Çocuğu Göstermeme (Teslim Etmeme) Suçu

Çocuk Kaçırma ve Velayet Hakkında

Evliliklerde her ne kadar da taraflar arasındaki çatışma, çocuklara yansıtılmaması gerekse de çocukları çatışmadan uzak tutmaya engel olunamayan bazı durumlar olabiliyor. Çocuklar, evliliklerde tartışma ortasında kalabiliyor, tartışmalar ile büyüyebiliyor ya da diğer ebeveyne karşı silah olarak kullanılabiliyor. Bu durum çocuk açısından psikolojik travma ve yaralara yol açabilir, ileride çocuğun sosyal çevresine kadar etki edebilmektedir. Her ne kadar çiftler, tartışma ya da kavga esnasında bu durumun farkına varamasa da kanunen çocuklar yararına birtakım önlemler alınmıştır.

Velayet, reşit olmayan çocukların haklarının tümüdür. Boşanma aşamasına giren çiftlerin müşterek çocukları varsa velayet, dava süresince geçici olarak tedbiren ebeveynlerden birisine verilmektedir. Çocuğun velayetine ilişkin geçici önlemleri hakim tedbiren almaktadır.

Boşanma davası sırasında mahkeme, uzman bir pedagog aracılığıyla çocuğun hangi ebeveynde kalmanın çocuk için daha uygun olacağı konusunda görüş bildiren bir rapor hazırlanmasını istenir. Mahkeme, hazırlanan rapora göre çocuğun velayeti çocuk için hangi ebeveyn uygun ise velayet ona göre anneye ya da babaya bırakılacaktır.

Velayet hakkı, yalnızca anne ve baba için geçerlidir. Aile yakını, akraba olan herhangi bir kişiye velayet verilmez. Uygulamada çok sık olarak karşılaştığımız sorulardan birisi anneanne, babaanne ya da dedenin torununu görememesinden ya da torununun gösterilmemesinden kaynaklı kanuni bir yaptırım olup olmadığıdır. Ancak çocuk teslimine muhalefet etme suçu, yalnızca ebeveyn ile çocuk arasında kurulan kişisel ilişkinin ihlal edilmesi ile oluşur.

Çocuklar; Evlilik esnasında babası ya da annesi tarafından kaçırılabiliyor. Kaçırılan çocuğun nerede olduğunu, nasıl olduğunu bilemeyen baba ya da anne çocuğuna ulaşamıyor.

Boşanma davası devam ederken çocuğun velayeti geçici olarak verilen ebeveyn, diğer ebeveyne çocuğu göstermeyebiliyor, görüş günlerinde çocuğu teslim etmeyebiliyor.

Boşanma davasının sonrasında çocuğun velayeti verilen ebeveyn, görüş günlerinde çocuğu teslim etmeyebiliyor, şehir değiştirerek adresini bildirmeyebiliyor. Bu gibi durumlarda hem çocuk için hem de çocuğu gösterilmeyen ebeveyn için kötü durumlar ile karşılaşılıyor.

Evliyken (Boşanmadan) Çocuk Kaçırma

Evlilik süresi boyunca anne ile baba, çocuğun velayetini birlikte kullanırlar. Taraflardan birisi boşanma ya da ayrılık davası açmadan çocuğun velayetini üstüne alma gibi bir durum söz konusu olmamaktadır. Evlilik süresince çocuğun velayeti ortak olup tüm sorumluluklar ve çocuk adına alınacak kararlar anne ile babanın ortak kararı ile mümkündür.

Annenin ya da babanın ölümünde ise velayet, sağ kalan kişiye kalacaktır.

Evlilik birliği devam ederken taraflar ayrı yaşamaya karar verip bir süreliğine ayrı yaşamak için mahkemeye başvurmuşsa şayet, velayet hususunda hakim geçici önlemler alacaktır.

Ancak evli iken tarafların karşı karşıya gelmesi, zıtlaşması halinde çocuğu göstermeyen ebeveyne karşı yaptırım adına kanunda boşluk bulunmaktadır.

