Dolandırıcılık Suçu ve Cezası

Dolandırıcılık suçu, Türk Ceza Kanunu’nun Mal Varlığına Karşı Suçlar bölümünde, 157. ve 159. maddeleri arasında düzenlenmiştir. Bir kimsenin hileli davranışlar göstererek bir kimseyi aldatarak kendisine yarar sağlaması halinde dolandırıcılık suçu işlenmiş olacaktır. Basit tanımıyla dolandırıcılık suçu, bir kimsenin hileli veya aldatıcı hareketler ile bir başkasını kandırması ve kendisine ya da başkasına yarar sağlamasıdır.

Dolandırıcılık Suçunun Özellikleri

  • Dolandırıcılık suçunun oluşabilmesi için hile ya da aldatma tek başına bir unsur kabul edilmemektedir. Suçta mağdur maddi zarara uğratılırken aynı zamanda başka bir kişi haksız menfaat elde etmelidir.
  • Suç kasten işlenebilmektedir. Dolandırıcılık suçunun taksirle işlenmesi mümkün olmayıp fail suçu bilerek ve isteyerek işleyebilir.
  • Dolandırıcılık suçunda fail herkes olabilmektedir. Dolandırıcılık suçu, özgü suç değildir. Ancak dolandırıcılık suçunun nitelikli hallerinin bazılarında failin belli bir meslek ya da sıfata sahip olması gerektiğinden sadece o fıkralar adına özgü suç denilebilir. Aynı şekilde dolandırıcılık suçunun mağduru da herkes olabilir.
  • Suç ile korunmak istenen hukuki değer mal varlığı, mülkiyet hakkıdır. Hile ve aldatma unsuru da olduğundan mağdurun güven ihlali de gerçekleştiğinden korunan hukuki değerlerden birisi de güven de denilebilir.

Dolandırıcılık Suçunun Şartları

  • Dolandırıcılık suçunun işlenmesi için failin hileli hareketlerde bulunması, karşı tarafı aldatacak hareketler yapması gerekmektedir. Failin, mağduru aldatması ve mağdura yönelik vaatlerde bulunması, mağdurun vaatlere inanmış olması gerekmektedir. Failin hileli davranışı, yalan vaadi, aldatıcı hareketi mağduru inandırmalı ve usta bir tutumla kandırmalıdır.
  • Failin hileli hareketler sonucu mağdurun veya başkasının zararına haksız bir menfaat elde etmesi gerekmektedir. Fail, mağdura bulunduğu hileli davranış sonucu, bağlantılı olarak mağdura zarar vermelidir. Failin hareketi ile mağdurun sonucu arasında illiyet bağı olmalıdır.
  • Korunan hukuki değer mal varlığı olduğundan dolandırıcılık suçunda verilen zarar ekonomik olmalıdır.

Nitelikli Dolandırıcılık Suçunun Şartları

Nitelikli dolandırıcılık suçu, Türk Ceza Kanunu’nun 158. maddesinde yer almaktadır. Dolandırıcılık suçunun daha ağır ceza gerektiren hali olup dini duygularını istismar edilmesi veya kişinin bulunduğu zor durumdan yararlanılarak işlenmiş halidir.

  • Dini İnanç ve Duyguların İstismar Edilerek Dolandırıcılık Suçunun İşlenmesi: Kişinin bağlı olduğu din nedeniyle duygularını sömürerek, inançlarını kullanarak dolandırıcılık suçunun işlenmesi halidir. Kişinin dini duyguları nedeniyle aldatma durumunu daha kolaylaştırarak haksız menfaat elde etmesidir. Örneğin; Müslüman ülkelere bağış toplamak için para toplaması ve toplanılan paraların kendisine yarar sağlaması halinde dolandırıcılık suçunun nitelikli hali işlenmiş olacaktır.
  • Kişinin İçinde Bulunduğu Tehlikeli Durum veya Zor Şartlardan Yararlanmak Suretiyle Suçun İşlenmesi: Kişinin bulunduğu durum nedeniyle suçun daha kolay işlenmesi durumudur. Bu nedenle dolandırıcılık suçunun nitelikli hali olarak düzenlenmiştir. Kişinin ya da yakının zor durumda olmasının, mağduriyetinden yararlanılarak daha kolay aldatma durumu oluşabilmektedir. Örneğin; kişinin kanser rahatsızlığından tamamen kurtulması için üretmiş olduğu ilacı 30 gün boyunca kullanmasını gerektiğini söyleyerek fahiş fiyatta ilaç satması halinde suç işlemiş olacaktır. Her somut olay ve duruma göre kişinin tehlikeli veya zor şartlarda olması değişkenlik göstermektedir. Somut olaya göre durum değerlendirmesi hakim tarafından takdir edilecektir.
  • Kişinin Algılama Yeteneğinin Zayıflığından Yararlanmak Suretiyle Dolandırıcılık Suçunun İşlenmesi: Algılama yeteneği zayıf olan kişiye karşı hileli davranış sergilenmesi ve aldatma daha kolaydır. Suçun işlenmesinin daha kolay olduğu durumlar nitelikli hal olarak değerlendirilmektedir. Algılama yeteneğinin zayıflığından kasıt ise akıl hastalığı, akıl zayıflığı, yaş küçüklüğü gibi nedenlerdir. Örneğin; 16 yaşında lise öğrencisine hocasının sınavda soracağı soruları belli bir para karşılığında satacağını söylemesi ve fahiş rakamla herhangi bir yerden topladığı soruları vermesi halinde nitelikli dolandırıcılık suçu işlenmiş olacaktır.
  • Kamu Kurum ve Kuruluşlarının, Kamu Meslek Kuruluşlarının, Siyasi Parti, Vakıf veya Dernek Tüzel Kişiliklerinde Araç Kullanılarak Dolandırıcılık Suçunun İşlenmesi: Kişilerin bağlı olduğu ya da güven duyduğu kurumları aracı kullanarak dolandırıcılık suçu işlenmesi daha ağır cezai yaptırıma bağlanmıştır. Örneğin; belli bir meslek grubunun bağlı olduğu kuruluştan gelerek gazete alınmasını zorunlu kılarak fahiş fiyata gazete satması bu suç kapsamındadır.
  • Bilişim Sistemlerinin, Banka veya Kredi Kurumlarının Araç Olarak Kullanılması Suretiyle Dolandırıcılık Suçunun İşlenmesi: Günümüzde teknolojinin de yaygınlaşması ile bilişim sistemi üzerinden dolandırıcılık suçu işlenmesi de kolaylaşmıştır. Kişilerin bilişim sistemini veya banka ya da kredi kurumlarına olan güveni kullanarak dolandırıcılık suçunu işlemesidir.
  • Basın ve Yayın Araçlarının Sağladığı Kolaylıktan Yararlanarak Dolandırıcılık Suçunun İşlenmesi: Basın ve yayın araçlarını kullanarak dolandırıcılık suçunun işlenmesi halinde daha ağır bir yaptırım öngörülmüştür. Kişilerin güvenini suiistimal eden bir durum olarak suçun işlenmesi kolaylaştırılmaktadır. Bu nedenle nitelikli dolandırıcılık olarak öngörülmüştür.
  • Tacir veya Şirket Yöneticisi Olan ya da Şirket Adına Hareket Eden Kişilerin Ticari Faaliyetleri Sırasında ve Kooperatif Yöneticilerinin Kooperatif Faaliyeti Kapsamında İşlemesi: Suçun nitelikli halinde şirket veya kooperatife olan güven doğrultusunda hileli davranış gerçekleşmektedir. Bu nitelikli halde fail herkes olamamaktadır. Bu nitelikli hal, özgüdür. Belli bir niteliğe sahip olmalıdır. Örneğin; bir kooperatif yöneticisinin kooperatif faaliyeti adı altında para toplayarak yurt dışına çıkış yapması halinde nitelikli dolandırıcılık suçu işlemiş olacaktır.
  • Serbest Meslek Sahibi Kişiler Tarafından, Mesleklerinden Dolayı Kendilerine Duyulan Güvenin Kötüye Kullanılması Suretiyle Dolandırıcılık Suçunun İşlenmesi: Dolandırıcılık suçunun bu nitelikli hali herkes tarafından işlenememektedir. Özgü bir suç olup serbest meslek sahibi kişiler tarafından işlenebilmektedir. Serbest meslek nedeniyle sağlanılan güveni kullanarak hileli davranış sergileyen failin haksız menfaat elde etmesi bu kapsamdadır. Örneğin; dava açma vaadi ile müvekkilinden para alması ve davayı açmaması halinde nitelikli dolandırıcılık suçunun bu hali işlenmiş olacaktır.
  • Banka veya Diğer Kredi Kurumlarınca Tahsis Edilmemesi Gereken Kredinin Açılmasını Sağlamak Amacıyla Dolandırıcılık Suçunun İşlenmesi: Banka veya kredi kurumlarından kredi almak adına hileli davranışlarda bulunmasıdır. Kişinin kredi almak amacıyla bulunduğu hileli davranıştan mağdur olan kredi veren kuruluştur. Kredi almak amacıyla bankanın aldatılması halinde fail nitelikli dolandırıcılık suçu işlemiş olacaktır.
  • Sigorta Bedelini Almak Maksadıyla Dolandırıcılık Suçunun İşlenmesi: Sigorta bedelini almak amacıyla hileli davranışta bulunan ve haksız menfaat sağlayan kişinin nitelikli dolandırıcılıktan suç işlemesi halidir. Bu nitelikli halde, mağdur olan sigorta şirketi çalışanıdır.
  • Kendisini Kamu Görevlisi veya Banka, Sigorta ya da Kredi Kurumlarının Çalışanı Olarak Tanıtması veya Bu Kurum veya Kuruluşlarla İlişkisi Olduğunu Söylemek Suretiyle Dolandırıcılık Suçu İşlemesi: Mağduru kamu görevlisi olarak tanıtarak ya da kamu görevlisi ile ilişkisi olduğunu belirterek güven sağlaması ve failin daha kolay dolandırıcılık suçu işlenmesi hali nitelikli dolandırıcılık suçu olarak tanımlanmıştır.

