Adli Para Cezası Nedir? Ödenmezse Ne Olur?

Adli Para Cezası Nedir?

Adli para cezası bir yaptırım türüdür. Suç oluşturan eylemin işlenmesi halinde yaptırım oluşturulabilir. Ödenen miktar, suç nedeniyle mağdur olan kişiye değil, devlet hazinesine ödenmektedir. “(belirlenen gün sayısı) çarpı (takdir edilen miktar)” yoluyla hesaplanır. Bir gün karşılığı ödenmesi gereken para anlamına gelmektedir. Ödenmediği takdirde hapis cezasına çevrilebilir ve yalnızca mahkemeler hükmedebilir.

Hükümlü ödeyeceği miktarı mağdur olan kişiye değil, Devlet Hazinesine ödeyecektir.

Özellikleri Nelerdir?

  • Şahsilik ilkesi mevcuttur. Ödenmesi için hükmedilen mahkumun cezası üçüncü kişileri bağlamamaktadır. Ödemekle yükümlü olan kişinin ölmesi halinde infaz da sonlanmış olacaktır. Ödenmesi yükümlülüğü mirasçılara kalmayacaktır.
  • Hapis cezaları ertelenebilmektedir; ancak adli para cezası ertelenememektedir.
  • Kanundaki bazı suçlar adına hem adli para cezasına hem de hapis cezasının seçenek olarak hükmedildiği hallerde hapis cezası verilmiş ise ceza adli para cezasına çevrilmeyecektir.
  • İnfazı, Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından gerçekleştirilmektedir. Cumhuriyet savcısı, ödenmesi için hükümlüye tebligat gönderecektir.
  • Mahkemenin vermiş olduğu hüküm ile taksitlendirilmemiş ise Cumhuriyet başsavcılığına taksitlendirmek adına talepte bulunulabilir. Ancak belli koşullar bulunmaktadır.

Hangi Cezalar Paraya Çevrilir?

Her hapis cezası dönüştürülmemektedir. Hapis cezalarının dönüştürülebilmesi için belli başlı şartlar bulunmaktadır.

  • Suçun cezasının bir yıldan az olan hapis cezaları çevrilebilmektedir.
  • Kasıtlı olarak işlenmemiş ve taksirle işlenmiş olan suçlar adına hükmedilen hapis cezasının adli para cezasına çevrilmesi adına herhangi bir süre sınırı tanınmamıştır. Ancak bilinçli taksirle işlenen suçlarda süre sınırı bulunmaktadır. Bilinçli taksirle işlenen suçlarda, hapis cezasının çevrilebilmesi için bir yıldan daha az süre ile hapis cezasına hükmedilmelidir. Bilinçli taksir olarak nitelendirilen suç sonucunun öngörülmesine rağmen istenilmeyen suçlar için geçerlidir.

Hapis Cezasını Paraya Çevirme

Her hapis cezası asli para cezasına çevrilmemektedir. Kanunen yalnızca bazı şartların olması halinde hapis cezası adli para cezasına çevrilmektedir. Yalnızca kısa süreli hapis cezaları çevrilmektedir. Kısa süreli hapis cezalarında hükmedilecek olan hapis cezalarının çevrilebilmesi için hakim adına takdir yetkisi tanınmıştır. Sanığın kişiliği, işlediği suçtan duyduğu pişmanlık gibi durumlar göz önünde bulundurularak takdiri olarak hakim adli para cezasına çevirebilmektedir.

Mahkeme tarafından verilen hapis cezası hükmün verilmesi ve kesinleşmesinden sonra verilen karar, çevrilemeyecektir. Hakim hükmü okuduktan sonra hapis cezasının adli para cezasına çevrilmesi yolunda bir talepte bulunulamayacaktır.

Hakimin hapis cezasının adli para cezasına çevirmesinin zorunlu olduğu ve istisnai olan durumlar;

  • Daha önce hapis cezasına mahkûm edilmemiş olması koşuluyla, fail hakkında hükmedilen ceza 30 günden az ise,
  • Ve yine daha önce hapis cezasına mahkûm edilmemiş olması koşuluyla, failin fiili işlediği sırada yaşı 18’den küçük veya 65 yaşından büyük olması ile birlikte cezası 1 yıldan az ise gerçekleşen durumlardır.

Çocuklar Adına Verilen Adli Para Cezası (18 Yaşından Küçüklerde)

18 yaşından küçük çocuklara adli para cezası uygulanmaktadır.

