Cebir Suçu ve Cezası

Cebir suçu, Türk Ceza Kanununun 108. maddesinde düzenlenmiş olup Hürriyete Karşı Suçlar bölümünde yer almaktadır. Cebir suçu, mağduru bir şeyi yapmaya zorlama, yapmamaya zorlama veya kendisinin yapmasına müsaade etmesi için zorlama şeklinde üç farklı şekilde karşımıza çıkmaktadır. Bu suç aynı zamanda kasten yaralama suçudur. Kasten yaralamadan farkıysa, cebir suçunda istenen belli bir şeyin olmasıdır.

Cebir suçu, şantaj suçunun unsurlarından biri olan bir şeyi yapma veya yapmamaya zorlama yönünden benzemektedir. Ancak her iki suç birbirinden farklıdır; cebir suçunda şantajdan farklı olarak fiziki bir zorlama varken şantaj suçunda tehdit unsuru bulunmaktadır. Örneğin; bir kişinin kolu bükülerek o kişiye ait bir bilginin alınması cebir suçunu oluşturur. Bir eşyaya yönelik fiziki güç kullanımıyla bir şeyi yapmaya veya yapmamaya zorlama cebir suçunu oluşturmaz. Çünkü cebir suçunun oluşması için kişiye karşı bir fiziki gücün varlığı mümkündür. Örneğin; B kişisinden A kişisinin adresini öğrenmek amacıyla B kişisinin arabasını parçalarsa cebir suçu oluşmaz.

Cebir Suçunun Şartları

  • Cebir suçunu işleyen failde genel kast bulunması gerekmektedir. Fail, cebir suçunu bilerek ve isteyerek uygulamalıdır, özel kast aranmamaktadır. Bu nedenle cebir suçunun taksirle işlenmesi mümkün olmamaktadır.
  • Bunun yanında cebir suçu, seçimlik hareketli suç olup birden fazla hareket ile işlenmesi mümkündür. Cebir suçu üç farklı hareketle işlenebilir; mağduru bir şeyi yapmaya zorlama, mağduru bir şeyi yapmamaya zorlama bir şeyin yapılmasına müsaade etmesi için mağduru zorlamadır.
  • Söz konusu suçun faili herkes olabilmektedir. Cebir suçunda mağdurun iradesi baskı altına alınmalıdır.
  • Cebir suçu, yağma suçunun bir araya gelmesinde oluşan bir suç tipidir. Yağma suçu, cebir kullanarak ya da tehditte bulunarak hırsızlık suçlarının bir araya gelmesi ile oluşan suç tipidir. Yağma suçundan mağdur olan kimse, cebir veya tehdit kullanarak malının alınmasına karşı koyamamaya mecbur kalmaktadır. Yağma suçunda, ayrıca işlenen cebir veya tehdit suçundan cezalandırma yapılmayacaktır.
  • Kamu görevlisine karşı cebir suçunun işlenmesi halinde görevi yaptırmamak için direnme suçu işlenecektir.
  • Cebir suçunda, fiziksel zorlama olması gerekmekte, vücut bütünlüğü ihlal edilmelidir.

Cebir Suçunun Cezası

Türk Ceza Kanununun 108. Maddesinde açıkça hükmedildiği üzere,

“Bir şeyi yapması veya yapmaması ya da kendisinin yapmasına müsaade etmesi için bir kişiye karşı cebir kullanılması halinde, kasten yaralama suçundan verilecek ceza üçte birinden yarısına kadar artırılarak hükmolunur.” olarak düzenlenmiştir.

Görüldüğü üzere, cebir suçunun cezası, kasten yaralama suçu adına verilecek olan cezanın üçte birinden yarısına kadar arttırılarak verilecektir. Cezada artırım olarak kesin bir oran verilmemiş, cezanın üçte biri ile yarısına kadar bir aralık belirlenmiştir.

Cebir suçundan verilecek olan cezanın miktarına göre mahkemenin vereceği hüküm de değişiklik gösterebilecektir. Cebir suçu nedeniyle verilecek olan hapis cezası, bir yıl altında ise, hakim adli para cezasına çevirebilir.