Dolandırıcılık Suçu Ne Zaman Tamamlanır?

Dolandırıcılık suçu, failin hileli davranışlar veya aldatma ile haksız menfaat sağlamasıdır. Failin aldatma hareketinde bulunması ve netice olarak mağdurdan haksız menfaat elde etmesi ile suç tamamlanmış olacaktır. Dolandırıcılık suçu işlemek adına hareket eden fail, icrai hareketlerini tamamlamadan yakalanması halinde suç teşebbüs aşamasında kalmış olacaktır. Örneğin; telefonla polis olduğunu bildiren ve söylediği adrese 5.000 TL getirmesi gerektiğini belirten fail, olay yerine geldikten sonra yakalanması halinde dolandırıcılık suçunu tamamlayamamış olacaktır. Fail, haksız menfaat için hileli olarak hareket etmiş ancak haksız menfaat sağlayamadan yakalanmış, suçu tamamlayamamış olacaktır.

Dolandırıcılık Suçu Cezası

Dolandırıcılık suçunun basit, temel halinin cezası 1 yıldan 5 yıla kadar hapis ve 5000 güne kadar adli para cezasıdır. Kanunda belirtilen yaptırımdan da anlaşıldığı üzere faile verilecek ceza hem adli para cezası hem de hapis cezasıdır.

Dolandırıcılık suçunda, basit dolandırıcılık suçundan verilecek hapis cezası, adli para cezasına çevrilebilir.

Nitelikli Dolandırıcılık Cezası

Nitelikli dolandırıcılık suçunun cezası, 3 yıldan 10 yıla kadar hapis cezası ve 5000 güne kadar adli para cezasıdır.

Nitelikli dolandırıcılık suçunun kamu kurum ve kuruluşunun zararına, basın ve yayın araçlarının sağladığı kolaylıktan yararlanması, banka veya diğer kredi kurumlarınca tahsis edilmemesi gereken bir kredinin açılmasını sağlamak, sigorta bedelini almak, kendisini kamu görevlisi veya banka, sigorta ya da kredi kurumlarının çalışanı olarak tanıtması veya bu kurum ve kuruluşlarla ilişkili olduğunu söyleme suretiyle işlenmesi halinde hapis cezasının alt sınırı 4 yıldan az, adli para cezasının miktarı ise suçtan elde edilen menfaatin iki katından az olamayacaktır.

Nitelikli Dolandırıcılık Cezası Paraya Çevrilebilir Mi?

Nitelikli dolandırıcılık suçunun yaptırımı olarak hapis cezası ve adli para cezası öngörülmüştür. Ancak nitelikli dolandırıcılık suçundan verilecek hapis cezası için alt sınır olarak 3 yıl gösterilmiştir. Hapis cezasının adli para cezasına çevrilmesi için alt sınır 1 yıldan az olması gerektiğinden nitelikli dolandırıcılık suçundan verilecek olan hapis cezaları adli para cezasına çevrilemeyecektir.

Nitelikli dolandırıcılık suçunda yaptırım olarak hapis cezası ve 5000 güne kadar adli para cezası öngörülmüştür. Öncelikle adli para cezası belirlenirken gün sayısı belirlenecek ve akabinde gün karşılığı olarak belirlenen miktar ile çarpılacaktır.

Dolandırıcılık Suçunda Cezayı Artıran Haller

  • Nitelikli dolandırıcılık ve basit dolandırıcılık suçunun üç veya daha fazla kişi tarafından birlikte işlenmesi halinde verilecek ceza yarı oranında artırılacaktır.
  • Nitelikli dolandırıcılık ve basit dolandırıcılık suçunun suç işlemek için teşkil edilmiş örgüt faaliyeti çerçevesinde işlenmesi halinde ceza bir kat artırılacaktır.

Dolandırıcılık Suçunda Daha Az Ceza Gerektiren Hal

  • Bir kimse hukuki ilişkiden doğan alacağını tahsil etmek amacıyla dolandırıcılık suçunu işlemesi halinde faile verilecek ceza 6 aydan 1 yıla kadar hapis veya adli para cezasıdır. Dolandırıcılık suçunun bu hali şikayete tabidir.

Dolandırıcılık Suçu Yetkili ve Görevli Mahkeme

Basit dolandırıcılık suçunda görevli mahkeme asliye ceza mahkemesidir. Nitelikli dolandırıcılık suçunda görevli mahkeme ise ağır ceza mahkemesidir.

Davanın görüleceği yer, yetkili mahkeme ise suçun işlendiği yerdir. Detaylar ve hata yapmamak adına bir ağır ceza avukatı ile görüşebilirsiniz.

Dolandırıcılık Suçu Teşebbüs

Teşebbüs, failin suçu işlemek için girişimde bulunduğu ancak kendi elinde olmayan nedenlerle suçu tamamlayamamasıdır. Suçun teşebbüs aşamasında kalması halinde faile verilecek cezada indirim uygulanmaktadır.

Dolandırıcılık suçunda teşebbüs hükümlerinin uygulanması mümkündür. Dolandırıcılık suçunda teşebbüs hükümlerinin uygulanması için failin hazırlık hareketlerine başlamış ve suçun icrai hareketlerini kendi elinde olmayan nedenlerle tamamlayamamış olması gerekmektedir.

Dolandırıcılık Suçu Etkin Pişmanlık

Etkin pişmanlık, failin suç işledikten sonra pişman olması ve işlemiş olduğu suç nedeniyle doğan zararı gidermeye çalışmasıdır. Etkin pişmanlık hükmünün uygulanması halinde faile verilecek cezalarda indirim uygulanmaktadır. Ancak her suçta etkin pişmanlık hükümleri uygulanmamaktadır, kanunda belirtilen suçlar için geçerli bir durumdur.

Dolandırıcılık suçunda etkin pişmanlık hükümleri uygulanabilmektedir. Dolandırıcılık suçunun faili yanında suça yardım eden veya azmettiren de etkin pişmanlık hükümlerinden yararlanabilecektir. Fail, soruşturma aşamasında mahkeme açılmada önce mağdurun zararını giderir ise cezasında 2/3 oranında indirim uygulanacaktır.

Fail, dava açıldıktan sonra hüküm verilmeden önce mağdurun zararını giderir ise cezasında ½ oranında indirim uygulanacaktır.

Dolandırıcılık Suçu Uzlaşma

Uzlaşma; soruşturma aşamasında savcılık, kovuşturma aşamasında ise mahkeme tarafından dosyanın uzlaştırma bürosuna gönderilerek tarafların uzlaşıp uzlaşmayacağı konusunun değerlendirilmesidir. Ancak her suç için uzlaşma hükümleri uygulanmamaktadır. Dolandırıcılık suçunda da basit dolandırıcılık suçu uzlaşmaya tabidir. Basit dolandırıcılık suçunda, uzlaşmacı tarafların uzlaşıp uzlaşamayacağını sormaktadır. Tarafların uzlaşması halinde dosya uzlaşma nedeniyle sona erecektir.

Nitelikli Dolandırıcılık Uzlaşma

Dolandırıcılık suçunun nitelikli hali uzlaşmaya tabi değildir. Bu nedenle savcılık ya da mahkeme tarafından konusu nitelikli dolandırıcılık suçu olan dosyalarda uzlaşma bürosuna gönderilmeyecektir. Bunun yanında taraflar haricen uzlaşmış olsalar dahi yargılama aşamasına herhangi bir etkisi olmayacaktır.

Dolandırıcılık Suçu Şikayete Tabi Midir?

Şikayete tabi olan suçlar Türk Ceza Kanunu’nda belirtilmiştir. Ancak dolandırıcılık suçu şikayete tabi suç değildir. Bu nedenle savcılık tarafından resen (kendiliğinden) soruşturma başlatılacaktır. Suçtan mağdur olan kişi, yargılama aşamasında şikayetçi olmadığını belirtmiş olsa dahi davaya ya da faile bir etkisi olmayacaktır.

Ancak Türk Ceza Kanunu’nun 159. maddesinde geçerli olan ve daha az ceza gerektiren hal şikayete tabidir. Kişi, hukuki ilişkiye dayalı olarak alacağını tahsil edemediğinden dolandırıcılık suçunu işlemesi halinde şikayet, dava şartı olarak kabul edilmiştir.

Dolandırıcılık Suçunda Zamanaşımı

Dolandırıcılık suçunda zamanaşım süresi 8 yıldır. Suçun işlendiği tarihten itibaren 8 yıl içerisinde dava açılmaz ya da dava açılmış ancak sonlanmamış ise zamanaşımının dolması nedeniyle dava hakkında düşme kararı verilecektir.

Dolandırıcılık Suçu ile Evrakta Sahtecilik Suçu Arasındaki İlişki

Dolandırıcılık suçu, bir kimsenin hile veya aldatma ile haksız menfaat sağlama olup kanunda mal varlığına karşı suçlar kısmındadır. Ancak resmi evrakta sahtecilik ve özel belgede sahtecilik suçları kamu güvenine karşı suçlar arasında yer almaktadır. Dolandırıcılık suçunun özel evrakta sahtecilik veya resmi belgede sahtecilik suçunun birlikte işlendiği durumlar mevcuttur.