  • On sekiz yaşından küçükler adına ödenecek olan adli para cezasının infazı ile reşit olanların infazında herhangi bir değişiklik bulunmamaktadır.
  • Çocuklar adına hükmedilen adli para cezasının ödenmemesi halinde hapis cezasına çevrilmemektedir.
  • Çocuklarda ödenmemesi halinde hapis cezasına çevrilmeyeceği Cumhuriyet savcılığı tarafından uygulanacak ve gözetilecektir.

Hesaplama

Miktarını hâkim takdir eder. Kanun miktarlar için alt ve üst limitler getirmiştir. Kanun alt ve üst sınır limiti getirmemiş ise en az 5 gün en çok 730 gün olarak kabul edilmektedir. Günlüğü ise 20 liradan 100 liraya kadar belirlenebilmektedir. Hâkim bu alt ve üst limit içerisinde bir miktarı, kişinin sosyal ve ekonomik durumunu göz önünde bulundurarak hakkaniyete uygun bir şekilde tayin edecektir. Miktarın hesaplanması için çeşitli yöntemler vardır. TCK’daki sistem ise ‘gün para cezası’ yöntemidir. Bahsettiğimiz yöntemde cezanın miktarı “(belirlenen gün sayısı) çarpı (takdir edilen miktar)” şeklinde hesaplanır. TCK 52/1 de bize bu açıklanmıştır:

“Adlî para cezası, beş günden az ve kanunda aksine hüküm bulunmayan hâllerde yediyüzotuz günden fazla olmamak üzere belirlenen tam gün sayısının, bir gün karşılığı olarak takdir edilen miktar ile çarpılması suretiyle hesaplanan meblağın hükümlü tarafından Devlet Hazinesine ödenmesinden ibarettir.”

‘Bir gün karşılığı takdir edilecek miktar’ adından da anlaşılacağı üzere hâkimin takdirindedir. Hâkim bu miktarı 20 TL’den az 100 TL’den fazla olacak şekilde belirleyemez. Şimdi bir örnek verelim ve üst sınırdan adli para cezasının miktarını hesaplayalım. Mala zarar verme suçunun üst sınırı 1095 gündü. Günlük miktarı da 100 TL alırsak, ortaya çıkan miktar 109.500 TL olur.

Sonuç olarak hakim tarafından öncelikle gün belirlemesi yapılacak, gün üzerinden indirim veya artırım yapılacak, bir gün karşılığı olarak adli para cezası daha sonrasında gün için miktar takdiri yapılacaktır.

En Düşük ve En Yüksek Ne Çıkabilir?

Kanunda özel bir düzenleme varsa hakim özel düzenlemeye göre hareket edecektir. Örneğin “TCK 197/1 parada sahtecilik” suçunda kanun, ‘2 yıldan 12 yıla kadar hapis ve 10.000 güne kadar adli para cezası’ verileceğini söylemiş ise özel bir düzenlemeyle üst sınır olarak 10.000 gün belirlenmiştir. Bu nedenle genel kural olan 730 gün değil, özel hüküm dikkate alınarak bu suç özelinde üst sınır olarak 10.000 gün olarak, alt sınır belirtilmediğinde ise alt sınır 5 gün olarak kabul edilecektir.

Seçenek yaptırımlıda ise; “TCK 151/1 mala zarar verme” suçunda kanun, ‘4 aydan 3 yıla kadar hapis veya adli para cezası’ verileceğini belirtmiştir. Buradaki ‘veya’ ibaresi önem arz etmektedir. Kanunen veya bağlacını kullanarak hâkime bir seçim hakkı sunularak ceza hukukunda ‘seçenek yaptırım’ uygulanacaktır. Seçenek yaptırımlı adli para cezalarında alt ve üst sınır olarak hapis cezasının alt ve üst sınırlarını esas alınmaktadır. Mala zarar verme suçunda alt sınır 4 ay, üst sınır 3 yıldır. Dolayısıyla bu suçta alt sınır, 120 gün üst sınırı 1095 gün olarak belirlenir.