Evlilik birliği devam ederken çocuk anne ya da baba tarafından kaçırılmış ise velayet hakkı kaçıran anne ya da babanın da üzerine olacağından savcılığa şikayet edildiğinde takipsizlik kararı ile karşılaşmak mümkündür. Bu nedenle çocuğu kaçırılan anne ya da baba, eşine karşı boşanma ya da ayrılık davası açarak çocuk adına velayet kararında karar alınmasını talep edebilir.

Mahkeme tarafından dava süresince devam edecek olan geçici velayet çocuğu kaçırılan kişiye verilmiş ise diğer ebeveyn ile çocuk arasında kişisel ilişki kurulacaktır. Kişisel ilişki tesis edilmesi ile çocuk ile görüş günü alan ebeveyn, çocuğunu görüş günlerinde göremiyor ise çocuğun teslim edilmesi adına icra takibi başlatılır. İcra takibinde icra memuru ve pedagog eşliğinde görüş günleri çocuk teslimi yapılır.

Ancak çocuk teslimi yapılmamış, ebeveyn çocuğu ile görüşememiş ise memur tarafından tutanak tutulacaktır. Velayeti verilen anne ya da baba, mahkeme tarafından kurulan kişisel ilişki gün ve saatlerinde çocuğu teslim etmek zorundadır. Çocuk teslim edilmediği vakit, suç işlenmiş olacaktır. Bu nedenle icra cezaya “çocuk teslim etmeme suçu” ile velayet verilen ebeveyne karşı şikayet yoluna başvurulmalıdır.

Mahkeme tarafından dava süresince geçici velayet çocuğu kaçıran ebeveyne değil, diğer ebeveyne verilmiş ise yasal prosedür daha farklı işlenecektir. Çocuğu kaçıran ebeveyn tarafından çocuğun alıkonulması suçu işlenmiş olacaktır. Geçici velayet verilen ebeveyn, diğer ebeveyni Türk Ceza Kanunu’nun aile düzenine karşı suçlar bölümündeki çocuğun alıkonulması suçu ile şikayet yoluna başvurabilecektir.

Boşanma Davası Devam Ederken Çocuğun Kaçırılması

Mahkeme, boşanma davası devamında geçici önlemleri taraflar talep etmese dahi doğrudan almakla yükümlüdür. Mahkeme tarafından geçici olarak nafaka ödenmesine, çocuk var ise velayetin geçici olarak ebeveynlerinden birisine vermesi gibi durumlar adına önlemler alınır. Boşanma davası devam ederken çocuk velayeti verilen anne tarafından ya da baba tarafından kaçırılır ise belli yükümlülüklerle karşılaşacaktır. Mahkeme tarafından geçici olarak velayet kararı verilirken diğer ebeveyn ile çocuk arasında da kişisel ilişkinin kurulması yönünden karar verilecektir. Çocuk, kişisel ilişki günlerinde görüştürülmüyor ise ebeveyn icra takibi başlatarak çocuk tesliminin yapılması yönünde tebligat yapacaktır.

Çocuk teslimi yapılmadığı vakit, velayet konusu da belli şartlar altında yeniden gündeme gelebilecektir. Mahkeme tarafından kurulan kişisel ilişki günlerinde çocuk teslim edilmediği vakit bu hem suç olacak hem de velayetin değiştirilmesi adına boşanma davasında gündem olabilecektir.

Boşanma davası devam ederken geçici olarak velayet verilen anne ya da babanın ülke içerisinde başka bir şehre çocuk ile taşınmasında bir engel bulunmamaktadır. Mahkemeden ülke içerisinde şehir değiştirmesini engellemek için bir tedbir konulması talep edilemez. Ancak şehir dışına taşınacak olan ebeveyn, çocuğu ile birlikte taşınacak olması nedeniyle mahkemeden kişisel ilişki günlerinde değişiklik yapılması yönünde talepte bulunulabilir.

Boşanma davası devam ederken geçici velayeti alan anne ya da babanın ülke dışına götürmemesi için mahkemeden tedbir koyma talebinde bulunabilecektir. Yabancı uyruklu anne ya da babanın taraf olduğu boşanma dosyalarında, uygulamada sıkça gerek duyulan bir tedbirdir.

Çocuğumu Göremiyorum, Ne Yapmalıyım?

Çocuğumun Velayetini Nasıl Alabilirim?