Resmi belgede sahtecilik suçunun özel belgede sahtecilik suçundan farkı, evrakın resmi ve özel belge olmasına göre değişmektedir. Bu nedenle resmi belgede sahtecilik suçu, resmi bir evrak ile işlendiğinden nitelikli dolandırıcılık suçuyla birlikte işlenebilmektedir. Ancak özel belgede sahtecilik suçu hem nitelikli dolandırıcılıkla hem de basit dolandırıcılık suçuyla birlikte işlenebilir. Failin dolandırıcılık suçu ile resmi evrakta sahtecilik ya da özel belgede sahtecilik suçu işlemesi halinde faile her iki suçtan ayrı ceza verilecektir.

Dolandırıcılık Suçu ile Hırsızlık Suçu Arasındaki İlişki

Her iki suç, mal varlığına karşı suçlarda yer almaktadır. Her iki suç karşılıksız olarak haksız elde edinim olduğundan birbirine benzemektedir. Ancak bazı yönleri ile birbirinden ayrılmaktadırlar. Hırsızlık suçu, yalnızca taşınır mallarda işlenebilen bir suçtur; fakat dolandırıcılık hem taşınır hem de taşınmaz mallar adına işlenebilen bir suçtur. Bunun yanında dolandırıcılık suçunda kendisine ya da başkasına yarar sağlamak amacıyla hileli davranışta bulunurken hırsızlık suçunda suça konu maldan yarar sağlama şartı bulunmamaktadır.

Dolandırıcılık Suçu ile Yağma Suçu Arasındaki İlişki

Yağma suçu, bir kimsenin cebir ve tehdit ile haksız menfaat sağlamasıdır. Yağma suçu yalnızca taşınır mallar adına işlenebilmekte iken dolandırıcılık suçu hem taşınır hem de taşınmaz mallar adına işlenebilmektedir. Dolandırıcılık suçunda hile veya aldatma suçun unsuru iken dolandırıcılık suçunda iradeyi etkilen cebir (şiddet) veya tehdit unsuru bulunmaktadır.

Dolandırıcılık Suçu Şikayet Dilekçesi

İSTANBUL CUMHURİYET BAŞSAVCILIĞINA

MÜŞTEKİ: Ad Soyad (TC Kimlik No)

Adres

VEKİLİ: Av. Ad Soyad

Adres

ŞÜPHELİ: Ad Soyad

Adres

SUÇ TARİHİ: …/…/…

SUÇ: Dolandırıcılık, Hakaret, Tehdit.

KONU: Şüpheli hakkında soruşturma başlatılması ve soruşturma sonucunda kamu davası açılması yönünde karar verilmesi talepli şikayet dilekçesidir.

AÇIKLAMALAR:

1-) Şüpheli ile müvekkil internet üzerinden … sosyal medya hesabından tanışmışlardır. Şüpheli ile müvekkil internet üzerinden konuşarak duygusal bağ oluşturmuş ve yaklaşık 1 yıl boyunca internet üzerinden konuşmuşlardır.

2-) Şüpheli, araç alım satımı konusunda bilgisi olduğunu ve eskiden galericilik ile uğraştığını müvekkile anlatmıştır. Ancak şu anda babasının ağır rahatsız olduğunu ve bu nedenle işini bırakmak zorunda kaldığını belirtmiştir. Şüpheli, müvekkile güven kazandırmak için birkaç defa hediye göndermiş ve borç para da göndermek istemiştir.

3-) Müvekkil, şüpheliye araç almak istediğini ve hangi aracı alacağı konusunda kendisinin yardım edip etmeyeceğini sormuştur. Şüpheli ise müvekkile araç alma konusunda yardımcı olabileceğini ve hatta galerici birçok kişi tanıdığını belirterek yaşadığı ilden aracı alabileceğini belirtmiştir. Bunun üzerine şüpheli, müvekkile birden fazla aracı göndermiş ve müvekkil hangi aracı alacağına karar vermiştir.

4-) Şüpheli ile müvekkil anlaşmış ve müvekkil, parayı gönderdikten sonra şüpheli aracı alacağını, aracı yanına getireceğini belirtmiştir. Müvekkil anlaşma üzerine kredi çekmiş ve krediden çekmiş olduğu parayı şüpheliye göndermiştir. Müvekkil, şüpheliye aracı gönderdikten sonra bir daha haber alamamış ve müvekkili telefon ile sosyal medya hesaplarından engellemiştir.

5-) Müvekkil başka sosyal medya hesaplarından ve telefon numaralarından şüpheliye ulaşmıştır. Ancak şüpheli, müvekkile tehdit ve hakaret dolu sözler sarf etmiştir.

HUKUKİ SEBEPLER: TCK, CMK ve ilgili her türlü mevzuat.

HUKUKİ DELİLLER: Tanık, mesaj kayıtları, banka kayıtları, telefon kayıtları, sosyal medya mesajları ve ilgili her türlü yasal delil.

SONUÇ ve İSTEM: Yukarıda açıklanan nedenlerle şüpheli hakkında soruşturma başlatılması, akabinde kamu davası açılması yönünde karar verilmesini vekaleten talep ederim.

Müşteki Vekili

Av. Ad Soyad

İmza

Dolandırıcılık Suçu İstinaf Dilekçesi

İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİNİN İLGİLİ DAİRESİNE

Gönderilmek Üzere

İSTANBUL ( ). ASLİYE CEZA MAHKEMESİNE

İSTİNAF BAŞVURUSUNDA BULUNAN SANIK: Ad Soyad

MÜDAFİİ: Av. Ad Soyad

MÜŞTEKİ: Ad Soyad

KONU: İstanbul ( ). Asliye Ceza Mahkemesinin …/… Esas …/… Karar sayılı dosyası üzerinden verilen karara karşılık istinaf başvurusu talepli dilekçedir.

AÇIKLAMALAR:

Yerel mahkemenin vermiş olduğu karar hukuka aykırı olduğundan istinaf yoluna başvurulmuştur. Öncelikle sanık müvekkil, müştekinin zararını soruşturma aşamasında gidermek istemiş ancak müşteki kabul etmemiştir. Ancak mahkeme aşamasında müştekinin zararını gidermiştir. Mahkeme tarafından müvekkile verilen cezada, zararın giderilmesi durumu göz ardı edilmiştir. Bu nedenle sanık müvekkil hakkında verilen cezanın yeniden belirlenmesi gerekliliği bulunmaktadır.

Müvekkilin daha önceden hiçbir suç nedeniyle sabıkası olmadığından ve bir daha suç işlemeyeceği durumu nedeniyle müvekkile verilecek cezada alt sınırdan verilmesi gerektiği de göz ardı edilmiştir.

Müvekkil hakkında fazla ceza tayininde bulunmuş ve eksik inceleme ile hüküm kurulmuştur. Yargıtay kararlarındaki kıstaslar da göz önüne alınarak müvekkil hakkında yeniden ceza belirlenmesi talebinde bulunma zarureti doğmuştur.

SONUÇ ve İSTEM: Yukarıda açıklanan ve gerekçelendirilen nedenlerle İstanbul ( ). Asliye Ceza Mahkemesi’nin …/… Esas, …/… Karar sayılı dosyadan verilen kararın kaldırılarak yeniden hüküm tesis edilmesini vekaleten talep ederim.

Sanık Müdafii

Av. Ad Soyad

İmza

Dolandırıcılık ve Nitelikli Dolandırıcılık Suçu Yargıtay Kararları

Sahte Kazı Kazan Bileti Hazırlayan Sanığın Dolandırıcılık Suçundan Yargılanması

Katılan, seyyar olarak milli piyango bayiliği yapmaktadır. Sanık, olay günü katılandan 5 adet kazı kazan bileti almış, aldığı biletlerden 5.000 TL çıktığını söylemiştir. Bunun üzerine katılan ile sanık birlikte bankaya gitmiş ve katılan, sanığa 4.500 TL tutarında ödeme yapmıştır. Katılan ikramiyeli bileti … Milli Piyango Şubesine göndermiş ve şube, biletin sahte olduğunu belirtmiştir. Bunun üzerine katılan, sanığın sahte olarak kazı kazan biletini düzenlemesi nedeniyle sanıktan şikayetçi olmuştur.

Sanık hakkında ağır ceza mahkemesi tarafından parada sahtecilik ve nitelikli dolandırıcılık suçlarından yargılama yapılmıştır. Sanık hakkında mahkumiyet kararı verilmiş, karara karşılık temyiz başvurusunda bulunulmuştur.

Yargıtay, dosya incelemesinde mahkemenin suç vasfında yanıldığını belirtmiştir. Sanığın eyleminin parada sahtecilik suçu oluşturduğunu belirtmiştir. Bu nedenle temyiz itirazları yerinde görülerek mahkemenin kurmuş olduğu hükme karşılık bozma yönünde karar verilmiştir. (Yargıtay 8. Ceza Dairesi 2019/1045 Esas, 2019/5873 Karar)

Sanığın Eyleminin Dolandırıcılık Değil, Zimmet Suçu Olması

Sanık, suçun işlendiği tarihte … Çok Programlı Lisesinde mutemet olarak görevlendirilmiştir. Sanık yaklaşık iki yıllık bir dönemde personel maaşlarından usulsüz olarak kesintiler yapmış ve değişik zamanlarda kesintileri kendi hesabına aktarmıştır. Sanık, kesintileri kendi hesabına mal edinmiştir.

Ağır ceza mahkemesi tarafından sanık hakkında zincirleme olarak basit zimmet suçundan yargılama yapılmıştır. Ancak sanık hakkında değişen suçun vasfına göre dolandırıcılık suçundan beraat, bankayı aracı kılarak işlenen dolandırıcılık suçundan hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararı verilmiştir. Mahkemenin kurmuş olduğu hükme karşılık temyiz başvurusunda bulunulmuştur.

