğu gözetilmeden karar verdiği eklenmiştir. Tüm bu gerekçeler ile Yargıtay, mahkemenin vermiş olduğu karara karşılık olarak bozma yönünde karar vermiştir. (Yargıtay 8. Ceza Dairesi 2018/11933 Esas, 2019/821 Karar)

Eşi Tarafından Ağzına, Ellerine, Ayaklarına Koli Bandı Takılması

Mağdurun eşi olan sanık tarafından eli, ayakları ve ağzına koli bandı ile bantlanmıştır. Mağdurun kolunun üzerinde sanık olan eşi tarafından sigara söndürülmüştür. Mağdurun ağzında bulunan bant nedeniyle nefessiz kalmak ve bayılmaya yakın bir zamana kadar bant çıkarılmamıştır.

Sanık asliye ceza mahkemesi tarafından eziyet suçundan yargılanmıştır, mahkumiyet kararı verilmiştir. Mahkumiyet kararına karşılık temyiz başvurusunda bulunmuştur.

Yargıtay, dosya incelemesinde, sanık hakkında kurulan mahkumiyet kararında bozma nedenini uygun görmemiştir. Mahkemenin kararı hukuka uygun görülmüştür. Sanık, savunmasında madde kullandığını ve madde kullandığından bilinçli bir halde iken eziyet ettiğinin farkında olmadığını belirtmiştir. Sanığın bu yöndeki temyiz itirazı da kabul edilmemiş, mahkemenin kararına karşılık olarak onanma kararı verilmiştir. (Yargıtay 8. Ceza Dairesi 2018/7210 Esas, 2018/7245 Karar)

Çocuk Yuvasında Bakıcı Olarak Çalışan Sanığın Çocuklara Eziyet Etmesi

Sanık, … Çocuk Yuvası’nda bakıcı olarak çalışmakta 0-3 yaş arası çocukların bakımından sorumludur. Sanık, bebek ile çocuklara uygunsuz ve şiddet içerikli muamelede bulunduğundan kurumun müdürlüğü tarafından birden fazla kez yazılı olarak uyarılmıştır. Mahkemede tanıklık eden kişiler, sanığın doktor ya da hemşirenin herhangi bir izni ya da talimatı olmadan hiçbir neden olmadan çocuklara uyumalarını sağlamak için aşırı dozda ağrı kesici ve ateş düşürücü şuruplar içirdiğini beyan etmiştir. Hatta sanık, hasta olmayan ancak uyku problemi yaşayan bir bebeğe de ateş düşürücü şurup vermiş, neden böyle bir şey yaptığı sorulduğunda da ise bebeğin rahat uyuması ve problem çıkarmaması için yaptığını söylemiştir.

Sanık, asliye ceza mahkemesi tarafından eziyet suçundan yargılanmıştır. Sanık hakkında mahkumiyet kararı verilmiş, karara karşılık temyiz başvurusunda bulunulmuştur. Temyiz başvurusuna sanık ve katılan Aile ve Sosyal Politikalar Bakanlığı başvurmuştur; ancak katılan temyiz talebinden vazgeçmiştir.

Mahkemeye getirtilen kamera kayıtlarında, sanığın oyun alanındaki dört çocuğa aynı kaşık ve aynı ilacı sırasıyla verdiği ve bu çocukların o dönemde tedavi listesinde olmayan çocuklar olduğu tespit edilmiştir. Tanık beyanları ve kamera görüntülerinden birisinde de yeni getirilen 2 yaşındaki çocuğun sürekli ağlaması nedeniyle sanık tarafından karanlık bir odaya bırakılmış ve üzerine kapı kapatılmıştır. Çocuk, tanıklardan birisi tarafından odadan çıkartılmıştır. Bir tanığın beyanına göre ise sanık, tanığa ağlayan çocukların parmak uçlarını sıktığı zaman ağlamasının kesileceğini ve parmaklarında da iz kalmayacağını belirtmiştir.