Boşanmak isteyen çiftlerin genellikle uyuşamadıkları konu velayet konusudur ve ne yazık ki çocuğun velayetini almak adına taraflar yarışa girer. Ancak unutulmamalıdır ki hakim, çocuğun velayetini hangi tarafa vereceğini çocuğun menfaatine göre vermektedir. İşte bu nedenle çocuğun velayetini almak isteyen taraf çocuk için daha yararlı olduğu konusunda hakimi ikna etmelidir. Görüldüğü üzere velayette önemli kriter çocuğun menfaatidir.

Çocuğun yaşı da velayet konusunda önemlidir. Özellikle bebek yaşlarda olan çocukların velayeti annenin maddi durumuna bakılmaksızın anneye verilmektedir.

Çocuğun Velayetini Alan Kişi Yeniden Evlenirse Velayeti Alabilir Miyim?

Boşanan eşlerden velayet hakkını alan taraf yeniden başkasıyla evlenirse velayetin değiştirilmesi tek başına sebep teşkil etmez. Velayetin değiştirilmesi için velayet hakkını alan kişinin çocuğu ihmal etmesi ve gerekli yükümlülükleri yerine getirmediği durumlarda velayetin değiştirilmesi adına hak doğmaktadır. Kısacası tekrar evlenme velayetin değiştirilmesi neden teşkil etmez; ancak üvey anne ya da babanın çocuğa karşı kötü tutumu ya da çocuğun birlikte yaşamamak istemesi gibi somut nedenlere dayandırılmalıdır.

Çocuğa Şiddet Uygulayan Eşe Velayet Verilir Mi?

Boşanma davalarında ya da velayetin değiştirilmesi talepli davalarda, çocuğun hangi ebeveynde kalması çocuk yararına olacak ise ona göre velayet kararı verilecektir. Çocuğun velayet hakkını alan ya da alacak olan ebeveynden fiziksel şiddet görmesi halinde hakim velayete ilişkin kararını bu durumu göz ardı etmeden karar verecektir.

Velayete ilişkin kararda çocuğun öncelikle yaşı çok önemlidir. Milletlerarası Çocuk Hakları Sözleşmesi’ne göre on iki yaşına gelmiş olan çocuğun idrak yaşında olduğu kabul edildiğinden hangi ebeveynde kalmak istediği mahkeme huzurunda sorulabilir. Mahkeme, çocuk tarafındadır. Bu nedenle çocuk, hangi ebeveyne kalmak istiyor ise ve sosyal inceleme raporu ile tercih ettiği ebeveynin çocuğa bakması ya da gözetimi konusundaki değerlendirmesi sonucu mahkeme bir karar verecektir.

İdrak yaşında olmayan ve mahkeme huzurunda çocuğun hangi ebeveynde kalması gerektiğine dair soru sorulamıyor ise sosyal inceleme raporu ile değerlendirmeye alınacaktır. Bu durumda çocuğun şiddete uğradığı, bu durum nedeniyle mağdur olduğuna dair kuvvetli deliller sunulmalıdır. Bu nedenle hukuka uygun deliller sunularak, velayete ilişkin çocuğun şiddet gördüğünü kanıtlayarak kararı etkileyecek hususlar öne sürülmelidir.

Erkek Çocuğun Velayetini Anneden Alma

Mahkeme tarafından verilecek olan velayet kararında, çocuğun her daim yararı gözetilecektir. Çocuğa hangi ebeveyn daha iyi bakabilecek, hangi ebeveynin yanında kalması halinde çocuğun bakımı ve gözetimi aksatılmayacak gibi tüm hususlar değerlendirmeye alınacaktır. Gerekli görüldüğü takdirde idrak yaşında olan çocuğa da soru sorulacaktır. Velayet, kamu düzenine ilişkindir. Müşterek çocuk, hakimin görevlendirmiş olduğu uzman pedagoga babasının yanında kalmak istediğini belirtir, uzman pedagog araştırmaları neticesinde çocuğun baba yanında kalmasının doğru olduğunu belirten bir görüş sunduğu vakit mahkeme çocuğun velayetini babaya verecektir. Mahkeme, çocuktan yana bir karar verecektir.

Annenin Genelevde Çalışması Velayet Hakkına Engel Midir?