Yargıtay, dosya incelemesinde sanığın mutemet olarak bordro ve liste düzenlemede yetkili olduğu ve kesintileri kendi hesabına aktarılmasını zimmet suçu olarak belirtmiştir. Mahkemenin sanığın eylemine dair suç vasfında yanıldığını ve zincirleme zimmet suçu işlediği gözetilmeden karar verildiğini belirterek hukuka aykırı bulunmuştur. Bu nedenle dolandırıcılık suçundan beraat kararı verilmesi doğru bulunmayarak hükmün bozulması yönünde karar verilmiştir. (Yargıtay 5. Ceza Dairesi 2015/1197 Esas, 2019/4706 Karar)

Resmi Belgede Sahtecilik ve Dolandırıcılık Suçlarının Birlikte İşlenmesi

Katılan iş kurmak istemiş ve sanık ile internet üzerinden tanışmıştır. Sanık, arkadaşı olan diğer sanığın pideci dükkanının olduğunu ve oranın devralarak birlikte işletebileceklerini söylemiştir. Bunun üzerine sanıklar ile katılan bahsedilen pideci dükkanının önünde buluşmuşlardır. Katılan, dükkanı beğenmiş ve sanıklarla 10.000 TL’ye anlaşmışlardır. Katılan bir kısmı dolar olmak üzere toplam karşılığı gelen 3000 TL’yi elden vermiş, kalan 4.000 TL için senet imzalanmıştır.

Katılanın para verdiği günden iki gün sonra sanık, katılanı aramış ve cenazesi olduğunu söyleyerek acele olarak 500 TL gerektiğini söylemiştir. Katılan, 500 TL’yi gönderdikten sonra dükkan kiralamaktan vazgeçmiş ve ödemiş olduğu paranın iadesini istemiştir. Katılana verilen bonoda da sanık TC Kimlik numara ile soy ismini yanlış yazarak sahte bono düzenlemiştir.

Sanıklar hakkında dolandırıcılık ve resmi belgede sahtecilik suçlarından asliye ceza mahkemesi tarafından yargılama yapılmıştır. Sanık hakkında mahkumiyet kararı verilmiş, karara karşılık temyiz başvurusunda bulunulmuştur.

Yargıtay, dosya incelemesinde sanığın üzerine atılı suçları işlediğinin tespitinde ve delillerin değerlendirilmesinde bir yanlışlık görmemiştir. Sanık, katılandan farklı bahaneler ile iki defa para almıştır. Bu nedenle zincirleme olarak menfaat temininde bulunmuştur. Ancak aleyhe temyiz olmadığından bozma nedeni yapılmamıştır. Tüm bu nedenlerle mahkemenin kararına karşılık onama yönünde karar verilmiştir. (Yargıtay 15. Ceza Dairesi 2017/9223 Esas, 2019/4473 Karar)

Mail-Order Dolandırıcılığı

Sanık, … isimli sigorta şirketinin başka bir sigorta şirketine devredilmesi nedeniyle acente ilişkisi kesilmiştir. Ancak acente ilişkisi bitmesine rağmen sanık, eski müşterisini arayarak süresi dolan sigorta poliçesini yenileyeceğini söylemiştir. Sanık, müşterinin sigorta yenileme bedelini kredi kartı bilgilerini isteyerek çekmiştir. Sanık kredi kartına dair bilgileri aldıktan sonra mail-order yöntemi ile başka müşterilerden kaynaklanan kendi şahsi borçlarına karşılık ödeme yapılmıştır.

Sanık hakkında asliye ceza mahkemesi tarafından dolandırıcılık suçundan yargılama yapılmıştır. Sanık hakkında beraat kararı verilmiş, beraat kararına karşılık mahalli Cumhuriyet savcısı tarafından temyiz başvurusunda bulunulmuştur.

Yargıtay, dosya incelemesinde kredi kartı bilgileriyle müştekinin rızasına aykırı olarak kendi şahsi borcunu ödemek için para çektiği tespit edilmiştir. Sanığın eyleminin banka veya kredi kartını kötüye kullanma suçunu oluşturduğu belirtilmiştir. Mahkeme, sanığın eylemine dair suç vasfında yanılmıştır. Sanığın banka veya kredi kartı kullanma suçundan ceza alması yerine dolandırıcılık suçundan beraat alması doğru bulunmamıştır. (Yargıtay 15. Ceza Dairesi 2017/9374 Esas, 2019/4474 Karar)

Dolandırıcılık Suçundan Beraat

Sanık, katılanın baldızının damadıdır. Sanık, katılana güven sağlamak için önceleri borç para almış ve ödemesini de yapmıştır. Olayın olduğu zamanlar sanık, ilk önce diğer sanıkla birlikte katılana otel sahibi olarak kendisini tanıtmıştır. Sanık otelde tadilat yapacağı kişi olarak kendisini tanıttırmış, iki seferde toplamda katılandan 62.000 TL alarak ortadan kaybolmuştur.

Sanık hakkında dolandırıcılık suçundan asliye ceza mahkemesi tarafından yargılanmıştır. Sanık hakkında beraat kararı verilmiş, karara karşılık temyiz başvurusunda bulunmuştur.

Yargıtay, dosya incelemesinde sanığın eylemindeki dolandırıcılık suçunun suçun işlendiği tarihten sonra yürürlüğe girmesinden sonra uzlaşma kapsamına girdiğini belirtmiştir. Uzlaştırma kapsamında olan dolandırıcılık suçundan mahkumiyet yerine beraat kararı verilmesini doğru bulmamıştır. Tüm bu nedenlerle mahkemenin vermiş olduğu karara karşılık bozma kararı verilmiştir. (Yargıtay 15. Ceza Dairesi 2017/9400 Esas, 2019/4511 Karar)

Nitelikli Dolandırıcılık Suçundan Beraat

Sanık, sağlık güvencesi bulunmadığından ve hamile olduğundan tanığa ait olan sağlık karnesini kullanarak … Devlet Hastanesi’nde doğum işlemi gerçekleştirilmiştir. Sanık hakkında nitelikli dolandırıcılıktan ağır ceza mahkemesi tarafından yargılama yapılmıştır. Sanık hakkında beraat kararı verilmiş, karara karşılık katılan vekili tarafından temyiz başvurusunda bulunulmuştur.

Yargıtay, dosya incelemesinde sanık hakkında verilen beraat kararında isabetsizlik bulmamıştır. Mahkemenin delil takdiri ve kanaati yerinde görülerek kararına karşılık onama kararı vermiştir. (Yargıtay 15. Ceza Dairesi 2017/26472 Esas, 2019/4585 Karar)

Dolandırıcılık ve Sahtecilik Suçlarının Birlikte İşlenmesi

Sanık, katılanın iş yerinden cep telefonu almak istemiştir. Ancak katılan, cep telefonu satın alması için kefil istemiştir. Bunun üzerine memur olarak çalışan ve doktor olan katılanın kimlik bilgileri ile nüfus cüzdan fotokopisini kullanarak katılanı kefil olarak göstermiştir. Sanık, katılanın adına imza atarak senet oluşturmuştur.

Sanık hakkında dolandırıcılık ve sahtecilik suçlarından asliye ceza mahkemesi tarafından yargılama yapılmıştır. Sanık hakkında mahkumiyet kararı verilmiş, sanık tarafından karara karşılık temyiz başvurusunda bulunulmuştur.

Yargıtay, sanık hakkında kurulan hükümde hukuka aykırılık görmemiş ve delillerin takdirinde isabetsiz olmadığını belirtmiştir. Mahkemenin hüküm kurarken eksik inceleme ile hüküm kurduğuna ilişkin temyiz itirazının reddine karar vererek mahkeme kararının onanmasına karar vermiştir. (Yargıtay 15. Ceza Dairesi 2017/9320 Esas, 2019/4497 Karar)

Bonoda Kefil Yerine İmza Atılan Kişiye Karşılık Dolandırıcılık Suçu İşlediğine Dair İddiada Bulunma

Sanık, galericilik yapan katılandan satın aldığı araçlar karşılığında 30.000 TL bedelli bono vermiştir. Bono düzenlemesinde, kendisini borçlu, katılanı alacaklı ve sanığın eşi olarak tanığı kefil olarak göstermiştir. Sanık, bonoda kefil olarak gösterdiği eşinin imzasını taklit ederek bonoyu oluşturmuştur. Katılan, bononun ödenmemesi üzerine icra takibi başlatmış ve tanık, imza itirazında bulunmuştur. Bunun üzerine alınan bilirkişi raporuna göre imzanın tanığa ait olmadığı belirlenmiştir.

Sanık hakkında asliye ceza mahkemesi tarafından dolandırıcılık suçundan yargılama yapılmıştır. Sanık hakkında beraat kararı verilmiş, karara karşılık katılan vekili tarafından temyiz başvurusunda bulunulmuştur.

Yargıtay, dosya incelemesinde mahkemenin vermiş olduğu karar gerekçesinde sanığın bonoyu önceden borcuna karşılık vermesi nedeniyle dolandırıcılık suçunun unsurlarının oluşmadığını belirtmiştir. Verilen beraat kararı hukuka uygun bulunarak mahkeme kararına karşılık onama yönünde karar verilmiştir. (Yargıtay 15. Ceza Dairesi 2017/8856 Esas, 2019/4611 Karar)

Sahte Çek Düzenleyen Sanığın Nitelikli Dolandırıcılık Suçu İşlemesi

Sanık, tarım ürünleri ile ilgili bir şirkette yetkili müdür olarak çalışmaktadır. Sanık, katılanın sahip olduğu şirketten 18 ton kepek almış, almış olduğu kepek karşılığında 8.500 TL bedelli sahte çek keşide edilmiştir.

