Adliyeye Karşı İşlenen Suçlar Nelerdir?

Adliyeye karşı suçlar, Türk Ceza Kanunu’nun Millete ve Devlete Karşı Suçlar bölümünde 267. madde ile 298. maddesi arasında düzenlenmiştir. Adliyeye karşı suçlar ile hukuk düzenini sağlamak ve adaleti, yargı düzenini korunmak istenmiştir.

İftira Suçu

İftira suçu, Türk Ceza Kanunu’nun 267. maddesinde düzenlenmiştir. Kişi, bir kimsenin suçu işlemediği bilmesine rağmen o suçu işlemiş gibi yetkili makamlara ihbar veya şikayette bulunur ise iftira suçunu işlemiş olacaktır. İftira suçu neticesinde suçun mağduru olan kimse adına cezai yaptırım yanında idari bir yaptırım da uygulanabilecektir.

İftira suçu şikayete ve uzlaşmaya tabi suçlar arasında değildir. Suçtan mağdur olan kimsenin şikayetçi olmaması veya şikayetini sonradan geri alması yargılama aşamasına bir etkide bulunmayacaktır. Bunun yanında iftira suçu uzlaşmaya tabi olmadığından tarafların uzlaşması da yargılama aşamasına etki etmeyecektir.

İftira suçunu işleyen kimse hakkında 1 yıldan 4 yıla kadar hapis cezası verilecektir. Kişi iftira suçunu maddi eser ve delilerini uydurarak işler ise ceza yarı oranında artırılacaktır.

Suç Üstlenme Suçu

Suç üstlenme suçu, Türk Ceza Kanunu’nun 270. maddesinde düzenlenmiştir. Suçu kendisi işlemediği halde gerçeğe aykırı olarak kendisinin işlediğini yetkili makamlara bildirmesi halinde suç üstlenme suçunu işlemiş olacaktır.

Suç üstlenme suçunun cezası, 2 yıla kadar hapis cezasıdır. Ancak suç üstlenme suçunu işleyen fail, üstsoy, altsoy, eş veya kardeşini suçtan kurtarmak için suç işlemiş ise hakkında verilecek cezada dörtte üç oranında indirim yapılacaktır.

Suç üstlenme suçu, şikayete tabi suçlar arasında değildir. Suç üstlenme suçunda soruşturma resen başlatılacaktır. Bunun yanında suç üstlenme suçu uzlaşmaya tabi değildir, uzlaşmaya dair hükümler uygulanmayacaktır.

Suç Uydurma Suçu

Suç uydurma suçu, Türk Ceza Kanunu’nda 271. maddesinde düzenlenmiştir. İşlenmediğini bildiği halde yetkili makamlara işlenmiş gibi bildirimde bulunursa veya soruşturma yapılmasını sağlayacak şekilde delil üretimde bulunursa suç uydurma suçunu işlemiş olacaktır.

Suç uydurma suçunun yaptırımı 3 yıla kadar hapis cezasıdır. Şikayete bağlı bir suç olmayıp yetkili makamları meşgul etmesi, adalet düzenini bozması nedeniyle soruşturma takibi savcılık tarafından re’sen (kendiliğinden) yapılacaktır. Bunun yanında uzlaşmaya tabi suç olmadığından uzlaşmaya dair hükümler de uygulanmayacaktır.

Yalan Tanıklık Suçu

Yalan tanıklık suçu, Türk Ceza Kanunu’nun 272. maddesinde düzenlenmiştir. Tanık olarak beyanda bulunan kişi, yetkili kişi veya kurul önünde ya da mahkeme huzurunda gerçeğe aykırı beyanda bulunur ise yalan tanıklık suçu işlemiş olacaktır.

Soruşturma aşamasında tanık, dinlemeye yetkili kişi veya kurul önünde gerçeğe aykırı beyanda bulunu ise 4 aydan 1 yıla kadar hapis cezası verilecektir. Mahkeme huzurunda ya da yemin ettirilerek tanık dinlemeye yetkili kişi önünde gerçeğe aykırı beyanda bulunur ise 1 yıldan 3 yıla kadar hapis cezası verilecektir.

3 yıldan fazla hapis cezasını gerektiren suçun soruşturma veya kovuşturma kapsamında yalan tanıklıkta bulunması halinde ise 2 yıldan 4 yıla kadar hapis cezası verilecektir. Aleyhine tanıklıkta bulunduğu kişi hakkında ağırlaştırılmış müebbet veya müebbet hapis cezası verilmesi halinde ise yalan tanıklık suçu işleyen kimse hakkında 20 yıldan 30 yıla kadar hapis cezasına hükmedilecektir.