Velayet, anne ya da babanın mesleğine, ahlaka aykırı bir meslek yapıp yapmadığından ziyade öncelik olarak çocuk ile ebeveyn arasındaki bağa dikkat etmektedir. Annenin çocuğuna olan ilgisi, bakımı tam ise, çocuğun bakımında ihmali bulunmuyor ise mesleğinin durumu mühim olmamaktadır. Kaldı ki; çocuk idrak yaşında ise hangi ebeveyninde kalmasını istiyor ise çocuk öncelik olarak çocuk tercihi de göz ardı edilmeyecektir. Çocuk, anne yanında kalmak istiyor ve bunun yanında çocuğun bakımı ve gözetiminde anne yanında kalmasında üstün yararı bulunuyor ise velayet anneye verilecektir.

Çocuğun Yurtdışına Kaçırılması

Velayetin kötüye kullanılması durumlarından birisi de çocuğun velayetini alan kişinin diğer ebeveyn ile görüşmesine engel olmak için yurt dışına çocuğu kaçırmasıdır. Ülkemizde çocukla görüşmenin engellenmesi için çocuğun anne ya da baba tarafında yurt dışına kaçırmakta ve büyük sorunlar yaşanmaktadır. Bu nedenle “Çocukların Velayetine İlişkin Kararların Tanınması ve Tenfizi İle Çocukların Velayetinin İadesine İlişkin Avrupa Sözleşmesi” 1980 yılında imzalanmış ve söz konusu sözleşme, ülkemizde de onaylanarak yürürlüğe girmiştir.

01.08.2000 tarihinde de ülkemizde 1980 tarihli Uluslararası Çocuk Kaçırmanın Hukuki Veçhelerine Dair Lahey Sözleşmesi onaylanarak yürürlüğe girmiştir. Söz konusu sözleşme ile çocuğun kaçırılması ve alıkonulması durumları adına hazırlanmıştır.

Sözleşme ile istenilen amaç, çocuğun iadesine yöneliktir, çocuğu kaçıran adına yapılacak olan cezalandırma da değildir. Çocuk adına ortak velayet var iken ya da mahkeme kararı ile velayete dair karar verilmemişken anne ya da baba, çocuğu yurtdışına kaçırması halinde, velayet hakkı ihlaline girmektedir. Böyle bir durumda, çocuğun bulunduğu ülkeden iadesi talep edilecektir.

Çocuk, farklı bir ülkeye götürülmesi sonrası, çocuğun götürülmesinde haksızlık tespiti olur ya da velayete ilişkin mahkemeden karar alınırsa Çocukların Velayetine İlişkin Avrupa Sözleşmesi uygulanacaktır. Çocuğun velayeti konusunda hak sahibi olan sözleşme tarafı devlet, çocuğun bulunduğu ülkeden iade talep edecektir.

Bütün bunların aşaması da şu şekilde gerçekleşecektir: velayet hakkı ihlal edilen ebeveyn, Adalet Bakanlığı Uluslararası Hukuk ve Dış İlişkiler Genel Müdürlüğü’ne başvuruda bulunmalıdır. Adalet Bakanlığı, görevini Cumhuriyet Başsavcılıkları aracılığıyla yerine getirmektedir.

Çocuğun mutad meskeni Türkiye, götürülerek velayet hakkı ihlal edilen çocuk adına geri dönme işlemini Cumhuriyet Başsavcılıkları gönderici makam olarak işlevde bulunmaktadır. Cumhuriyet başsavcılığı, çocuğun götürüldüğü ülkenin sözleşmeye taraf olup olmadığı tespitinde bulunmalıdır. Ülke, sözleşmeye taraf olarak tespit edilmiş ise, çocuğunun kaçırıldığını belirten ve başvuran tarafın belgelerinin düzenlenmesinde yardım edilerek evrak merkezi makama (Bakanlığa) gönderilecektir.

Çocuk, Türkiye’de ise yabancı devlete iade için talep, sözleşmeye uygun olup olmadığının tespiti ile çocuğun bulunduğu bildirilen yerdeki Cumhuriyet Başsavcılığı’na gönderilmektedir.

Çocuk Teslimine Muhalefet Suçu Nedir?

Boşanmış ya da boşanma aşamasında olan eşlerde ‘çocuğu göstermeme’ gibi durumlarla karşılaşılabiliyor. Mahkeme kararıyla velayet hakkı bir tarafa verilen eş, bu hakkını kötüye kullanarak çocuğu diğer tarafa göstermemektedir.