Arttırılması ve İndirilmesi

Adli para cezalarındaki indirim veya artırım gün üzerinden yapılır. Örnek vermek gerekirse bir kişi bir camiye kasten kirletti. Bu kişi TCK 153’deki “ibadethanelere ve mezarlıklara zarar verme” suçundan yargılanacaktır. Hâkim bu kişiye ilgili maddenin 2. Fıkrası uyarınca 180 gün adli para cezası verdi ve miktarı da 40 TL olarak takdir etti. Cezası normal koşullarda 7200 TL olması gerekir. Ancak hâkim işlenen fiilin ilgili dini inanışı benimseyen kesimi tahkir amacıyla yapıldığını tespit etti. Bu durumda 153/3 gereği hükmedeceği cezayı 1/3 oranında arttırması gerekecek, artırım gün üzerinden yapılacağı için hâkim 240 gün adli para cezasına hükmedecektir. Dolayısıyla ceza 9600 TL olacaktır.

Gözaltı ve Tutukluluk Süresinden Mahsup Edilebilir Mi?

Hükümlü, suçun yaptırımı olarak adli para cezasına mahkum edilmiş ve bu suç nedeniyle daha öncesinde gözaltına alınmış ya da tutuklanmış ise adli para cezasından düşülecektir. Mahkeme, hükümlünün gözaltında ya da tutuklu kaldığı süreleri cezasından düşürecektir. Şöyle ki; tutukluluk ya da gözaltında kalmış olduğu bir gün 100 TL’den sayılacaktır, böylelikle kaldığı gün 100 TL ile çarpılacaktır. Çıkan sonuç, adli para cezasından düşülecektir.

Ancak diğer bir husus ise hükümlünün hem hapis hem de adli para cezasına mahkum edildiği durumlarda önem teşkil etmektedir. Kişinin gözaltında ya da tutuklu kaldığı süre adli para cezasından mahsup edilmeyecektir, hapis cezasından mahsup edilecektir.

Sicilde Görünür Mü?

Adli sicil kaydına işlenmektedir. Taksitler halinde ödeniyorsa son taksitin ödendiği gün, tamamı peşin olarak ödeniyorsa paranın yatırıldığı gün, ‘Adli Sicil ve İstatistik Genel Müdürlüğü’ tarafından kendiliğinden silinir. İnfaz edilmesi ile sabıka kaydından silinecektir.

Silinen ceza arşiv kaydına alınacaktır. Eğer silinmemesi gibi bir durum söz konusu olursa yine aynı kuruma dilekçeyle başvurarak silinmesi talep edilmelidir.

Memuriyete Engel Teşkil Eder Mi?

Adli para cezasına çarptırılmak kural olarak memuriyete engel değildir. Kasten işlenen suçlarda suçun miktarı 1 yıldan az ise ve adli para cezasına çevrilmişse memuriyete engel teşkil eden bir durum olmayacaktır (kasten işlenen suçlarda ceza 1 yıldan daha kısa süreli ise çevrilebilmektedir).

Ayrıca taksirle işlenen suçlar memuriyete engel teşkil etmemektedir. Memur kişi taksirle bir suç işlese ve hapis cezası alsa dahi, cezası bittikten sonra memuriyete geri dönebilecektir. Ancak bazı suçlar vardır ki bu suçlardan dolayı hüküm giymek yeterli olup, verilecek cezanın adli para cezasına çevrilip çevrilmemesi önem teşkil etmeyecek ve memuriyete engel teşkil edecektir. Bu suçlar Devlet Memurları Kanunu 48/5’te sayılmıştır.

Erteleme

Kanun koyucu yalnızca hapis cezasının ertelenebileceğini uygun görmüştür. Dolayısıyla ertelenmesi söz konusu değildir. Ayrıca hapis cezasından dönüştürülen adli para cezalarının da ertelenmesi mümkün değildir. Ancak hâkim; ödenmesi için ileri bir tarih belirleyebilir, ileri tarih belirlenmesi erteleme durumu değildir.

Affı

Hapis cezasının adli para cezasına çevrilmesi, özel af için söz konusu olabilecektir. Özel aflarda hapis cezasının çevrilmesi söz konusudur.

Ancak özel ya da genel af dahilinde ödenen adli para cezasının iadesi, geri ödenmesi söz konusu olamayacaktır.

Zaman Aşımı

Zaman aşımı uygulanmaktadır. Dava zaman aşımı sürelerinin sona ermesi halinde dava hakkında düşme kararı verilecektir. Dava zaman aşımı sürelerinde, suçun cezası seçimlik olarak hapis cezası veya adli para cezası olarak verilmişse, zaman aşımı süresi hesaplamasında, hapis cezasının üst sınırı dikkate alınacaktır. Dava zaman aşım süresi, suçun işlendiği günden itibaren itibaren başlamaktadır.