Uzlaşmaya tabi suçlar arasında olmadığından yalan tanıklık suçunda uzlaşma hükümleri uygulanmayacaktır. Yalan tanıklık suçu şikayete tabi suçlar arasında da yer almamaktadır. Bu nedenle yalan tanıklık suçundan savcılık soruşturmayı re’sen (kendiliğinden) başlatacaktır.

Yalan tanıklık suçuna dair etkin pişmanlık hükümleri uygulanabilecektir. Aleyhine tanıklık ettiği kişi hak kısıtlamasını veya yoksunluğuna dair karar verilmeden gerçeğe aykırı beyanda bulunduğunu belirtir ise hakkında cezaya hükmedilmeyecektir. Hak yoksunluğunu sonuçlayacak nitelikte karar verildikten sonra gerçeğin söylenmesi halinde ise cezanın üçte ikisinden yarısına kadarı indirilebilecektir. Ancak mahkumiyet kararı verilmiş, kesinleşmemiş ise cezanın yarısından üçte birine kadarı indirilebilecektir.

Yalan Yere Yemin Suçu

Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 275. maddesinde yemin delili düzenlenmiştir. Kesin delil niteliği olan yemin delili, karşı tarafın başka bir delili bulunmuyor veya mahkeme tarafından sunduğu delil yeterli görünmüyor ise karşı taraf yemin teklif edebilecektir. Ancak kişinin kendisinden kaynaklanan vakıanın kanıtlanması adına yemin teklifi verilebilecektir. Kişi yemin etmeden önce hangi konuda ne şekilde yeminde bulunacağı açıklanacaktır.

Yalan yere yemin suçu, Türk Ceza Kanunu’nun 275. maddesinde düzenlenmiştir. Hukuk davasında yalan yere yemin edilmesi suç sayılmıştır. Kişinin yalan yere yemin etmesi halinde hakkında 1 yıldan 5 yıla kadar ceza verilecektir. Ancak kişi, dava hakkında hüküm verilmesinden önce gerçeği söyler ise fail hakkında ceza verilmeyecektir. Ancak yalan yere yemin sonrasında hüküm verilmiş, ancak hükmün icraya konulmasından veya kesinleşmesinden önce gerçek söylenir ise ceza yarısında kadar indirilecektir.

Gerçeğe Aykırı Bilirkişilik veya Tercümanlık Suçu

Gerçeğe aykırı bilirkişilik veya tercümanlık suçu, Türk Ceza Kanunu’nun 276. maddesinde düzenlenmiştir.

Yargı mercileri veya suçtan dolayı kanunen soruşturma yapmak veya yemin altında tanık dinleme yetkisine sahip olan kişi veya kurul tarafından görevlendirilen bilirkişi veya tercüman tarafından söz konusu suç işlenebilmektedir. Gerçeğe aykırı bilirkişilik veya tercümanlık suçu işleyen kimse hakkında 1 yıldan 3 yıla kadar hapis cezası uygulanacaktır.

Şikayete tabi suçlar arasında yer almamaktadır, savcılık tarafından soruşturma re’sen (kendiliğinden) başlatılacaktır. Uzlaşmaya tabi hükümler arasında yer olmadığından uzlaşma hükümleri uygulanmayacaktır.

Yargı Görevi Yapanı, Bilirkişiyi veya Tanığı Etkilemeye Teşebbüs Suçu

Yargı görevi yapanı, bilirkişiyi veya tanığı etkileyeme teşebbüs suçu, Türk Ceza Kanunu’nun 277. maddesinde düzenlenmiştir. Suçun amacı adil yargılanmanın, hukuk düzeninin bozulmamasının sağlanmasıdır. Yargı görevi yapanı, bilirkişiyi veya tanığı etkilemeye teşebbüs suçu, davanın görülmesi esnasında gerçeğin ortaya çıkmasını engelleme veya haksızlık oluşturmak amacıyla davanın taraflarından birinin aleyhine sonuç doğuracak şekilde karar vermesi veya işlem tesis etmesi için teşebbüs eden kişi suç işlemiş olacaktır.