Çocuk teslimine muhalefet suçu, çocuk teslimine dair ilam ya da ara kararını gereğini yerine getirmeyen kişinin işlemiş olduğu suçtur. Mahkeme tarafından lehine hüküm verilen kişi, bu suçu işleyen kişiyi şikayet edebilme hakkına sahiptir. Ancak ilk etapta, kişinin şikayet edebilmesi için mahkemenin çocuk ile velayet verilmeyen anne ya da baba arasında kişisel ilişki günleri kurulan karar gerekmektedir. Mahkeme tarafından çocuk ile kurulacak olan görme gününe dair karar, taraflar arasında biten ve kesinleşen boşanma davası ile halen devam eden boşanma davasından da verilebilir.

Çocuğu Teslim Etmediği İçin Hapis Cezası Alır Mı?

Çocuğu mahkeme kararına rağmen göstermeyen ebeveyn hakkında şikayet yoluyla İcra Ceza Mahkemesi’nde dava açabilmek mümkündür. Çocuğu teslim etmeme suçu şikayete bağlı bir suçtur. Alacaklı olan ebeveyn, diğer ebeveynin cezalandırılmasını istiyor ise icra ceza mahkemesine başvurmalıdır. Açılan dava çocukla kişisel ilişki kurmasına muhalefet suçuna dayanılarak açılır ve altı aya kadar tazyik hapsi istemiyle şikayet edilir. İcra İflas Kanunu’nun 341. maddesinde de belirtildiği üzere;

“Çocuk teslimi hakkındaki ilâmın veya ara kararının gereğini yerine getirmeyen veya yerine getirilmesini engelleyen kişinin, lehine hüküm verilmiş kimsenin şikâyeti üzerine, altı aya kadar tazyik hapsine karar verilir. Hapsin tatbikine başlandıktan sonra ilâmın veya ara kararının gereği yerine getirilirse, kişi tahliye edilir.”

Mahkeme çocuğu göstermeyen ebeveyn hakkında iki aydan altı aya kadar tazyik hapsiyle cezalandırmasına karar verebilir. Ancak hapsin tatbikine başlandıktan sonra ilamın ya da ara kararın yerine getirilmesiyle kişi tahliye edilir.

Çocuk teslimine karşı gelme için yapılacak olan şikayette görevli mahkeme icra ceza mahkemeleridir. Yer bakımından yetkili olan mahkeme ise icra takibinin açıldığı yer olan mahkemedir. Bu gibi konularda boşanma avukatınızdan destek alabilirsiniz.

Çocuk Teslimine Karşı Gelenin Ceza Alabilmesi İçin Dikkat Edilmesi Gerekenler

  • Öncelikle şikayet, ebeveynin işlediği günden itibaren üç ay içinde yapılmalıdır. Şikayet edildikten sonra şikayet eden şikayetinden vazgeçerse açılan dava düşmüş olacaktır. Şikayetinden feragat eden şikayetçi, feragatinden de feragat edemez.
  • İcra ceza mahkemesi, icraya konu olan takip dosyası mahkemeye getirtilerek dosya incelenecektir.
  • İcra ceza mahkemesi, duruşma günü vererek çocuk teslim etmeyen kişinin savunmasını alacaktır. Bunun yanında icra ceza mahkemesine şikayet eden taraf da gelmelidir. Şikayet eden taraf, duruşmaya gelmediği zaman davayı takip etmediğinden davanın düşürülmesine karar verilecektir.
  • Çocuğu teslim etmeyerek suç işlediği iddia edilen kişi, çocuğu kaçırmış ya da çocuk teslim gününde çocuğun saklanarak gösterilmemeye çalışılması halinde suç işlenmiş olacaktır. Mahkeme tarafından sanığın suçu işlediği sabit görülmüş ise sanık hapis cezası ile cezalandırılacaktır.
  • Sanık hapis cezası ile cezalandırılır ve hapse girer ise şikayet eden taraf şikayetinden vazgeçtiği takdirde hapisten çıkarılacaktır. Şikayetten vazgeçme ile dosya düşecektir.