Dava zaman aşımı da farklı sürelere tabi olacaktır. 5 yıldan daha kısa süreli olan hapis cezası veya adli para cezasını gerektiren suçlarda dava zaman aşımı süresi 8 yıldır.

Çocukların (on sekiz yaşın altındakilerin) suç işleyip adli para cezasına hükmedilmesi halinde de de dava zaman aşım süresi farklılık gösterecektir.

  • Suçun işlenildiği tarihte 15-18 yaşları arasında olan çocuk 5 yıldan daha kısa süreli hapis veya adli para cezası gerektiren suçlar da 5 yıl 4 aydır.
  • Suçun işlenildiği tarihte 12-15 yaşları arasında olan çocuk, 5 yıldan daha kısa süreli hapis veya adli para cezasını gerektiren suçlarda 4 yıldır.

Ödenmesi

Ödenmesi için öncelikle mahkemenin kararının kesinleşmesi gerekmektedir. Mahkeme kararının kesinleşmesi demek, tarafların bu karara yasal süre içerisinde itiraz ya da istinaf yoluna başvurmamış olması ya da başvuru neticesinde mahkeme kararının onanması ile mümkün olacaktır. Mahkeme tarafından verilen adli para cezası ancak kesinleştiği vakit hüküm ifade edecektir.

Mahkeme kararının kesinleşmesinin ardından kararı veren mahkeme, aynı adliye içerisindeki İnfaz Savcılığı’na yazı yazacaktır. İnfaz Savcılığı, mahkemeden gelen karar ve yazıya göre, hükmedilen kişiye ödeme emri gönderecektir. Bütün bu işlemlerin yapılmasından önce adliyeye ya da mahkemeye başvurup kişi, ödeme yapamayacaktır. Prosedür gereği, aşama olarak bu işlemlerin yapılması gerekmektedir.

Nereye ve Nasıl Ödenir?

Ödeme emrinin hükümlünün eline ulaşması mahkeme kararının kesinleşmesinin itibaren bir ya da iki ay sürebilmektedir. Hükümlü ödeme emri kendisine tebliğ edildikten sonra 30 gün içinde Cumhuriyet Savcılığı İnfaz Bürosuna başvurmalıdır. Cumhuriyet Savcılığı İnfaz Bürosu’ndan vergi dairesine ithafen yazılmış bir yazı alınmalıdır, bu belge ile ödemesi vergi dairesine yapılabilir.

Hükümlünün vergi dairesinde ödemesi tamamlandıktan sonra, vergi dairesinden ödeme yaptığına dair bir dekont ile infaz bürosuna teslim etmelidir. Ödenen adli para cezası ile ceza infaz edilecektir. Adli para cezasının ödenmesine dair aşamalar bu kadar olup başka bir işlem yapılmasına gerek yoktur.

İnternetten Ödenir mi?

Adli para cezası ödemesi, internet üzerinden yapılamamaktadır. Ödeme yapmak için kişinin ilgili infaz kurumuna başvuru yapması gerekmektedir.

Ödeme Süresi

Ödeme emrinin hükümlüye tebliğ edilmesinden itibaren ödeme süresi başlamış olacaktır. Ödeme süresi, ödeme emrinin tebliğ edilmesinden itibaren 30 gündür. Hükümlüye gelen tebligat üzerinde de ödemek için 30 günlük süre olduğu belirtilecektir.

Tebligat, hükümlünün hükümde gösterilen adresine yapılacaktır. Hükümlü adresini değiştirmiş ise, tebligat adına mutlaka ilgili mahkeme ya da Cumhuriyet Başsavcılığına adres değişikliğini bildirmelidir. Hükümlünün adres değiştirip ilgili yerlere bildirmemesi halinde hükümdeki adresine tebligat yapılacaktır. Bu nedenle ödeme emrinin geleceği adresin hükümlünün bildirmesi, bildirmemesi halinde eski adresine gelecek olan tebligatın geçersiz olmayacağını bilmesi gerekmektedir.

Tebligat önemli bir konudur. Usulüne uygun tebligat yapıldığı vakit, yasal süre o günden itibaren işlemiş olacaktır. Hükümlünün adresine gelen tebligat, konut ya iş yerinde kimse olmadığından muhtarlığa teslim edilebilmektedir. Muhtarlığa teslim edilen ödeme emri, teslim edildiği günden itibaren ödeme emri adına yasal süre de işlemeye başlayacaktır. Muhtarlığa bırakılan ödeme emri, hükümlünün eline ulaşmadığından yasal sürenin işlemeyeceği manasını taşımaz. Tebligat, muhtarlığa teslim edildiği gün tebliğ edilmiş ve yasal süresi de başlamış olacaktır. Bu nedenle ödeme emrinin tebligatına ve ödeme süresinin kaçırılmamasına ilişkin dikkatli olmak, iyi bir takip gerekmektedir.