Yargı görevi yapanı, bilirkişiyi veya tanığı etkilemeye teşebbüs suçunu işleyen kimseye 6 aydan 2 yıla kadar hapis cezasıdır.

Şikayete tabi suçlar arasında yer almamaktadır, bu nedenle savcılık tarafından soruşturma re’sen başlatılacaktır. Bunun yanında uzlaşmaya tabi olan suçlar arasında da yer almamaktadır. Uzlaşma hükümleri uygulanmayacaktır.

Suçu Bildirmeme Suçu

Suçu bildirmeme suçu, Türk Ceza Kanunu’nun 278. maddesinde düzenlenmiştir. İşlenmekte olan bir suçu yetkili makamlara bildirmeyen veya işlenmiş suçun neden olduğu sonuçların sınırlandırılması mümkün olmasına rağmen yetkili makamlara bildirmeyen kişi suçu bildirmeme suçunu işlemiş olacaktır.

İşlenmekte olan suçu yetkili makamlara bildirmemesi halinde kişiye 1 yıla kadar hapis cezası verilecektir. İşlenmiş suçun neticelerini sınırlandırılmasına rağmen neticelerini sınırlandırmayan kişi hakkında da aynı cezai yaptırım uygulanacaktır.

Suça konu olan mağdur 15 yaşını bitirmemiş bir çocuk, bedensel veya ruhsal bakımdan engelli olan ya da hamileliği nedeniyle kendisini savunamayacak durumda ise ceza yarı oranında artırılacaktır.

Suçu bildirmeme suçu, şikayete tabi suçlar arasında değildir. Savcılık tarafından re’sen (kendiliğinden) soruşturma başlatılacaktır. Ayrıca uzlaşmaya tabi bir suç değildir; ancak ön ödeme hükümleri uygulanabilecektir.

Suç Delillerini Yok Etme, Gizleme veya Değiştirme Suçu

Suç delillerini yok etme, gizleme veya değiştirme suçu, Türk Ceza Kanunu’nda 281. maddesinde düzenlenmiştir. Dosyaya konu olan suça dair delillerin açığa çıkmasını engellemek kastıyla delilleri yok eden, gizleyen veya değiştiren kişi hakkında suç delillerini yok etme, gizleme veya değiştirme suçundan yargılama başlatılacaktır.

Suç delillerini yok eden, gizleyen veya değiştiren kişi hakkında 6 aydan 5 yıla kadar hapis cezası verilecektir. Suç, kamu görevlisi tarafından göreviyle bağlantılı işlenmesi halinde ise ceza, yarı oranında artırılacaktır.

Suç delillerini yok etme, gizleme veya değiştirme suçu, şikayete tabi değildir. Bu nedenle savcılık tarafından re’sen (kendiliğinden) soruşturma başlatılabilecektir. Bunun yanında uzlaşmaya tabi suçlar arasında olmadığından uzlaşma hükümleri uygulanmayacaktır.

Suçtan Kaynaklanan Malvarlığı Değerlerini Aklama Suçu

Suçtan kaynaklanan malvarlığı değerlerini aklama suçu, Türk Ceza Kanunu’nun 282. maddesinde düzenlenmiştir. Halk arasında “kara para aklama suçu” olarak nitelendirilmektedir. Öncelikle malvarlığı değerini aklanacak olan öncül suçun cezai yaptırımının alt sınırı 6 ay veya daha fazla hapis cezası olmalıdır. Seçimlik hareketle işlenebilen bir suç olup seçimlik hareketlerden birisi suça konu olan malvarlığı değerinin yurt dışına transfer edilmesi gerekmektedir. Bunun yanında malvarlığı değerinin gayrimeşru kaynağını gizlemek ve meşru yöntemle elde edildiği konusunda kanaat uyandırmak amacıyla çeşitli işlemlere tabi tutulması halinde de suç işlenmiş olacaktır.

Suçtan kaynaklanan malvarlığı değerlerini aklama suçunun yaptırımı 3 yıldan 7 yıla kadar hapis ve 20000 güne kadar adli para cezası ile cezalandırılacaktır. Suça iştirak etmeksizin suçun konusunu oluşturan malvarlığı değerini bilerek satın alan, kabul eden, bulunduran veya kullanan kişi hakkında 2 yıldan 5 yıla kadar hapis cezası alacaktır.

Suç kamu görevlisi tarafından işlenir ise hakkında verilecek olan ceza yarı oranında artırılacaktır. Ancak suç işlemek amacıyla teşkil edilen bir örgüt faaliyeti çerçevesinde işlenir ise ceza bir kat artırılacaktır.