Çocuk Teslimine Uymama Dilekçe Örneği

İSTANBUL ( ). İCRA CEZA MAHKEMESİNE

İCRA DOSYA NO : İstanbul … İcra Müdürlüğü …/… E. Sayılı Dosya

SANIK : Ad Soyad (TC Kimlik No)

Adres

VEKİLİ : Av. Ad Soyad

Adres

ŞÜPHELİ : Ad Soyad (TC Kimlik No)

Adres

KONU: Çocuk teslimine ilişkin aykırı davranan sanığın cezalandırılması talepli şikayet dilekçesidir.

AÇIKLAMALAR:

1-) İstanbul ( ). Aile Mahkemesinin …/… Esas Sayılı dosya üzerinden tarafların boşanma davası devam etmekte olup …/…/… tarihli ara kararı ile müşterek çocuğun velayeti sanığa verilmiştir. Müvekkil ile çocuk arasında ilgili ara kararda, kişisel ilişki günleri tayin edilmiştir.

2-) Müvekkil ile küçük arasında kurulan kişisel ilişki günleri her ayın birinci ve üçüncü haftanın cumartesi günü saat 10:00 ile pazar günü saat 16:30 arasında olarak kurulmuştur. Bunun üzerine söz konusu ara karar müvekkil tarafından icra takibi başlatılmıştır. Söz konusu icra dosyası, İstanbul ( ). İcra Müdürlüğünün …/… Esas sayılı dosyası üzerinden sanığa Örnek 3 İcra Emri gönderilmiş ve takip kesinleşmiştir.

3-) Ancak şüpheli, müvekkil ile çocuk arasında kurulan kişisel ilişki gününde çocuğu hazır etmemiş ve çocuğu teslim etmemek adına saklamıştır. Çocuk tesliminde sanığın ilama aykırı davranmış olması nedeniyle cezalandırılmasını talep etmekteyiz.

HUKUKİ SEBEPLER : İİK ve ilgili her türlü mevzuat.

HUKUKİ DELİLLER: İstanbul ( ). İcra Müdürlüğü …/… Esas Sayılı dosyası, tutanak, tanık ve ilgili her türlü yasal delil.

SONUÇ ve İSTEM: Yukarıda açıklanan ve gerekçelendirilen nedenlerle;

1-) Sanığın cezalandırılmasına,

2-) Yargılama giderleri ve vekalet ücretinin sanığa yükletilmesine saygılarımızla vekaleten talep ederiz.

Müşteki Vekili

Av. Ad Soyad

Çocuk Teslimine Muhalefet Suçu Yargıtay Kararları

Annenin Baba İle Görüşmesinin Engellenmesi

Davacı baba, velayet hakkı annesinde olan sekiz yaşındaki çocuğunun velayetinin değiştirilmesi amacıyla dava açmıştır. Davacı, çocukla kurulan kişisel ilişki günlerinde iki yıl boyunca icra yolu ile çocuğunu görebildiğini, velayet hakkını kötüye kullandığı iddiasında bulunarak çocuğun velayetinin kendisine verilmesini talep etmiştir. Davalı anne, davacının iddialarını yalanlamış ve çocuğun anne yanında daha mutlu ve huzurlu olduğundan bahisle davacının davasının reddini talep etmiştir.

Yerel mahkeme ise müşterek çocuğun anne yanında mutlu olduğunu ve yaşı gereği anne bakımına muhtaç bir yaşta olduğundan bahisle davacı babanın açmış olduğu davanın reddine karar vermiştir. Davacı, mahkemenin vermiş olduğu kararı, temyiz edilmiş ve karar, Yargıtay tarafından bozulmuştur. Mahkeme, bozma kararına karşılık direnme kararı vermiştir.