Taksitlendirilmesi

Mahkeme taksitli veya peşin olarak ödenmesine hükmedebilir. Ceza taksitlendirilmişse, ödeme emrinin hükümlüye tebliğinden itibaren 30 gün içinde ilk taksidinin ödenmesi ve kalan taksitlerin takip eden ayların aynı gününde ödenmesi gerekir. Cezanın peşin olarak ödeneceğine karar verilmişse, ödeme emrinin hükümlüye tebliğinden itibaren 30 gün içinde ödenmesi gerekir.

Hâkim ödeme konusunda zorluk yaşayacağını düşündüğü kişi için taksitlendirme yoluyla ödeme imkânını tanıyabilir. En çok 24 ay taksite bölünebilir. Adli para cezası, iki yılı geçmeyecektir. Hükmün kesinleşmesiyle taksit ödemeleri başlar.

Taksit Gecikmesi

Taksitlerin vadesinde ödenmiş olması gerekmektedir, ancak taksitin ödenmemesi halinde ödenmeyen kısım adına Cumhuriyet savcısı hapis cezasına çevirecektir.

Hükümde taksitlendirme yapılmadığı vakit, hükümlü, belli koşullarda Cumhuriyet savcılığından taksitlendirilme yapılmasını talep edebilecektir. Adli para cezasının kendisine ödeme emrinin tebliğ edilmesinden itibaren üçte birini ödeyen hükümlü, geri kalan kısmının iki taksiye ödenmesi talebinde bulunabilecektir. Hükümlü, ilk taksitini süresinde ödemediği vakit, ikinci taksite ilişkin izin de hükümsüz kalacaktır. Taksit süresinde ödenmediğinden para cezasından kalan kısmı hapis cezasına çevrilecektir.

Peşin Ödeme

Hâkim hükümlünün bu parayı tek seferde ödemesine karar verebilir. Ayrıca bu ödemenin belirli bir süre sonra yapılmasını da kararlaştırabilir. Bu süre 1 yıldan çok olamaz.

Ödenmezse Ne Olur?

Ödenmemesi için iki türlü yaptırım türü öngörülmüştür. Bunlardan birisi kamu yararına çalışma diğeri ise hapis cezasına çevrilmesidir.

  • Kamu Yararına Çalıştırma Hükmü: Hükümlüye ödeme emrinin tebliğiyle birlikte, gerekli parayı cezasını ödemediği takdirde Cumhuriyet savcısının kararı ile kamu yararına bir işte çalışma çağrısında bulunulur. Hükümlü kişi kabul ederse tüm cezasını kamuya yararlı bir işte çalışarak ödeyebilir. Hükümlünün iki saat çalışması bir günlük adli para cezasına tekabül eder, yani 200 gün adli para cezası 400 saatlik çalışmaya eşittir. Günlük çalışma süresini denetimli serbestlik müdürlüğü belirler. Bu süre günlük 2 saatten az, 8 saatten çok olamaz. Kamu yararına çalışan kişi, eğer hakkında hazırlanan programa uymaz ve denetimli serbestlik görevlilerinin uyarı ve önerilerini dikkate almazsa; çalıştığı günler hapis cezasından düşülür ve kalan süreyi hapiste geçirmek üzere tutuklanarak cezaevine (açık ceza infaz kurumu) gönderilir. Hükümlü kamu yararına çalışırken kalan günlerin parasını öderse kamu yararına çalışma yükümlülüğünden kurtulur.
  • Hapis Cezasına Çevrilmesi: Hükümlü adli para cezasını ödemez ve kamu yararına çalışmayı kabul etmezse, cezasının ödenmemiş kısmı hapis cezasına çevrilir. Adli para cezasından dönüştürülen hapis cezası 3 yıldan fazla olamaz. Birden fazla hükümle alınmış adli para cezasından dönüştürülen hapis cezası 5 yıldan fazla olamaz. Hapse gönderilen hükümlü kalan cezanın miktarını her zaman ödeyerek hapisten çıkabilir. Bu hapis cezası adli para cezasından çevrildiği için adli para cezasına uygulanan hükümler uygulanır. Yani infazı ertelenemez ve koşullu salıverilme hükümleri uygulanamaz.