Suçtan kaynaklanan malvarlığı değerlerini aklama suçunda etkin pişmanlık hükümleri uygulanmaktadır. Etkin pişmanlık, suç işleyen kimsenin işlediği suç nedeniyle pişmanlık duyması ve suçun getirdiği olumsuzlukları gidermesidir. Etkin pişmanlık hükmünün uygulanması halinde faile verilecek ceza verilmeyecek veya cezada indirim uygulanacaktır. Suça konu olan malvarlığı değerini yetkili makamlara haber vererek ele geçirmesini kolaylaştıran kişiye ceza verilmeyecektir.

Şikayete tabi suçlardan değildir, bu nedenle soruşturma re’sen (kendiliğinden) başlatılacaktır. Ayrıca uzlaşmaya tabi suçlardan değildir, suça dair uzlaşma hükümleri uygulanmayacaktır.

Suçluyu Kayırma Suçu

Suçluyu kayırma suçu, Türk Ceza Kanunu’nun 283. maddesinde düzenlenmiştir. Suç işleyen failin yakalanma, tutuklanma veya hükmün infazından kurtulması için yardımcı olan kişi suçluyu kayırma suçunu işlemiş olacaktır.

Suçluyu kayırma suçunun cezası 6 aydan 5 yıla kadar hapis cezasıdır. Kamu görevlisi tarafından göreviyle bağlantılı olarak işlemesi halinde ise ceza yarı oranında artırılacaktır.

Suçluyu kayırma suçu şikayete tabi suçlardan değildir, bu nedenle savcılık tarafından re’sen (kendiliğinden) soruşturma başlatılacaktır. Ayrıca suçluyu kayırma suçu, uzlaşmaya tabi suçlar arasında yer almamaktadır, uzlaşma hükümleri uygulanmayacaktır.

Tutuklu, Hükümlü veya Suç Delillerini Bildirmeme Suçu

Tutuklu, hükümlü veya suç delillerini bildirmeme suçu, Türk Ceza Kanunu’nun 284. maddesinde düzenlenmiştir. Tutuklama kararı verilmiş veya hükümlü olan kişinin yerini bilmesine rağmen yetkili makama bildirmeyen kimse suç işlemiş olacaktır.

Tutuklu, hükümlü veya suç delillerini bildirmeme suçunu işleyen kimse hakkında 1 yıla kadar hapis cezası verilecektir. Aynı şekilde işlenen suça dair delil veya eserlerin saklandığı yeri bilmesine rağmen yetkili makama bildirmeyen kişi hakkında 1 yıla kadar hapis cezası verilecektir.

Ancak suçu işleyen kimsenin üstsoyu, altsoyu, eşi veya kardeşi tarafından işlenir ise ceza verilmeyecektir.

Tutuklu, hükümlü veya suç delillerini bildirmeme suçu uzlaşmaya tabi suçlardan değildir, bu nedenle uzlaşma hükümleri uygulanmayacaktır. Kanunda şikayete tabi suçlar arasında da yer almamaktadır, bu nedenle savcılık tarafından re’sen (kendiliğinden) soruşturma başlatılacaktır.

Gizliliğin İhlali Suçu

Gizliliğin ihlali suçu, Türk Ceza Kanunu’nun 285. maddesinde düzenlenmiştir. Soruşturma ve kovuşturma evrelerinde, gizli bilgilerin ifşa edilmesi ile suç işlenmiş olacaktır. Soruşturma aşamasında yapılan işlemlerin içeriğinin kişinin masumiyet karinesinin ihlal edilmesi veya özel hayatın gizliliğini ihlal etmesi ya da haberleşmenin gizliliğini ihlal etmesi halinde suç işlenmiş olacaktır. Ayrıca yargılama ile açığa çıkacak maddi gerçeğin ortaya çıkmasını engelleyecek olan gizliliğin ihlali eylemi suç teşkil edecektir.

Kovuşturma evresinde kapalı yapılmasına karar verilmesi veya kanunen kapalı olması gereken duruşmalara dair açıklama veya görüntü gizliliği halinde de suç işlenmiş olacaktır. Ancak bu fıkradaki önemli olan durum, tanık adına verilen gizlilik kararı ihlal edilmiş ise aleniyetin gerçekleşmesi aranmamaktadır.