Yargıtay, dosya incelemesinde, sanığın eyleminin süreklilik arz ettiği ve sistematik olduğunu, bu nedenle bozma talepli temyiz itirazının kabul edilemeyeceğini belirtmiştir. Bütün bunlar nedeniyle suçun sabit olmadığına dair temyiz itirazları kabul edilmeyerek mahkemenin kararına karşılık onama kararı verilmiştir. (Yargıtay 8. Ceza Dairesi 2016/8491 Esas, 2018/563 Karar)

Üvey Annesi Tarafından Doğuştan Engelli Kıza Eziyet Suçu İşlemesi

Mağdur, doğuştan özürlüdür, mahkeme tarafından yargılanan sanık ise mağdurun üvey annesidir. Sanık, mağduru evin ayrı odasında tutarak kişiyi hürriyetinden yoksun bırakma suçunu işlediği, darp nedeniyle de eziyet suçu işlediği iddia edilerek soruşturma başlatılmıştır. Sanık hakkında asliye ceza mahkemesi tarafından eziyet ve kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçlarından yargılanmıştır. Mahkeme tarafından mahkumiyet kararı verilmiş, karara karşılık temyiz başvurusunda bulunulmuştur.

Yargıtay, dosya incelemesinde, sanık müdafinin temyiz itirazlarını yerinde görerek mahkeme kararının bozulması yönünde karar vermiştir. Gerekçesinde ise sanık hakkında verilecek mahkumiyet kararında yeterli ve kesin kanıtladın olmadığı belirtilere beraat kararı verilmesi gerektiğini eklemiştir. Eziyet suçundan verilen mahkumiyet kararına karşılık ise onanma kararı vermiştir.

Ancak Yargıtay, kararı oybirliği ile değil oy çokluğu ile vermiştir. Karşı düşüncede bulunan üye, mahkeme dosyası içerisinde bulunan maktulün otopsisinde, karnının içerisinde travmatik lezyonların küt batın travması sonucu meydana geldiği, hayati tehlike taşıdığı ancak kısa sürede ölüm oluşturmayacağı belirtilmiştir. Bunun dışında bir raporun olmadığı belirtilmiştir. Taraflarla aynı evde yaşayan mağdurun babası mağdurun ölümü sonrasında vefat etmesi nedeniyle de tanıklık yapamamıştır. Ancak mahkemede dinlenen tanıkların görgüye dayalı bilgisi eylemlerinin sürekli olup olmadığının belli olmadığı yönünde, hangi tarihlerde eylemin gerçekleştiği bilinememektedir. Eziyet suçu ile kötü muamele suçu arasındaki ayırt edici unsur süreklilik olduğundan eziyet suçundaki sürekliliğin kanıtlanamadığı belirtilmiştir. Bu nedenle Yargıtayın bozma yönünde karar vermesi gerektiği karşı oyda belirtilmiştir. (Yargıtay 8. Ceza Dairesi 2016/6254 Esas, 2017/260 Karar)

Boğazına Bıçak Dayayarak Zorla Korku Filmi İzletme, Akabinde Jiletleme

Asliye ceza mahkemesi tarafından sanık hakkında eziyet suçundan yargılama yapılmıştır. Mahkeme tarafından verilen karara karşılık bozma talepli temyiz başvurusunda bulunulmuştur. Temyiz sonucunda Yargıtay bozma kararı vermiş, mahkeme uyma kararı vermiştir. Ancak mahkemenin vermiş olduğu karara temyiz başvurusunda bulunulmuştur.

Suçun işlendiği tarihte saat 06:00 sularında sanık eve gelmiş, salonda uyuyan mağdurun boğazına bıçak dayayarak mağduru uyandırmıştır. Sanık, mağdurun boynuna dayadığı bıçağı 1 saat boyunca tutmuş, bu süre zarfında mağdura korku filmini zorla izletmiştir. Sanık, bu arada mağdurun vücudunun bazı yerlerine bıçağın arka kısmıyla vurmuş ve korku filmdeki olanların aynısını mağdura da yapacağını belirtmiştir. Film bitiminde sanık, mağduru zorla banyoya götürmüş, banyodan jilet alarak salona götürmüştür. Sanık, mağdurun sol kolundan jiletle yaralamıştır. Mağdur hakkında alından adli raporda ise mağdurun yarasının basit tıbbi müdahale ile giderebilecek boyutta olduğu belirtilmiştir.