Sanık hakkında nitelikli dolandırıcılık ve resmi belgede sahtecilik suçlarından yargılama yapılmıştır. Sanık, savunmasında çeki başka bir kişiden aldığını ve bu kişinin ismi ile kimlik bilgilerini vermiştir. Ancak bahsedilen şahsa ilişkin yalnızca fatura sunmuş ve şahsa ulaşılamamıştır. Sanık hakkında beraat kararı verilmiş, karara karşılık temyiz başvurusunda bulunulmuştur.

Yargıtay, dosya incelemesinde, sanığın ismini belirtmiş olduğu kimseden çeki aldığını belirttiğini ancak çeki ne şekilde aldığını delillendiremediğini belirtmiştir. Bu nedenden ötürü de suça konu olan çekin sahte olduğunun tespiti karşısında sanık hakkında mahkumiyet kararı verilmesi gerektiğini belirtmiştir. Tüm bu nedenden ötürü sanık hakkında verilen beraat kararı kanuna aykırı bulunarak karara karşılık bozma yönünde karar verilmiştir. (Yargıtay 15. Ceza Dairesi 2017/4072 Esas, 2019/4610 Karar)

Dolandırıcılığa Teşebbüs Eden Sanık Hakkında Mahkumiyet Kararı Verilmesi

Sanık, katılanın bilgisi olmadan katılanın kimlik bilgilerini kullanmıştır. Sanık, mahalle muhtarlığından kendi fotoğrafı yapıştırılmış şekilde sahte yerleşim belgesi düzenletilmiş ve bu belge ile nüfus müdürlüğüne giderek kendi fotoğrafı yapıştırılmış sahte nüfus cüzdanı almıştır. Bütün bu belgeler ile sanık, bankadan 10.000 TL’lik kredi başvurusunda bulunmuştur. Ancak yetkililer durumu fark edince kredi ödemesi yapılmamıştır.

Sanık hakkında nitelikli dolandırıcılık ve resmi belgede sahtecilik suçlarından ağır ceza mahkemesinde yargılama yapılmıştır. Sanık hakkında mahkumiyet kararı verilmiş, karar sanık tarafından temyiz edilmiştir.

Yargıtay, dosya incelemesinde, mahkemenin sanık hakkında iğfal yeteneğinin mahkemece olup olmadığının incelemesi yapılmadığını tespit etmiştir. Bunun yanında nitelikli dolandırıcılıktan kurulan hükümde kanun maddesi gösterilmeden hüküm kurulması maddi hata olarak değerlendirilmiştir. Ancak sanık hakkında verilen ceza değişmeyeceğinden onama kararı verilmiştir. (Yargıtay 15. Ceza Dairesi 2017/3978 Esas, 2019/4485 Karar)

Kendini Polis Olarak Tanıtıp Para İsteyen Sanığın Dolandırıcılık Suçu İşlemesi

Olayın olduğu gün sanık, katılanı aramış ve kendisini polis olarak tanıtmıştır. Sanık, katılandan para almak için polis olarak kendisini tanıtmıştır.

Sanık hakkında dolandırıcılık suçundan asliye ceza mahkemesi tarafından yargılama yapılmıştır. Sanık hakkında beraat kararı verilmiş, karara karşılık temyiz başvurusunda bulunulmuştur.

Yargıtay, dosya incelemesinde sanığın eyleminin nitelikli dolandırıcılık fiili olduğunu belirtmiştir. Bu nedenle sanık hakkında yapılacak olan yargılamada görevli mahkemenin asliye ceza mahkemesi olmadığı ve ağır ceza mahkemesi olduğu belirtilmiştir. Bu nedenle temyiz itirazları kabul edilerek mahkemenin vermiş olduğu karara karşılık bozma yönünde karar verilmiştir. (Yargıtay 15. Ceza Dairesi 2017/9089 Esas, 2019/4489 Karar)

Babasından Yetim Maaşını Almak İçin Danışıklı Olarak Boşanan Sanığın Nitelikli Dolandırıcılık Suçu İşlemesi

Sanık, babasının vefat etmesinin ardından yetim maaşını almak için muvazaalı (danışıklı) olarak boşanmıştır. Taraflar her ne kadar boşanmış olsa da aynı evde birlikte yaşamaya başlamıştır. Sosyal güvenlikten yetim maaşı alması ve haksız menfaat temin etmesi nedeniyle haklarında şikayet yoluna gidilmiştir.

Sanık hakkında nitelikli dolandırıcılık suçundan ağır ceza mahkemesinde yargılama yapılmıştır. Sanık hakkında beraat kararı verilmiş, karara karşılık temyiz başvurusunda bulunulmuştur.

Yargıtay, dosya incelemesinde sanıklar hakkında verilen beraat kararına ilişkin isabetsizlik olmadığını belirtmiştir. Mahkemenin delil değerlendirmesi, mahkemenin kanaat ve takdiri yasaya aykırı bulunmamıştır. Tüm bu nedenlerle mahkemenin vermiş olduğu karara karşılık beraat kararı verilmiştir. (Yargıtay 15. Ceza Dairesi 2017/27792 Esas, 2019/4605 Karar)

Sahte Çek Düzenleyen Sanık Hakkında Mahkumiyet Kararı

Sanık, katılandan 10.200,00 TL değerinde poşet almıştır. Temyiz dışı sanık tarafından 7.500 TL değerinde olan çalıntı çeki diğer sanığa vermiştir. Sanık, katılandan yeniden poşet almış ve başka çalıntı olan 5.980,00 TL değerinde olan çalıntı çekin katılana vermiştir. Katılan, çekin sahte olduğunu anlayınca sanıkların yakalanması için poşet satacağını söylemiş, sanık 5.200 TL değerinde olan çeki verirken sanık yakalanmıştır.

Sanık hakkında dolandırıcılık ve sahtecilik suçlarından ağır ceza mahkemesi tarafından yargılama yapılmıştır. Sanık hakkında mahkumiyet kararı verilmiş, karara karşılık temyiz başvurusunda bulunulmuştur.

Yargıtay, mahkemenin kararında isabetsizlik bulmamıştır. Bu nedenle mahkemenin kararına karşılık onama kararı vermiştir. (Yargıtay 15. Ceza Dairesi 2017/4118 Esas, 2019/4492 Karar)

Dolandırıcılık Suçundan Verilen Beraat Kararına Karşılık Onama Kararı Verilmesi

Katılan, … Vakfı yöneticisi olan sanığa vakıf adına bakımevi kurması için annesi adına olan arsayı devretmiştir. Vakfın yönetim kurulu üyeleri olan sanıklar da tarlayı sanığa sattığını belirtmiştir. Bunun üzerine sanıklar hakkında şikayetçi olunmuştur.

Sanık hakkında dolandırıcılık suçundan ağır ceza mahkemesi tarafından yargılama yapılmıştır. Sanıklar, dosyaya konu olan taşınmaz üzerinde imar ve iskan bulunmaması nedeniyle sattığını belirterek üzerine atılı suçlamayı kabul etmemişlerdir. Sanıklar hakkında beraat kararı verilmiş, katılan vekili tarafından beraat kararına karşılık temyiz başvurusunda bulunulmuştur.

Yargıtay, dosya incelemesinde mahkemenin vermiş olduğu kararda isabetsizlik olmadığını tespit etmiştir. Tüm bu nedenlerle mahkemenin kararına karşılık onama kararı verilmiştir. (Yargıtay 15. Ceza Dairesi 2017/4142 Esas, 2019/4493 Karar)

Dolandırıcılık Suçunun Birden Fazla Kişi ile Birlikte İşlenmesi

Sanık, arkadaşı olan diğer sanık ile birlikte müştekinin dükkanına gitmiştir. Müştekiye battaniye almak istediğini söyleyen sanıklar, bir battaniye beğenmiş ve fiyatının 5 TL olduğunu öğrenince satın almaya karar vermişlerdir. Sanıklardan birisi müştekiye 100 TL uzatmış, müşteki para üstü olan 95 TL’yi sanığa vermiştir. Ancak sanık battaniye almaktan vazgeçtiğini söyleyerek para üstü olan 95 TL’yi iade eder gibi yapmıştır. Diğer sanık, müştekiyi konuşarak oyalamış ve battaniye almak için 50 TL vermiştir. Bu karışıklıktan yararlanarak para üstü 95 TL’yi iade etmemiş ve 100 TL ile birlikte iş yerinden ayrılmıştır.

Sanık hakkında dolandırıcılık suçundan asliye ceza mahkemesi tarafından yargılama yapılmıştır. Sanık hakkında mahkumiyet kararı verilmiş, karara karşılık temyiz başvurusunda bulunulmuştur.

Yargıtay, dosya incelemesinde, mahkemenin kararında yasaya aykırılık tespiti olmadığını belirtmiştir. Bu nedenle yerinde olan bir karar olduğunu belirterek mahkemenin kararına karşılık onama kararı vermiştir. (Yargıtay 15. Ceza Dairesi 2018/9138 Esas, 2019/4591 Karar)

Nitelikli Dolandırıcılık Suçundan Verilen Beraat Kararına Karşılık Onama Kararı Verilmesi

Sanık, … Bakım Merkezi’nin ortağı olup diğer sanık ise hasta bakıcı olarak çalışmaktadır. Sanık ile hastanenin ortağı olan sanıklar birlikte hareket ederek raporda sahtecilik yaptığı iddia edilmiştir. Müştekinin kendi bakım merkezinde tedavi görmesini sağlamak amacıyla hastaneden tanı olarak “orta evre demans” ibaresi konulduğu iddia edilmiştir.