Gizliliğin ihlali suçundaki cezai yaptırım 1 yıldan 3 yıla kadar hapis veya adli para cezasıdır. Ancak kamu görevlisi tarafından gizliliğin ihlali suçunun işlenmesi halinde cezada yarı oranında artırım yapılacaktır.

Soruşturma veya kovuşturma evresi fark etmeksizin kişinin suçlu olarak algılanmasına yol açacak şekilde paylaşılan görüntüler nedeniyle fail hakkında 6 aydan 2 yıla kadar hapis cezası verilecektir.

Gizliliğin ihlali suçu, uzlaşmaya ve şikayete tabi suçlar arasında yer almamaktadır. Şikayete tabi suç olmadığından savcılık tarafından soruşturma re’sen (kendiliğinden) başlatılacaktır.

Ses veya Görüntülerin Kayda Alınması Suçu

Ses veya görüntülerin kayda alınması suçu, Türk Ceza Kanunu’nun 286. maddesinde düzenlenmiştir. Suça dair başlatılan soruşturma ve kovuşturma işlemleri esnasında ses veya görüntüler yetkisiz bir şekilde kayda alınır veya nakledilir ise ses veya görüntülerin kayda alınması suçu işlenmiş olacaktır.

Ses veya görüntülerin kayda alınması suçunu işleyen kimse hakkında 6 aya kadar hapis cezası verilecektir.

Uzlaşmaya tabi olmayan bir suç olduğunda uzlaşma hükümleri uygulanmayacaktır. Bunun yanında şikayete tabi olmadığından savcılık tarafından soruşturma re’sen (kendiliğinden) başlatılacaktır

Genital Muayene Suçu

Genital muayene suçu, Türk Ceza Kanunu’nun 287. maddesinde düzenlenmiştir. Suça dair genital muayene yapılması gerekli ise mutlaka hakim ve savcı kararı olması gerekmektedir. Genital muayene savcı ve hakim kararı olmaksızın yapılmış veya genital muayeneye gönderilmiş ise suç işlemiş olacaktır.

Genital muayene suçu, 3 aydan 1 yıla kadar hapis cezasıdır. Uzlaşmaya tabi bir suç değildir, bu nedenle uzlaşma hükümleri uygulanmayacaktır. Şikayete tabi suçlar arasında yer almadığından savcılık tarafından soruşturma re’sen (kendiliğinden) başlatılacaktır.

Adil Yargılamayı Etkilemeye Teşebbüs Suçu

Adil yargılamayı etkilemeye teşebbüs suçu, Türk Ceza Kanunu’nun 288. maddesinde düzenlenmiştir. Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi, her bireyin adil yargılanma hakkı olduğunu belirterek bu hakkın adalet düzeni adına önemi vurgulanmıştır. Hukuk devletinin temel görevi adil yargılanma hakkını sağlamak ve korumaktır. Kanunda adil yargılanma hakkını bozmaya çalışan kişinin suç işleyeceği kanunda belirtilmiştir. Olaya dair dava görülüyor veya soruşturma yapıldığı esnada hukuka aykırı bir karar verme veya işlem tesis etmesi ya da gerçeğe aykırı beyanda bulunması için yargı görevi yapanı, bilirkişiyi veya tanığı etkilemek maksadıyla sözlü veya yazılı olarak beyanda bulunması halinde suç işlemiş olacaktır.

Adil yargılamayı etkilemeye teşebbüs suçunu işleyen kimse hakkında 50 günden az olmamak kaydıyla adli para cezası ile cezalandırılacaktır.

Uzlaşmaya tabi suçlar arasında yer almamaktadır, bu nedenle uzlaşmaya dair hükümler uygulanmayacaktır. Adil yargılamayı etkilemeye teşebbüs suçu, şikayete tabi suçlar arasında yer almamaktadır, savcılık tarafından re’sen (kendiliğinden) soruşturma başlatılacaktır.

Muhafaza Görevini Kötüye Kullanma Suçu

Muhafaza görevini kötüye kullanma suçu, Türk Ceza Kanunu’nun 289. maddesinde yer almaktadır.

Resmen teslim edilen rehinli veya hacizli veya herhangi nedenle elkonulan malları muhafaza edilmesi için verilen kişi, teslim amacı dışında tasarrufta bulunursa suç işlemiş olacaktır.