İtiraz

Mahkemenin vermiş olduğu cezaya itiraz etmek mümkündür. Çünkü bu cezalar mahkeme tarafından verilir ve mahkeme kararına itiraz etme hakkı da bulunmaktadır. Yalnızca itiraz ve istinaf yoluna başvurulabilir. Adli para cezasına karşılık temyiz yoluna başvurulamaz. Cezanın miktarı ne kadar olursa olsun adli para cezalarına karşı istinaf başvurusunun esastan reddine dair bölge adliye mahkemesi kararları temyiz edilemeyecektir. Bunun yanında ilk derece mahkemelerinin görevine giren ve kanunda üst sınırı 2 yıla (dahil) kadar olan hapis cezasını gerektiren ve buna bağlı adli para cezalarıyla alakalı her türlü Bölge Adliye Mahkemesi kararı temyiz edilemeyecektir.

İtiraz edilebilmesi için hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararı (HAGB) verilmesi gerekir. İtiraz edebilmesi için herhangi bir üst ya da alt sınır bulunmamaktadır.

Her adli para cezasına karşılık istinaf yoluna başvurma bulunmamaktadır. Adli para cezası adına istinaf yoluna başvurmak için belli başlı bir sınır bulunmakta olup belli bir miktar altında olan adli para cezası adına istinaf yoluna başvurulamayacaktır.

İstinaf Sınırı

İstinaf yolu hükmün açıklanmasının geri bırakılması (HAGB) kararının verildiği durumlar hariç açıktır, ancak başvuru için belirli sınırlarda vardır. Ceza Muhakemesi Kanununun 272. maddesinde bahsedilmiş olup;

Ceza Muhakemesi Kanunu 272. madde 3. fıkra:

“a) Hapis cezasından çevrilen adlî para cezaları hariç olmak üzere, sonuç olarak belirlenen üçbin Türk Lirası dâhil adlî para cezasına mahkûmiyet hükümlerine,

b) Üst sınırı beşyüz günü geçmeyen adlî para cezasını gerektiren suçlardan beraat hükümlerine,

c)…karşı istinaf yoluna başvurulamaz.”

  • Maddeden de anlaşıldığı üzere hapis cezasından çevrilen adli para cezası için bir sınır yoktur. Hapis cezasından adli para cezasına çevrilen cezanın miktarı fark etmeksizin istinaf yoluna başvurulabilecektir. Örneğin kişi; mala zarar verme suçunda (TCK 151) en alt sınırdan yani 2400 TL ceza alırsa, bunu istinafa götürebilecektir.
  • Doğrudan hükmedilen adli para cezalarında ise 3000 TL’ye kadar (3000 dahil) istinaf yolu kapalıdır. Örneğin taksirle çevrenin kirletilmesine sebep olan kişi (TCK 182) 2999 TL ceza aldığı takdirde istinaf yoluna başvuramaz.
  • Üst sınır olarak 500 günü geçmeyen adli para cezasını gerektiren beraat hükümleri aleyhine istinaf kanun yoluna başvurulamayacaktır.

İstinaf Sınırı Nasıl Belirlenir?

İstinaf sınırının altında kalan cezalar için istinafa gidilemez. İstinaf sınırının altında kalan hükmün, açık hukuka aykırılık barındırması bir şeyi değiştirmez. Ancak hatalı bir uygulamayla sınırın altında kalmaması gerekirken, sınırın altında ceza verilen hükümlü aleyhine istinafa başvurulursa, hüküm incelemeye tâbi tutulur. Bu sınırlar (özel hükümler saklı kalmak üzere) 5/730 gün ve 20/100 TL’dir. Hüküm tek bir suçtan dolayı çeşitli cezalar halinde verildiyse her ceza için ayrı ayrı istinaf sınırına dikkat edilmez, sadece toplam ceza açısından değerlendiririz.

Hükmün Açıklanmasının Geri Bırakılması Kararı (HAGB)

Hükmün açıklanmasının geriye bırakılması kararı, yargılanan kişi hakkında belli koşulların bulunması halinde verilmektedir. Yargılanan kişi hakkında verilen hükmün açıklanmasının geriye bırakılması kararının kesinleşmesi ile birlikte beş yıllık bir denetime tabi olacaktır. Kişi, beş yıl içerisinde bir suç işlemediği takdirde hakkındaki hükmün açıklanmasının geriye bırakılması kararı kalkacaktır. Yargılanan kişi hakkında doğrudan adli para cezası hükmü verildiği takdirde bu ceza hakkında hükmün açıklanmasının geriye bırakılması kararı verebilecektir. Ancak hapis cezasından adli para cezasına çevrilmesi halinde, hükmün açıklanmasının geriye bırakılması kararı verilmeyecektir. Doğrudan hükmedilen adli para cezalarında HAGB verilebilir. Örneğin TCK 182 “çevrenin taksirle kirletilmesi” suçu için HAGB verilebilir. Seçenek yaptırım olan adli para cezalarında HAGB verilebilir.