Sanıklar hakkında nitelikli dolandırıcılık ve resmi belgede sahtecilik suçlarından yargılama yapılmıştır. Sanıklar hakkında sanıklar tarafından suçun işlendiğine dair delil bulunmadığından beraat kararı verilmiş, karara karşılık temyiz başvurusunda bulunulmuştur.

Yargıtay, dosya incelemesinde, iddia edilen olayda sanıkların savunması ile birlikte yapılan değerlendirmede beraat kararında isabetsizlik görülmediği belirtilmiştir. Tüm bu nedenlerle mahkemenin kararına karşılık onama kararı verilmiştir. (Yargıtay 15. Ceza Dairesi 2017/4066 Esas, 2019/4588 Karar)

Araç Aldırmak için Kredi Çektiren ve Parasını Alan Sanığın Dolandırıcılık Suçu İşlemesi

Sanık, katılanla internetten tanışmış ve katılana araç alım satımı için güven vermiştir. Sanık, katılana uygun bir araç bulacağını söyleyerek kredi çektirmiştir. Sanık, katılanın kredi çekerek aldığı 3.350 TL’yi almıştır. Katılan, sanıktan parayı geri istemiş ancak sanık, katılana hakaret dolu mesajlar atmıştır.

Sanık hakkında dolandırıcılık ve hakaret suçlarından asliye ceza mahkemesi tarafından yargılama yapılmıştır. Sanık hakkında mahkumiyet kararı verilmiş ve temyiz başvurusunda bulunulmuştur.

Yargıtay, dosya incelemesinde, mahkemenin kararında bir isabetsizlik olmadığını belirtmiştir. Tüm bu nedenlerle sanığın suçu işlemediğine dair temyiz itirazı kabul edilmemiş ve mahkeme kararına karşılık onama kararı verilmiştir. (Yargıtay 15. Ceza Dairesi 2019/1697 Esas, 2019/4514 Karar)

Dolandırıcılık ve Şantaj Suçunun Birlikte İşlenmesi

Sanık, bir internet sitesi üzerinden ilan metni ve sanal dedektiflik hizmeti altında müştekiler, mağdurlar ve katılanlara mail atmıştır. Sanık, mailinde geriye dönük olarak dinleme, iletişimin tespiti ya da kaybolan yakınlarının telefonlarının tespiti için sahte isimle belirtilen hesap numaralarına para yatırmasını sağlamıştır. Müştekilerden birisine ise parayı vermez ise eşine mesajları vereceğini söyleyerek şantajda bulunduğu iddiası ile şikayetçi olunmuştur.

Sanık hakkında dolandırıcılık ve şantaj suçlarından ağır ceza mahkemesi tarafından yargılama yapılmıştır. Sanık hakkında mahkumiyet kararı verilmiş, karara karşılık sanık müdafii tarafından temyiz başvurusunda bulunulmuştur.

Yargıtay, dosya incelemesinde mahkemenin kararında isabetsizlik olmadığını belirtmiştir. Mahkemenin delil değerlendirmesi ve kanaat takdirinde kanuna aykırılık olmadığı tespit edilmiştir. Tüm bu nedenlerle mahkemenin vermiş olduğu karara karşılık onama kararı vermiştir. (Yargıtay 15. Ceza Dairesi 2017/24451 Esas, 2019/4513 Karar)

Dolandırıcılık Suçundan Değil, Hırsızlık Suçundan Yargılanması Gerektiği

Sanık ile müşteki bir iş yerinde tanışmış ve birlikte alkol almışlardır. Sanık ile müşteki iş yerinden ayrılmış, sanık, müştekiye ait olan aracı kendisi kullanmak istediğini söylemiştir. Müşteki, sanığa kullanması için aracını vermiş ve sanık, yolda müştekiden kola almasını istemiştir. Sanık, müşteki araçtan indikten sonra sanık araçla ayrılmıştır. Araç, sanığın kullanımdayken bulunmuştur.

Sanık hakkında asliye ceza mahkemesi tarafından dolandırıcılık suçundan yargılama yapılmıştır. Sanık hakkında mahkumiyet kararına karşılık sanık müdafii tarafından temyiz başvurusunda bulunulmuştur.

Yargıtay, mahkemenin sanığın eylemini vasıflandırmasında yanıldığını belirtmiştir. Sanık, sanığın eyleminin hırsızlık suçu oluşturduğunu belirtmiştir. Bu nedenle sanığın temyiz itirazları kabul edilerek mahkemenin kararına karşılık bozma yönünde karar verilmiştir. (Yargıtay 15. Ceza Dairesi 2019/2063 Esas, 2019/4326 Karar)

İştirak Halinde Dolandırıcılık Suçunun İşlenmesi

Sanık, katılanın aracını alışveriş merkezi önünde görmüş ve aracın satılık olduğunu araçtaki yazıdan öğrenmiştir. Sanık, katılanın aracının ne kadar olduğunu sormuş ve eşine araç alacağını söyleyerek resmi olmadan 12.000 TL bedel üzerinden anlaşmışlardır. Sanık ile katılan resmi işlemler için ertesi gün anlamış ve galerici olan diğer sanığın iş yerine gitmişlerdir. Sanık, katılanın haberi olmadan sanığa 8.500 TL’ye satmıştır. Katılanın üzerine kayıtlı vekalet ile sanığa satmış ve teslim etmiştir. Sanık, araç satış bedelini oyalayarak vermemiş ve hukuki görüntü vermek amacıyla el yazısı ile 11.800 TL senet vermiştir.

Sanıklar hakkında dolandırıcılık suçundan asliye ceza mahkemesi tarafından yargılama yapılmıştır. Sanıklar savunmasında üzerine atılı suçu işlemediğini belirtmiştir. Sanıklar hakkında beraat kararı verilmiş, karara karşılık katılan tarafından temyiz başvurusunda bulunulmuştur.

Yargıtay, dosya incelemesinde, sanıkların istikrarlı bir şekilde savunmada bulunduğunu, katılanın objektif bir delile dayanmayan soyut iddiası olduğunu tespit etmiştir. Sanıkların iştirak ettiğine ilişkin delil bulunmadığı ve taraflar arasındaki sorunun hukuk muhakemelerinde çözümünün mümkün olduğu anlaşılmıştır. Mahkemenin vermiş olduğu beraat kararı hukuka uygun bulunmuştur.

Tüm bu nedenlerle mahkemenin kararına karşılık onama yönünde karar verilmiştir. Ancak sanıklardan birisi hakkında verilen beraat kararı hukuka uygun bulunmamıştır. Dolandırıcılık suçuna dair oto satış sözleşmesi ve tüm dosya kapsamı ile mahkumiyet kararı verilmesi gerektiği belirtilmiştir. Bu nedenle bu sanık adına beraat kararı verilmesi doğru bulunmadığından karara karşılık bozma kararı verilmiştir. (Yargıtay 15. Ceza Dairesi 2017/8490 Esas, 2019/4273 Karar)

Araçlara Konan Haczin Kaldırılması İçin Sahte Haciz Kaldırma Yazısı Düzenlenmesi

Katılan, sanığın galeri şirketi aleyhine icra takibi başlatmıştır. Katılan, şirkete ait çok sayıda araca haciz şerhi koymuştur. Diğer sanıklar ise katılanın iş yerine giderek icra takibi üzerinden koyduğu hacizlerin kaldırılması için tehditte bulunmuştur. Bunun yanında sanıklar, katılanın avukatının ofisine gidip katılanı tehdit ettiği gibi tehdit etmişlerdir. Sanık, icra takibinin yürütüldüğü müdürlüğe giderek haczin fekkine dair sahte müzekkereleri sanığa vermiş ve araç üzerindeki haciz şerhlerinin kaldırılması için ilgili büro amirliklerine gitmiş ve haciz şerhlerini kaldırtmıştır. Hacizlerin kaldırılmasından sonra araçların çoğu başka bir kimseye devredilmiştir.

Sanıklar hakkında nitelikli dolandırıcılık ve resmi belgede sahtecilik suçlarından ağır ceza mahkemesi tarafından yargılama yapılmıştır. Bir sanık adına resmi belgede sahtecilik suçundan mahkumiyet, diğer sanıklar adına beraat kararı verilmiştir. Karara karşılık temyiz başvurusunda bulunulmuştur.

Yargıtay, dosya incelemesinde haciz kaldırma talepli dilekçesi üzerindeki yazı ve imza karşılaştırılması yapılmadan karar verildiğini tespit etmiştir. Bu nedenle mahkemenin karar vermesinde hukuki durum ve tayininde eksik araştırma yapıldığı belirtilerek bozma yönünde karar verilmiştir. (Yargıtay 15. Ceza Dairesi 2019/291 Esas, 2019/4271 Karar)

Dolandırıcılık Değil, Hizmet Nedeniyle Güveni Kötüye Kullanma Suçunu Oluşturması

Sanık, katılanın şirketinde işçi olarak çalışmaktadır. Sanık, katılandan daha fazla prim almak için katılanın firmasına yönelik reklamları gazetede ücretsiz yayınlatabileceğini söylemiştir. Sanığın teklifini ücretsiz olduğundan kabul etmiştir. Sanık, ücretli reklam almış gibi reklam sözleşmesi düzenleyip gazeteye verdiği ve ilanların gazetede yayınlanmasını sağladığına dair fatura gönderildiği iddia edilmiştir.