Muhafaza görevini kötüye kullanılması suçunu işleyen kimse 3 aydan 2 yıla kadar hapis ve 3000 güne kadar adli para cezası ile cezalandırılacaktır. Suça konu olan mallar suçu işleyen failin ise hakkına verilecek olan ceza yarı oranında indirilecektir.

Ancak söz konusu eşyaları mahkeme aşaması başlamadan önce iade eder veya bedelini öder ise ceza üzerinden 4/5 oranında indirim yapılacaktır.

Uzlaşmaya tabi olmayan suçlar arasında olduğundan uzlaşma hükümleri uygulanmayacaktır. Aynı zamanda şikayete tabi suçlar arasında da yer almamaktadır, bu nedenle savcılık tarafınsan soruşturma re’sen (kendiliğinden) başlatılacaktır.

Resmen Teslim Olunan Mala Elkonulması ve Bozulması Suçu

Resmen teslim olunan mala elkonulması ve bozulması suçu, Türk Ceza Kanunu’nun 290. maddesinde yer almaktadır. Hak sahibine hükmen teslim edilen taşınmaz mallara yeniden elkoyan kişi suç işlemiş olacaktır.

Resmen teslim olunan mala elkoyan kişi hakkında 3 aydan 1 yıla kadar hapis cezası alacaktır. Uzlaşmaya tabi suçlar arasında yer almamaktadır, bu nedenle taraflar arasında uzlaşma sağlanması halinde yargılama aşamasına herhangi bir etkisi olmayacaktır. Uzlaşma hükümleri uygulanmayacaktır. Aynı şekilde şikayete tabi suçlar arasında değildir, savcılık tarafınsan re’sen (kendiliğinden) soruşturma başlatılacaktır. Şikayetin geri çekilmesi veya şikayetçi olunmaması yargılama aşamasına bir etki etmeyecektir.

Başkası Yerine Ceza İnfaz Kurumuna veya Tutukevine Girme Suçu

Başkası yerine ceza infaz kurumuna veya tutukevine girme suçu, Türk Ceza Kanunu’nun 291. maddesinde düzenlenmiştir. Kendisi suçun faili olmadığı halde başka bir hükümlü veya tutuklu yerine ceza infaz kurumuna veya tutukevine girer ise 6 aydan 2 yıla kadar hapis cezası alacaktır.

Uzlaşmaya tabi suçlardan değildir, bu nedenle uzlaşma hükümleri uygulanmayacaktır. Ayrıca şikayete tabi suçlar arasında da yer almamaktadır. Şikayete tabi olmadığından savcılık tarafından soruşturma re’sen (kendiliğinden) başlatılacaktır.

Hükümlü veya Tutuklunun Kaçması (Firar) Suçu

Hükümlünün veya tutuklunun kaçması suçu, Türk Ceza Kanunu’nun 292. maddesinde düzenlenmiştir. Mahkeme tarafından cezası kesinleşen hükümlü veya tutukluluk kararı verilen tutuklunun cezaevinden veya gözetimi altında bulunduğu görevlinin elinden kaçması halinde suç işlenmiş olacaktır.

Hükümlünün veya tutuklunun kaçması suçunu işleyen kimse hakkında 6 aydan 1 yıla kadar hapis cezası verilecektir. Cebir veya tehdit ile işlenmesi halinde ise 1 yıldan 3 yıla kadar hapis cezasına hükmedilecektir. Hükümlü veya tutuklunun kaçmasını suçunu işleyen kimse silahlı olarak bu suçu işlerse veya birden çok tutuklu ya da hükümlü tarafından işlenirse ceza 1 katına kadar artırılacaktır.

Şikayete tabi suçlar arasında değildir, bu nedenle savcılık tarafından re’sen (kendiliğinden) soruşturma yapılacaktır. Ayrıca uzlaşmaya tabi olan suçlardan da değildir, bu nedenle uzlaşma hükümleri uygulanmayacaktır.

Kaçmaya İmkan Sağlama Suçu

Kaçmaya imkan sağlama suçu, Türk Ceza Kanunu’nun 294. maddesinde düzenlenmiştir. Gözaltına alınan veya tutuklanan ya da hükümlü kişinin kaçmasına yardım ederek kaçmasını sağlayan kişi suç işlemiş olacaktır. Kaçmaya imkan sağlama suçunu işleyen kimse hakkında 1 yıldan 3 yıla kadar hapis ceza verilecektir.