İtiraz Dilekçe Örneği

İSTANBUL AĞIR CEZA MAHKEMESİNE

Gönderilmek Üzere

İSTANBUL ( ). ASLİYE CEZA MAHKEMESİNE

DOSYA NO: …/… Esas

KARAR NO: …/… Karar

İTİRAZ EDEN: Ad Soyad

VEKİLİ: Av. Ad Soyad

KONU: Müvekkilin yargılandığı İstanbul ( ). Asliye Ceza Mahkemesi’nin …/… Esas …/… Karar sayılı dosya üzerinden aleyhime hükmedilen adli para cezasına karşı itirazlarımın sunulmasıdır.

AÇIKLAMALAR:

1-) İstanbul ( ). Asliye Ceza Mahkemesi’nin …/… Esas …/… Karar sayılı dosya üzerinden müvekkil aleyhine … TL tutarında adli para cezasına hükmedilmiştir.

2-) Söz konusu adli para cezasına ilişkin olarak ihdas edilen İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığının …/…/… tarih ve …/… ilamat numaralı para cezası ödeme emri, tarafımdan …/…/… tarihinde tebellüğ edilmiştir.

3-) Adli ara cezası adına hükmedilen suç adına somut deliller olmadan müvekkil cezalandırılmaktadır.

SONUÇ VE İSTEM: Yukarıda sayılan gerekçeler ve re’sen kovuşturulacak olan nedenlerle;

İstanbul ( ). Asliye Ceza Mahkemesinin …/… Esas ve …/… Karar numaralı dosya üzerinden müvekkil aleyhine verilen adli para cezası kararının iptaline kararının verilmesini saygılarımızla vekaleten talep ederiz.

Sanık Müdafii

Av. Ad Soyad

İmza

Taksitlendirme Dilekçesi

İSTANBUL CUMHURİYET BAŞSAVCILIĞINA

TALEP EDEN HÜKÜMLÜ: Ad Soyad (TC Kimlik No)

Adres

VEKİLİ: Av Ad Soyad

Adres

MÜŞTEKİ: Ad Soyad (TC Kimlik No)

Adres

KONU: İstanbul ( ). Asliye Ceza Mahkemesi’nin …/… Esas …/… Karar sayılı dosya üzerinden müvekkil aleyhine verilen adli para cezası kesinleşmiş olup söz konusu bu cezanın taksitlendirilmesi talebimizdir.

AÇIKLAMALAR:

1-) Müvekkil aleyhine İstanbul ( ). Asliye Ceza Mahkemesi’nin …/… Esas, …/… Karar sayılı dosyası üzerinden adli para cezası verilmiş, ceza kesinleşmiş ve infaz aşamasına gelmiştir. Müvekkilin söz konusu adli para cezasını bir seferde ödeme gibi bir ekonomik durumu bulunmamaktadır. Müvekkilin geliri asgari ücret düzeyinde olup zor bir şekilde geçimini sağlamaktadır.

2-) Tüm bu nedenlerle müvekkil aleyhine verilen adli para cezasının taksitlendirilmesini talep ediyoruz.

HUKUKİ SEBEPLER: TCK, Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Kanun ve ilgili her türlü mevzuat.

SONUÇ ve İSTEM: Yukarıda açıklanan neden ve gerekçelerle; müvekkil aleyhine verilen adli para cezasının taksitlendirilmesini saygılarımızla vekaleten talep ederiz.

Sanık Müdafii

Av. Ad Soyad

İmza

Yargıtay Kararları

Çocuk Hakkında Verilen Adli Para Cezasının Hapse Çevrilemeyeceği

İlk derece mahkemesine konu olan olayda, suça sürüklenen çocuk gece vakti saat 03:00’te müştekinin ikametgahına girip iki adet cep telefonu çalmıştır. Suça sürüklenen çocuk, suçu işlediği tarihte 12-15 yaş grubundadır. Suça sürüklenen çocuk, konut dokunulmazlığının ihlali ile hırsızlık suçunu işlemiştir. Suçun işlendiği tarih ise 26.07.2008 tarihinde olup, konut dokunulmazlığının ihlali 6 yıllık zamanaşımının suç tarihinden inceleme tarihine kadar geçmiş olduğundan düşürme kararı verilmiştir. Ancak hırsızlık suçu nedeniyle verilen cezaya karşılık temyiz yoluna başvurulmuştur.