Yargıtay, dosya incelemesinde, mahkemenin vermiş olduğu kararda, mağdurun yara ve çizikleri, olaydan sonra mağdurun sanık tarafından hastaneye götürmesi gibi maddeler gözetilmeden sanık hakkında fazla ceza tayin edildiği belirtilmiştir. Bu nedenle mahkemenin kurmuş olduğu hüküm hakkında bozma kararı verilmiştir. Ancak karar oy çokluğu ile verilmiş, karşı düşüncede bulunan üye karara oy vermemiştir. Karşı düşünce yazısında, suç vasfında mahkemenin yanıldığı belirtilmiştir. Eziyet suçunun ani bir suç olmadığı sistematik ve sürekli olduğu ancak somut olayda eylem eziyet suçu teşkil etmemektedir. Mağdura karşılık yapılan eylemler, yaralama suçunu oluşturmaktadır. Bu nedenle çoğunluğun kararına katılmayarak bozma gerekçesinin suçun vasfının değiştirilmesi gerektiği olarak belirtilmiştir. (Yargıtay 8. Ceza Dairesi 2015/11224 Esas, 2015/23184 Karar)

Mağdurun Ağzına Kravat Bağlayarak Parkta Darp Edilmesi

Mağdur, olay tarihinde suça sürüklenen çocuklar ve sanık tarafından mağduru park alanında ıssız bir yere götürülmüş, her biri tarafından tekme ve yumruklarla darp edilmiştir. Mağdurun ağzını kravatla bağlamaya çalışmış, mağdurun bakire olup olmadığı sorulmuştur. Mağdura zorla bekaret kontrolü yapmak istemiş, sürekli olarak küfürler etmiş ve suça sürüklenen çocuk tarafından tüm bu olanlar cep telefonu kamerasında kaydedilmiştir. Kamera ile kaydeden suça sürüklenen çocuk kayda almış olması nedeniyle eyleme iştirak iradesi göstermiştir. Mağdur, bütün bu kayıtları anne ve babasına gösterileceği tehdidinde bulunmuşlardır. Mağdur tehdit edildiğinden olayı saklamış olmasına rağmen mağdurun okulunda suça sürüklenen çocuk tarafından birçok kişiye izletilerek ifşa edilmiştir. Olay, adli makamlar tarafından öğrenilmiştir.

Asliye ceza mahkemesi tarafından sanıklar ve suça sürüklenen çocuklar hakkında eziyet, kasten yaralama, kişiyi hürriyetinden yoksun kılma ve kişisel verileri hukuka aykırı şekilde kaydetme suçlarından yargılanmıştır. Sanık hakkında eziyet, kişiyi hürriyetinden yoksun bırakma suçlarından hükümlülük kararı verilmiştir. Suça sürüklenen çocuk hakkında eziyet suçundan hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararı ve kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan hükümlülük ve erteleme verilmiştir. Suça sürüklenen çocuk hakkında kasten yaralama suçundan hükümlülük, kişisel verileri hukuka aykırı olarak kaydetme suçundan beraat kararı verilmiştir. Suça sürüklenen çocuk müdafii ve katılan vekilinin temyiz isteminde bulunulmuştur.