Bunun yanında, hapis cezası bir yıldan fazla ancak iki yıl altında verilecek ise mahkeme tarafından belli koşulların olması halinde hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararı verebilecektir.

Cebir Suçunda Şikayet, Zamanaşımı ve Görevli Mahkeme

Cebir suçu, şikayete tabi bir suç değildir. Cebir suçunda soruşturma ve kovuşturma savcılık tarafından kendiliğinden gerçekleşecektir. Cebir suçunda, şikayetin geri çekilmesi ya da şikayetçi olunmaması soruşturmanın akıbetini değiştirmeyecektir. Kamu davası olarak devam edecektir. Bu nedenle cebir suçunda şikayete ilişkin bir süre bulunmamaktadır, kişi yazılı ya da sözlü olarak polise, jandarmaya ya da savcılığa suç duyurusunda bulunulabilir.

Cebir suçunda, suçun işlendiği tarihten itibaren başlamak kaydıyla dava zamanaşımı süresi 8 yıldır. Suçun işlendiği tarihten itibaren dava açılmamış ya da dava açılmış ancak sonuçlandırılmamış ise dava zamanaşımının dolması nedeniyle düşecektir.

Cebir Suçu Yargıtay Kararları

Görevi Yaptırmamak İçin Direnme Suçunda Cebir

Sanık görevi yaptırmamak için direnme suçundan yargılanmış, sanık hakkında mahkumiyet kararı verilmiştir. Mahkeme tarafından verilen hükme karşılık temyiz başvurusunda bulunulmuştur.

Görevi yaptırmamak için direnme suçunda korunmak istenilen hukuki değer, kamu idaresinin güvenilirliği ve işleyişidir. Yargıtay, görevi yaptırmamak için direnme suçunun, kamu görevini yerine getiren kişiye karşı cebir veya tehdit fiili gerçekleştirerek işleneceğini belirtmiştir. Bu nedenle, suçun oluşabilmesi için engellenilmek istenilen eylemin kamu görevlisinin görevine girmesi gerektiğini eklemiştir. Bu nedenle Türk Ceza Kanunu maddi ve manevi zorlamanın cebir suçunun oluşturduğunu da belirtmiştir.

Ancak somut olayda, sanık, mağduru tehdit ettiğini kabul etmiştir. Buna karşılık mahkeme, sanığın hangi görevi yaptırmamak için tehdit ettiğini hükmün gerekçesinde göstermemiştir. Yargıtay, mahkemenin sanık hakkında görevi yaptırmamak için direnme suçundan mahkumiyet kurulmasını doğru bulunmamıştır. Bütün bu nedenlerle Yargıtay, bozma kararı vermiştir. (Yargıtay 18. Ceza Dairesi 2015/44206 Esas, 2017/14123 Karar)

Yaralama Suçunun Cebirle İşlenmesi Nedeniyle Cezanın Artırılması

Dosyada sanık hakkında cebir suçundan yargılama yapılmış, sanık hakkında mahkumiyet kararı verilmiştir. Mahkemenin hükmüne karşılık temyiz başvurusunda bulunulmuştur.

Dosyaya konu olan somut olayda, katılan, sanıktan 250 TL olan alacağını istemiştir. Sanık, katılanı geçiştirmiş ve birkaç gün sonra katılanın dükkanına gitmiştir. Sanık, katılana “Benim sana borcum yok” diyerek katılanı alacağından vazgeçirmek için yumruklamıştır.

Yargıtay, dosya incelemesinde, sanığın bir şeyi yaptırma ya da zorlama ile katılana şiddet uyguladığını belirterek cebir suçu işlendiğini belirtmiştir. Bu nedenle sanık hakkında verilen mahkumiyet kararı, cebir ile işlendiğinden artırılmasına karar verilmesi gerektiğini belirtmiştir. Mahkemenin vermiş olduğu karara karşılık Yargıtay tarafından bozma kararı verilmiştir. (Yargıtay 4. Ceza Dairesi 2015/29019 Esas, 2016/5457 Karar)

Cebir Suçu Oluşmadığı Halde Cebir Nedeniyle Fazla Cezaya Hükmedilmesi

Dosyada sanık; hırsızlık, konut dokunulmazlığının ihlali, mala zarar verme ve kasten yaralama suçundan yargılanmış ve hakkında mahkumiyet kararı verilmiştir. Yerel mahkeme tarafından verilen karara karşılık temyiz başvurusunda bulunmuştur.