Hükümlü kişinin kaçmasını sağlayan kişi hakkında verilecek ceza ise hükümlünün cezasının miktarına göre değişkenlik gösterecektir. Kaçmasını sağladığı hükümlü müebbet hapis cezası ile cezalandırılmış ise 5 yıldan 8 yıla kadar hapis ağırlaştırılmış müebbet hapis cezası ile cezalandırılmış ise 8 yıldan 12 yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılacaktır.

Uzlaşmaya tabi suçlar arasında değildir, kaçmaya imkan sağlama suçunu işleyen kimse hakkında uzlaşma hükümleri uygulanmayacaktır. Şikayete tabi suçlar arasında yer almadığından savcılık tarafından soruşturma re’sen (kendiliğinden) başlatılacaktır.

Muhafızın Görevini Kötüye Kullanması Suçu

Muhafızın görevini kötüye kullanma suçu, Türk Ceza Kanunu’nun 295. maddesinde düzenlenmiştir. Gözaltına alınan, tutuklanan veya hükümlünün muhafaza veya naklini gerçekleştiren görevli kişinin görevine aykırı hareket etmesi halinde söz konusu suçu işlemiş olacaktır.

Muhafaza görevini kötüye kullanan suçu işleyen kimse hakkında 6 aydan 2 yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılacaktır.

Uzlaşmaya tabi suçlar arasında yer almamaktadır, uzlaşma hükümleri uygulanmayacaktır. Ayrıca şikayete tabi suçlar arasında değildir, bu nedenle soruşturma savcılık tarafından re’sen (kendiliğinden) başlatılacaktır.

Hükümlü veya Tutukluların Ayaklanması Suçu

Hükümlü veya tutukluların ayaklanması suçu, Türk Ceza Kanunu’nun 296. maddesinde yer almaktadır. Cezaevinde yer alan tutuklular veya hükümlünün toplu olarak ayaklanması suç olarak düzenlenmiştir. Toplu olarak ayaklanma, hükümlü veya tutukluların 3 kişiden fazla olması halinde suç oluşturabilecektir.

Hükümlü veya tutukluların ayaklanması suçu, 6 aydan 3 yıla kadar hapis cezasına hükmedilecektir. Uzlaşmaya tabi suçlar arasında yer almamaktadır, uzlaşma hükümleri uygulanmayacaktır. Bunun yanında şikayete tabi suçlardan olmadığından savcılık tarafından soruşturma re’sen (kendiliğinden) başlatılacaktır.

İnfaz Kurumuna veya Tutukevine Yasak Eşya Sokmak Suçu

İnfaz kurumuna veya tutukevine yasak eşya sokma suçu, Türk Ceza Kanunu’nun 297. maddesinde düzenlenmiştir. İnfaz kurumuna veya tutukevine uyuşturucu veya uyarıcı madde veya elektronik haberleşme aracı sokan veya bulunduran kişi hakkında soruşturma başlatılacaktır. İnfaz kurumuna veya tutukevine yasak eşya sokan kişi hakkında 2 yıldan 5 yıla kadar hapis cezası verilecektir. Ancak belirtilen eşyalar haricinde kuruma yasak olan eşya sokan kişiler hakkında da soruşturma başlatılacak olup 1 yıldan 3 yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılacaktır

Hak Kullanımını veya Beslenmeyi Engelleme Suçu

Hak kullanımını veya beslenmeyi engelleme suçu, Türk Ceza Kanunu’nun 298. maddesinde düzenlenmiştir. Cezaevinde bulunan tutukluların veya hükümlülere yönelik olarak haberleşmesini, ziyaretçileriyle görüşmesini, iyileştirme ve eğitim programları çerçevesinde eğitim ve spor, meslek kazandırma ve işyurdu çalışmaları gibi kanunda belirtilen faaliyetleri engelleyen, hükümlü ve tutukluları bu fiillere teşvik edenler, talimat verenler suçu işlemiş olacaktır.

Hak kullanımını veya beslenmeyi engelleyen kişi hakkında 1 yıldan 3 yıla kadar hapis cezası verilecektir.

Uzlaşmaya tabi suçlardan değildir, bu nedenle suçu işleyen kimse hakkında uzlaşma hükümleri uygulanmayacaktır. Ayrıca şikayete tabi suçlardan değildir, savcılık tarafından soruşturma re’sen (kendiliğinden) başlatılacaktır.

BİZİMLE İLETİŞİME GEÇ