Davacı, mahkemenin vermiş olduğu direnme kararının bozulması talebiyle yeniden temyiz başvurusunda bulunmuştur. Yargıtay, yerel mahkemeye konu olan dosyada, davalı annenin velayetini kötüye kullanıp kullanmadığının kanıtlanması konusunda toplanmaktadır. Yargıtay, davalı annenin, davacı babası ile çocuğun görüşmesini sürekli olarak engellediği ve bundan dolayı çocuk teslimine muhalefet suçundan yaptırım uygulandığını göz önünde bulundurmuştur. Davaya konu edilen velayet hususunda çocuğun sekiz yaşında olduğu ve gelişiminde baba ile görüşmesinin engellenmesinin olumsuz yönde etkileneceğini belirtmiştir. Bu gerekçeler ile velayetin anneden alınarak babaya verilmesi gerektiği yönünde karar verilmesi gerektiğinden mahkemenin vermiş olduğu karara karşılık bozma kararı vermiştir. (Yargıtay Hukuk Genel Kurulu 2013/2-1926 Esas 2015/1139 Karar No)

Çocukla Görüşmeyi Engelleyenin Velayet Hakkının Alınması

Davacı, davalı tarafından çocuğu ile görüşmesine engel olunmasından ve bağlarını kötü bir şekilde etkileyecek davranışlara bulunmasından velayetin değiştirilmesini talep etmiştir. Yargıtay’a konu olan dosyada davalının, davacı ile çocuk arasında kurulan kişisel ilişki günlerinde çocuk ile görülmesini engellemek istediğinden çocuğu adreste bulundurmadığı, adresini değiştirmesine rağmen adresi bildirmediği tespit edilmiştir. Bu nedenle Yargıtay, yerel mahkemenin vermiş olduğu davanın reddi kararını kanuna aykırı bulmuş olduğundan bozma kararı vermiştir. (Yargıtay 2. Hukuk Dairesi 2002/3930 Esas 2002/4731 Karar Numarası)

Annenin Çocuğu Yurt Dışına Kaçırması

Dava, çocuğun anne tarafından kaçırıldığı iddiası ile açılmıştır. Yerel mahkeme, dava dilekçesi ve duruşma gününü davalı olan anneye bildirmemiştir. Mahkeme duruşma gün ve dava dilekçesi bildirimi yapmadan davanın reddine kararı üzerine davacı karara karşılık temyiz yoluna başvurmuştur. Yargıtay, mahkemenin vermiş olduğu kararı yasaya aykırı bulmuştur.

Yargıtay davacıya dava dilekçesi ve duruşma gününün bildirilmeden karar verilmesi yanında uluslararası çocuk kaçırmaya dair sözleşme uyarınca velayet davasının ancak Cumhuriyet savcısı tarafından açılabileceği hususunun göz ardı edildiğini de belirtilmiştir. (Yargıtay 2. Hukuk Dairesi 2002/876 Esas 2002/3056 Karar Sayılı)

Sık Sorulan Sorular

Çocuğu göstermemenin cezası nedir?

Mahkeme tarafından çocuk ile velayeti almayan ebeveyn arasında kişisel ilişki kurulmuş ve bu karara aykırı davranılır ise velayet hakkını kötüye kullanan ebeveyn hakkında ceza verilebilir. Çocuğu kişisel ilişki günlerinde teslim etmeyen ebeveyn hakkında üç aylık tazyik hapsi ile cezalandırılma kararı verilecektir.

Çocuğu göstermeme durumunda şikayet dilekçesi nasıl olmalıdır?

Şikayet dilekçesi icra takibinin başlatıldığı yere hitaben icra ceza mahkemesine yazılmalıdır. Şikayet dilekçesine çocuğu göstermediğine dair icra memurunun tutmuş olduğu tutanak örneği eklenmeli, icra dosyasının numarası ile bilgileri de dilekçede belirtilmelidir.

Evliyken (boşanmadan) çocuğu göstermeme durumunda ne olur?

Evlilik birliği devam ederken çocuğun anne ya da baba tarafından kaçırılması, çocuğun gösterilmemesi halinde velayet her iki ebeveyne ait olduğundan savcılığa yapılan şikayet hakkında takipsizlik kararı verilir. Bu nedenle boşanma davası açma düşünülüyor ise boşanma davası açarak velayet talebinde bulunulabilir.

Çocuğu göstermeme durumunda dava nasıl açılır?

Çocuğu göstermeyen ebeveyne karşı öncelikle icra takibi başlatılmalıdır. Mahkeme tarafından tayin edilen kişisel ilişki günlerinde icra memuru ile birlikte teslim için gidilmeli, çocuk teslimi gerçekleşmediyse icra ceza mahkemesine şikayet dilekçesi hazırlanmalıdır.

Avukat Serpil Çınar Kimdir?  

ŞİMDİ İNCELE