Asliye ceza mahkemesi tarafından sanık hakkında dolandırıcılık ve özel belgede sahtecilik suçlarından yargılama yapılmıştır. Sanık hakkında her iki suçtan mahkumiyet kararı verilmiştir.

Yargıtay, dosya incelemesinde sanığın eyleminin şirkete karşı işlenmiş olduğunu belirtmiştir. Bu nedenle sanığın eyleminin şirket zarar gördüğünden hizmet nedeniyle güveni kötüye kullanma suçunu oluşturduğunu belirterek mahkemenin suç vasfında yanıldığını eklemiştir. Ayrıca sanığın aldatma yeteneğinin bulunup bulunmadığına dair tespitinin yapılmadan karar verilmesi nedeniyle mahkemenin eksik inceleme ile hüküm kurduğunu belirtmiştir. Tüm bu nedenlerle sanık hakkında kurulan hükme karşılık bozma yönünde karar verilmiştir. (Yargıtay 15. Ceza Dairesi 2017/8047 Esas, 2019/4270 Karar)

Sahte Rapora Aslı Gibidir Yaptığı İddia Edilmesi ile Dolandırıcılık Suçu İşlenmesi

Sanık, olayın olduğu tarihlerde … Eczanesi’nin sahibi ve mesul müdürüdür. Sanık, katılan olan kuruma bir kişi adına yazılan reçeteyi ve ekinde bulunan aslı gibidir yapılan … Üniversitesi tarafından düzenlenen raporun ve başak üniversiteden düzenlenen, başka biri adına yazılan reçete ekinde düzenlenen raporun sahte olduğu ortaya çıkmıştır. Söz konusu reçeteler nedeniyle katılan kurum, sanığa ödeme yapmıştır.

Sanık hakkında nitelikli dolandırıcılık ve resmi belgede sahtecilik suçlarından ağır ceza mahkemesi tarafından yargılama yapılmıştır. Sanık hakkında beraat kararı verilmiş, karara karşılık temyiz başvurusunda bulunulmuştur.

Yargıtay, dosya incelemesinde sahte olduğunu bilerek aslı gibidir yaptığına dair kesin ve net bir durum olmadığını, mahkemenin kabulünde isabetsizlik olmadığını belirtmiştir. Bu nedenle mahkemenin kararına karşılık onama yönünde karar verilmiştir. (Yargıtay 15. Ceza Dairesi 2017/30169 Esas, 2019/4265 Karar)

Sanığın Mahkumiyet Kararına Karşılık Başvurduğu Temyiz Başvurusunun Ret Kararı

Sanık, olayın olduğu gün tarım kredisi almak için ilgili bankanın şubesine gitmiştir. Sanık bankaya katılanla birlikte girmiş, banka görevlilerine karşılık katılanın oğlu olduğu intibahını uyandırmıştır. Sanık, katılanın belgeleri imzaladıktan sonra katılanın bankanın ortasındaki koltuklara oturmasını sağlamıştır. Sanık, banka görevlisinden 2.500 TL parayı aldıktan sonra katılana kimlik fotokopi çektirmesi gerektiğine ikna etmiştir. Katılan fotokopi için gittiğinde sanık ortadan kaybolmuştur.

Sanık hakkında dolandırıcılık suçundan yargılama yapılmıştır. Asliye ceza mahkemesi tarafından sanık hakkında mahkumiyet kararı verilmiş, karara karşılık hem katılan vekilleri hem de sanık tarafından temyiz başvurusunda bulunulmuştur.

Yargıtay, dosya incelemesinde mahkemenin kararında bir isabetsizlik bulmamıştır. Sanık adına kurulan hükmün hukuka aykırı olmadığı ve temyiz itirazının reddedilmesi gerektiğini belirtmiştir. Tüm bu nedenlerle mahkemenin kararına karşılık onama yönünde karar verilmiştir. (Yargıtay 15. Ceza Dairesi 2018/2737 Esas, 2019/4269 Karar)

Maliye Bütçe Şubesi Görevlilerinin Haksız Kazanç Elde Ederek Nitelikli Dolandırıcılık Suçu İşlemesi

Sanıklar, olayın olduğu tarihlerde … Komutanlığında maliye bütçe şubesinde görevli olarak çalışmaktadırlar. Sanıklar iki senelik dönemde personel maaş bordroları üzerinden oynama yapmışlardır. Sanıklar bekar olan veya eşi çalışan personele aile yardımı, çocuğu olmayan personele çocuk yardımı, bölük ve tabur komutanı olmayan personele bölük ve tabur komutanı tazminatı, paraşütçü olmayan personele paraşüt tazminatı hesaplayarak yan ödeme puanlarını hesaplamış tazminat tutarlarını artırmışlardır. Bu şekilde hazırlamış oldukları listeyi banka şubesine vermişlerdir. Bankaya yazılan talimat ile kendi banka hesabına havale gerçekleştirilmesi gerektiği belirtilmiştir. Toplamda 247,528,19 TL haksız kazanç elde edildiği iddiasında bulunulmuştur.

Sanıklar hakkında nitelikli dolandırıcılık suçundan ağır ceza mahkemesi tarafından yargılama yapılmıştır. Sanıklar hakkında mahkumiyet kararı verilmiş, sanık müdafileri tarafından temyiz başvurusunda bulunulmuştur.

Yargıtay, dosya incelemesinde, mahkumiyet hükmüne ilişkin isabetsizlik görmemiştir. Ancak adli para cezası tayininde tespit edilecek temel gün, suçtan elde edilen haksız menfaatin iki katından az olmayacak şekilde asgari ve miktara yükseltilerek belirlenecek gün sayısı üzerinden arttırma ve eksilme yapıldıktan sonra ortaya çıkan sonuç gün sayısında miktarın takdir edilmesi gerektiği belirtilmiştir. Fakat söz konusu durum bozma nedeni sayılmadığından mahkemenin kararına karşılık onama kararı verilmiştir. (Yargıtay 15. Ceza Dairesi 2018/8412 Esas, 2019/4254 Karar)

Markete Giden Sanıkların Hile ile İki Defa Para Üstü Almasıyla Dolandırıcılık Suçunu İşlemesi

Sanıklar, suçun işlendiği tarihte müştekinin iş yerine gelmiştir. Sanıklardan birisi marketten cips almış, kasada müştekiye 100 TL vermiştir. Sanık, müştekiye para üstü teslim etmiş, ancak o esnada sanık raftan çikolata seçerek müştekiye fiyat sormuştur. Bunun üzerine sanık cipsi almaktan vazgeçtiğini, parasını iade etmesini istediğini söyleyerek müştekiye 20 TL uzatmış ve müşteki, sanığa 17 TL vermiştir. Sanık cipsi vermiş, para üstü olan 95 TL’yi de geri almıştır. Sanık, 2 adet çikolata ile kasaya gelmiş ve 20 TL uzatmıştır. Müşteki para üstü olarak 17 TL vermiştir. Sanık, para üstünü neden vermediğini söyleyerek yeniden para üstü vermesini istemiştir. Bunun üzerine müştekiden sanıklar toplamda 195 TL alarak haksız menfaat elde etmiştir.

Sanıklar hakkında dolandırıcılık suçundan asliye ceza mahkemesi tarafından yargılama yapılmıştır. Sanıklar hakkında beraat kararı verilmiş, karara karşılık temyiz başvurusunda bulunulmuştur.

Yargıtay, dosya incelemesinde sanıkların kaçamaklı savunmada bulunduğunu, müştekinin iş yerindeki güvenlik kamera görüntülerinden ve teşhis tutanaklarından sanıkların mahkumiyetine karar verilmesi gerektiğini belirtmiştir. Bu nedenle sanıklar adına verilen beraat kararı doğru bulunmayarak mahkemenin kararına karşılık temyiz başvurusunda bulunulmuştur. (Yargıtay 15. Ceza Dairesi 2017/9738 Esas, 2019/4260 Karar)

Dolandırıcılık ve İftira Suçu

Sanık, olayın olduğu tarihte katılan aramış ve kendisini binbaşı olarak tanıtmıştır. Sanık, katılana 700 adet erbaş için soyunma dolabı yaptıracağını ve bu nedenle sigorta bedeli olan 688 ve 318 TL para istediğini söylemiştir. Katılan, sanığı hesabına bu parayı göndermiştir.

Sanık hakkında asliye ceza mahkemesi tarafından iftira ve dolandırıcılık suçlarından yargılama yapılmıştır. Sanık savunmasında söz konusu kredi kartı ile telefon hattını yeğeninin kullandığını ve belirtmiştir. Sanık hakkında mahkumiyet kararı verilmiş, karara karşılık sanık tarafından temyiz başvurusunda bulunulmuştur.

Yargıtay, nitelikli dolandırıcılık suçunda görevli mahkemenin ağır ceza mahkemesi olduğunu belirtmiştir. Mahkemenin görevli mahkemenin ağır ceza mahkemesi olduğunu belirterek görevsizlik kararı vermesi gerekirken hüküm kurulması doğru bulunmamıştır. Bu nedenle mahkemenin kararına karşılık yapılan temyiz itirazı kabul edilmiş, bozma yönünde karar verilmiştir. (Yargıtay 15. Ceza Dairesi 2017/9671 Esas, 2019/4261 Karar)

Kamu Kurumunun Araç Olarak Kullanılması Suretiyle Dolandırıcılık

Sanık, katılanla olan tanışmasında … Madeni Yağ Ürünleri yetkilisi olarak başka bir isimde tanıtmıştır. Sanık, böyle bir firma olmadığı halde firmaya ilişkin vergi levhasının fotokopisini katılana ibraz etmiş ve ucuz mazot satabileceği konusunda katılanı aldatmıştır. Sanık, katılanı aldatmış ve 120 ton kırsal motorin alma konusunda katılan ile anlaşmıştır. Akaryakıt bedeli olarak kendisinden 156.000 TL almış ve firma adına makbuz ve protokol düzenlemiştir. Sanık, akaryakıt vermeden ortadan kaybolmuştur.