Dosyaya konu olan somut olayda, sanık hırsızlık yapmak amacıyla konuta girmiştir. Sanık, müşteki tarafından yakalanmıştır. Müşteki tarafından yakalanan sanık, cebinden bıçak çıkararak bıçak ile “Beni bırak” diyerek müştekiye saldırmıştır. Mahkeme, sanığın kasten yaralamaya teşebbüs suçundan mahkeme cebir suçu işlendiğinden cezası artırılarak vermiştir. Ancak Yargıtay, dosyaya konu olan somut olayda cebir suçunun unsurları oluşmadığı halde sanığın cezasında artırım yapılmak suretiyle fazla cezaya hükmolunduğunu belirtmiştir. Yargıtay, tüm bu gerekçe ile mahkemenin kararına karşılık bozma kararı verilmiştir. (Yargıtay 13. Ceza Dairesi 2014/29313 Esas, 2015/18985 Karar)

Cebir Suçu Gözetilmeden Hüküm Verilmesi

Dosyada sanık hakkında tehdit suçundan yargılama yapılmış ve mahkumiyet kararı verilmiştir. Yerel mahkemenin vermiş olduğu karara karşılık temyiz başvurusunda bulunulmuştur.

Dosyaya konu olan somut olayda, sanık, alışveriş ihtilafında çıkan bir tartışma esnasında, katılanın boğazını tutarak “Bana bak kendi arazinden bir metre çıkmayacaksın, bir daha buralara yanaşmayacaksın, bir daha burada hayvan otlatmayacaksın” demiştir. Bu şekilde gerçekleşen eylem, mahkeme tarafından tehdit olarak kabul edilmiştir.

Ancak Yargıtay, mahkemenin vermiş olduğu kararda, işlenen suçun cebir suçu oluşturduğu gözetilmeden, nitelendirmede yanılgıya düşüldüğü belirtilmiştir. Mahkemenin bu olay adına vermiş olduğu tehdit suçundan mahkumiyet kararı Yargıtay tarafından doğru bulunmamıştır. Yargıtay, mahkemenin vermiş olduğu karara karşılık bozma kararı verilmiştir. (Yargıtay 4. Ceza Dairesi 2013/9711 Esas, 2015/23772 Karar)

Görevi Yaptırmamak için Direnme Suçunda Taş Kullanılarak Cebir Suçu İşlenmesi

Dosyada sanık hakkında görevi yaptırmamak için direnme suçundan yargılama yapılmış ve mahkumiyet kararı verilmiştir. Yerel mahkemenin vermiş olduğu hükme karşılık temyiz başvurusunda bulunulmuştur.

Somut olayda, sanık, futbol müsabakasında, sonuç beklemeden duvardan atlayarak dışarı çıkmak isteyen engel olan müşteki kolluk görevlisine görevlerini yaptırmama suçundan yargılanmıştır. Direnme fiili, taşın silah olarak kullanılması ile oluşturulmuştur. Cebir uygulayarak memura direnme suçu işlenildiği iddia edilmiştir.

Yargıtay, dosya incelemesinde sanığın eyleminin yasaklanmış bir fiil olup olmadığı ve müştekinin hangi yasal görevini yaptırmamak için direndiğinin tespitinin yapılması gerektiği belirtilmiştir. Bunun yanında eylemlerin kasten yaralamaya teşebbüs, tehdit veya görevli memura direnme suçundan hangisinin oluşturduğunun denetime olanak verecek şekilde tartışılarak sonuca göre hukuki durumun belirlenmesi gerektiği eklenmiştir. Bütün bu nedenlerle Yargıtay, mahkemenin eksik soruşturma ve yanılgılı gerekçe ile hüküm kurulmasına karşılık bozma kararı verilmiştir. (Yargıtay 5. Ceza Dairesi 2013/317 Esas, 2014/2591 Karar)

Avukat Serpil Çınar Kimdir?  

ŞİMDİ İNCELE