Yargıtay, eziyet suçuna ilişkin kurulan hüküm olarak dosya incelemesinde, eziyet suçunun gerekçesi olarak mağdurun maruz kaldığı etkinin uzun süre boyunca devam edeceği olaylardan açık bir şekilde ortada olduğu belirtilmiştir. Eylemlerin eziyet suçunu oluşturduğu konusunda durumunda isabetsizlik görülmemiştir. Eziyet suçuna ilişkin temyiz isteği reddedilerek mahkemenin vermiş olduğu karar, onanmıştır. (Yargıtay 8. Ceza Dairesi 2014/23278 Esas, 2014/25065 Karar)

Çocuğa Vurmanın Hukuksal Cezası

Taraflar evli olup sorunlar yaşaması nedeniyle ayrı yaşamaya başlamışlardır. Ayrı yaşadıkları dönemle sanık, eşi ile konuşmak için kayınpederinin evine gitmiş ancak aralarında çıkan tartışma karakola kadar sürmüştür. Soruşturma aşamasında sanığın eşi, beyanında, müşterek çocuğunun altını kirletmesi nedeniyle yedi ay önce sobada ısıttığı kaşıkla çocuğun poposunu yaktığını belirtmiştir. Bu nedenle sanık hakkında çocuğa eziyet suçundan dava açılmıştır.

Asliye ceza mahkemesi sanık hakkında eziyet suçundan yargılama yapılmıştır. Sanık hakkında mahkumiyet kararı verilmiş, karara karşılık temyiz başvurusunda bulunulmuştur.

Yargıtay, dosya incelemesinde mahkemenin sanık eylemlerinde suçun vasfında yanıldığını belirtmiştir. Eziyet suçunda, sanığın eyleminin süreklilik ve sistematik arz etmesi gerektiğini ancak sanık eyleminin kasten yaralama suçuna vücut verdiğini belirtmiştir. Kasten yaralamadan mahkumiyet hükmü kurulması gerekirken bu yönde karar verilmesi doğru bulunmamıştır. Tüm bu gerekçelerle Yargıtay, mahkemenin vermiş olduğu karara karşılık temyiz başvurusunda bulunulmuştur. (Yargıtay 8. Ceza Dairesi 2013/12963 Esas, 2014/6127 Karar)

Koğuşta Diğer Hükümlülere Karşı Eziyet Suçu İşlenmesi

Sanıklar ile şikayetçiler aynı cezaevinde birlikte kalmaktadırlar. Sanıklardan birisi koğuş temsilcisi olup diğer sanıklar da onunla birlikte hareket etmektedirler. Sanıklar kurumun tüzük ve yönetmeliklerinin dışında hareket etmiş, aynı koğuşta kalan şikayetçi ve mağdurlara baskı yapmışlardır. Mağdurlara kendi isteklerini bildirerek yapmaları konusunda baskı yapmış, sabah kahvaltısında dağıtılan çorbaları alması engellenmiş, kahvaltılıkları da gürültü olmamasını ileri sürerek öğle vaktine kadar yemelerine izin verilmemiştir. Bunun yanında eli belinde, cebinde gezmeyi, tesbih çekmeyi, bacak bacak üstüne atmayı ve yüksek sesle konuşmayı yasaklamışlardır. Aynı zamanda sözlü ve fiili şiddet uygulamış, kurala uymayanları da dövmüş, baskı altına almış, birçok defa dövmüş, kasten yaralama eyleminde bulunmuşlardır. Mağdurlardan birisini dövmüş ve doktora gitmesini de engellemişlerdir. Yaralara buz ve ekmek içi koyulmuş, sorulduğunda kapıya çarptım denilmesi için tembihte bulunulmuştur.

Sanık hakkında ağır ceza mahkemesi tarafından eziyet ve bildirim yükümlülüğünü yerine getirmeme suçlarından yargılama yapılmıştır. Mahkeme tarafından verilen karara karşılık bozma talepli temyiz başvurusunda bulunulmuştur.

Yargıtay, dosya incelemesinde sanıkların eylemlerinin süreklilik gösterdiğini, eylemlerinin bütün halinde eziyet suçunu oluşturduğu gözetilmeden beraat kararı verilmesini doğru bulmamıştır. Tüm bu gerekçelerle mahkemenin kararına karşılık bozma yönünde karar verilmiştir. (Yargıtay 8. Ceza Dairesi 2013/6726 Esas, 2014/1003 Karar)

BİZİMLE İLETİŞİME GEÇ