Sanık hakkında dolandırıcılık ve özel belgede sahtecilik suçlarından yargılama yapılmıştır. Sanık hakkında mahkumiyet kararı verilmiş, karara karşılık temyiz başvurusunda bulunulmuştur.

Yargıtay, dosya incelemesinde sanığın sahte vergi levhası düzenleyerek menfaat temin ettiği iddiasının kamu kurumunun araç olarak kullanılması suretiyle dolandırıcılık suçunu oluşturup oluşturmayacağının değerlendirmesinde görevli mahkemenin ağır ceza mahkemesi olduğunu belirtmiştir. Bu nedenle mahkemenin görevsizlik kararı vererek görevli mahkemenin ağır ceza mahkemesi olduğuna dair hüküm kurulması gerektiğini eklemiştir. Bu nedenle mahkeme tarafından kurulan hükme karşılık bozma yönünde karar verilmiştir. (Yargıtay 15. Ceza Dairesi 2017/8774 Esas, 2019/4288 Karar)

Nitelikli Dolandırıcılık ve Resmi Belgede Sahtecilik Suçlarından Beraat Kararı Verilmesi

Sanık, katılana ait olan bir belgeden aldığı katılanın yazısı il katılana ait olan imzayı kesip almıştır. Sanık, kesmiş olduğu yazı ile imzayı “… ödeyin” yazısını ilave ettirmiştir. Bunun yanında bonolarda matbu olarak yazılı olan yazıları da bastırmış, boş olan kısma ise sahte bir isim altına imza attırmıştır. Bono alacaklısı olarak ismini yazdırmış, bedele ise 380.000 TL yazdırmıştır. Sanık, senedin doldurulmasını yaptıktan sonra icra müdürlüğünden icra takibi başlatmıştır.

Sanık hakkında nitelikli dolandırıcılık ve resmi belgede sahtecilik suçlarından ağır ceza mahkemesi tarafından yargılama yapılmıştır. Sanık hakkında her iki suçtan ayrı ayrı beraat kararı verilmiştir. Sanık hakkında verilen beraat kararına karşılık katılan vekili tarafından temyiz başvurusunda bulunulmuştur.

Yargıtay, dosya incelemesinde, tanık beyanı, katılan beyanı ve bilirkişi raporları ve Adli Tıp Kurumu raporu dosya kapsamındaki deliller ile kararın örtüştüğünü belirtmiştir. Bu nedenle mahkemenin kararında bir isabetsizlik bulunmadığından onama kararı verilmiştir. (Yargıtay 15. Ceza Dairesi 2017/36256 Esas, 2019/4301 Karar)

Sanık Hakkında Verilen Beraat Kararına Karşılık İtiraz Yoluna Başvurulması

Sanık, olayın olduğu tarihlerde … Şirketi’nin yönetim kurulu başkanlığını yapmaktadır. Sanık, … İlçesi’nde bulunan hazine arazisinin milli emlaktan kiralanması için 2.750,00 TL para karşılığında danışmanlık protokolü yapmıştır. Sanık, kupon işi bitirme vaadi ile katılandan 200.000 TL para almıştır. Sanık hakkında dolandırıcılık suçundan asliye ceza mahkemesi tarafından yargılama yapılmıştır. Sanık hakkında beraat kararı verilmiş, karara karşılık katılan vekili tarafından temyiz başvurusunda bulunulmuştur.

Yargıtay, dosya incelemesinde mahkemenin uygun kanaatte bir karar verdiğini, kararında isabetsizlik olmadığını belirtmiştir. Bütün bu nedenlerle mahkemenin vermiş olduğu karara karşılık onama kararı verilmiştir. (Yargıtay 15. Ceza Dairesi 2017/8794 Esas, 2019/4294 Karar)

Dolandırıcılık ve Suç Eşyasının Satın Alınması veya Kabul Edilmesi Suçlarının Birlikte İşlenmesi

Sanık, katılandan katılanın aracını peşin alacağını söyleyerek anlaşmıştır. Katılan sanıktan aracın parasını noterde alacağını söylemiş, ancak sanık parayı dükkanda vereceğini söylemiş ve vermemiştir. Sanık, söz konusu aracı diğer sanığa rayiç bedelin çok altında aracı satmıştır. Sanık, aracı suç eşyası olduğunu bilmesine rağmen satın almıştır.

Sanıklar hakkında asliye ceza mahkemesi tarafından dolandırıcılık ve suç eşyasının satın alınması veya kabul edilmesi suçlarından yargılama yapılmıştır. Sanık, savunmasında sanığı olay öncesinden tanımadığını ve aracı 20.000 TL para karşılığı satın aldığını ve suç eşyası olduğunu bilmediğini belirtmiştir. Sanıklar hakkında her iki suçtan mahkumiyet kararı verilmiş, karara karşılık temyiz başvurusunda bulunulmuştur.

Yargıtay, dosya incelemesinde sanıkların suç tarihinde adına kayıtlı olan cep telefon hatlarının tespit edilmesi ve sanıkların 3 aylık zaman diliminde iletişim tespiti yapılması gerektiğini belirtmiştir. Sanıklar arasında görüşme olup olmadığının tespit edilmesi gerektiğini, eksik inceleme ile hüküm kurulduğu eklenmiştir. Tüm bu nedenlerle mahkemenin kararına karşılık bozma yönünde karar verilmiştir. (Yargıtay 15. Ceza Dairesi 2017/4180 Esas, 2019/4159 Karar)

Dolandırıcılık ve Bilişim Sisteminin İşleyişini Engelleme veya Bozma Suçlarının Birlikte İşlenmesi

Sanık, müştekiye ait olan e-mail ve msn iletişim hesabının şifresini kırmıştır. Bu hesaplar üzerinden müşteki adına yazışmalar yapmış ve müştekinin kişisel adresinin bulunması, kişisel verilerin sanık tarafından ele geçirilerek kullandığı iddia edilmiştir. Sanık hakkında dolandırıcılık ve bilişim sisteminin işleyişini engelleme veya bozma suçlarından ağır ceza mahkemesi tarafından yargılama yapılmıştır. Sanık hakkında mahkumiyet kararı verilmiş, karara karşılık temyiz başvurusunda bulunulmuştur.

Yargıtay, dolandırıcılık suçundan kurulan hüküm sonrasında yürürlüğe giren kanun ile uzlaştırma getirildiğini belirtmiştir. Bu nedenle sanık hakkında verilecek olan kararda hukuki durum tayininin ve takdirinin yeniden değerlendirilmesi gerektiği belirtilmiştir. Tüm bu nedenlerle mahkemenin kararına karşılık bozma kararı verilmiştir. (Yargıtay 15. Ceza Dairesi 2017/29460 Esas, 2019/4160 Karar)

Teneke Bal Ürününde Dolandırıcılık Suçu İşlenmesi

Sanık, katılanın yetkilisi olduğu firmadan 900 teneke bal aromalı şurup ve 100 teneke bal satın alma konusunda anlaşmıştır. Bunun üzerine söz konusu ürünler araç ile getirilmiş, ancak sanık ödemeyi ertesi gün yapabileceğini belirtmiştir. Sanık borcunu ödeyene kadar bal tenekelerinin bir depoya indirilmesini teklif etmiş, kabul üzerine sanık bir dükkan kiralamıştır.

Sanık, bal tenekelerinin kiralanan yerlere konulması için elemanlar ayarlamıştır. Ancak elemanlardan birisi tanık olarak mahkemede ifade vermiş, ifadesinde sanığın kiralanan dükkanın anahtarından bir tane de kendine yaptırdığını belirtmiştir. Sanık, katılana güven sağlamak için dükkan anahtarı ile kendi kullandığı araç plakasının bilgilerini vermiş ve katılan ayrılmıştır. Katılan, sanıktan parasını almak için ertesi gün geldiğinde tenekelerin dükkanda olmadığını anlamıştır.

Sanıklar hakkında dolandırıcılık ve suç eşyasının satın alınması suçlarından yargılama yapılmıştır. Sanık savunmasında teneke ballarından birisine baktığından bozuk çıktığını ve bu nedenle iade edeceğini, dükkandan malların bu yüzden çıkarıldığını belirtmiştir. Bunun yanında teneke balları satın aldığı iddia edilen diğer sanık ise söz konusu teneke balların suç ürünü olduğunu bilmediğini belirtmiştir. Sanıklar hakkında her iki suçtan ayrı ayrı beraat kararı verilmiş, karara karşılık temyiz başvurusunda bulunulmuştur.

Yargıtay, dosya incelemesinde, sanığın önceden yaptırmış olduğu anahtar ile dükkana girerek dükkanı açmıştır. Sanık, malları gece vakti gizlice diğer sanığa nakletmiştir. Dükkanına nakil yapılan sanığın gece vakti nakil işlemlerinin yapılmış olması nedeniyle ürünlerin suç ürünü olduğuna dair bilgisinin olmadığı kabul edilememektedir. Bu nedenle sanıklar hakkında verilen beraat kararı doğru bulunmamıştır. Sanıklar hakkında mahkumiyet kararının verilmesi gerektiği belirtilmiş, bu nedenle mahkeme kararına karşılık bozma yönünde karar verilmiştir. (Yargıtay 15. Ceza Dairesi 2017/8947 Esas, 2019/4081 Karar)

Avukat Serpil Çınar Kimdir?  

ŞİMDİ İNCELE