Yargıtay, dosya incelemesinde, daha önce hapis cezası almamış ve 18 yaşını doldurmamış olan çocuklar adına bir yıl veya daha az süreli hapis cezasının Türk Ceza Kanunu’nun 50. Maddesi gereği fıkradaki yazılı seçenek yaptırımlarından birine çevrileceğini belirtmiştir. Seçenek tedbirlerinden birinin yerine getirilmemesi halinde ise çevrilen kısa süreli hapis cezasının tamamen veya kısmen infazına karar verileceği de eklenmiştir. Ancak söz konusu durum, çocuklar yönünden yerine getirilmeyecektir. Türk Ceza Kanunu’nun 50. maddesinin 6. fıkrasının çocuklar yönünden uygulanmayacağı, kısa süreli hapis cezasından çevrilen tedbirin yerine getirilmemesi halinde hapis cezasının tamamen veya kısmen infaz edileceği ihtarının yapılmadan yazılı şekilde karar verilmesi bozmayı gerektirmiştir. Yargıtay, bu gerekçeye dayanarak mahkemenin vermiş olduğu karara karşılık bozma kararı vermiştir. (Yargıtay 2. Ceza Dairesi 2018/465 Esas, 2018/989 Karar)

Bilişim Sistemi Kullanılarak İşlenilen Dolandırıcılık Suçunda Adli Para Cezasının Suçtan Edinilen Menfaatten İki Katından Az Olamayacağı

Mahkemeye konu olan olayda, sanık, internet sitesi üzerinden televizyon satışı ilanı vermiş ve katılanın televizyon almak amacıyla ön ödeme ile birlikte toplam 2.000 TL sanığa ödediğini belirtmiştir. Ancak sanık, hesabına para gönderilmesine rağmen televizyonu katılana göndermediği ve göndermemesine rağmen paranın iadesini de gerçekleştirmediği iddia edilmiştir. Sanık hakkında mahkumiyete karar verilmiştir. Sanık, suç işleme kastıyla hareket etmemiş olduğundan karara karşılık temyiz başvurusunda bulunmuştur.

Yargıtay, dosya incelemesinde, mahkemenin kararında takdir edilen adli para cezasına ilişkin belirlenen cezanın haksız menfaatinin iki katından az olmayacak şekilde asgari olarak adli para cezasının belirlenmediğini belirtmiştir. Bu nedenle Yargıtay, mahkeme tarafından verilen kararda belirtmiş olduğu gerekçe ile yeniden yargılama yapılmasının gerekmediğini belirterek karar hakkında düzelterek onama cezası vermiştir. (Yargıtay 15. Ceza Dairesi 2015/3210 Esas, 2018/941 Karar)

Taksirle Adam Öldürmede Adli Para Cezası

Taksirle adam öldürme suçundan sanık adına mahkumiyet kararı verilmiştir. Sanık hakkında adli para cezasına hükmedilmiştir. Ancak mahkeme kararında, hükmedilen paranın ödenmemesi halinde hapis cezasına çevrileceğinin ihtar edilmesi yerine taksitlerden birisinin süresinde ödenmemesi halinde kalan aylarının taksitlerinin tamamının bir defada alınacağına dair karar vermiştir. Yargıtay, mahkemenin vermiş olduğu kararın infazı kısıtlar nitelikte olması nedeniyle karar verdiğini belirtmiştir. Yargıtay, mahkemenin vermiş olduğu kararın yeniden yargılanma yapılmasının yerinde olmadığı gerekçesi ile ödenmeyen adli para cezasının hapse çevrileceğinin ihtarına ibaresinin konularak düzelterek onama kararı vermiştir. (Yargıtay 12. Ceza Dairesi 2015/15106 Esas, 2017/263 Karar)

Mahkemenin Vermiş Olduğu Adli Para Cezasına İlişkin Çelişki Bulunması

Mahkemeye konu olan olayda, hakaret ve görevi yaptırmamak için direnme suçları işlenmiştir. Yerel mahkemenin vermiş olduğu karara karşılık sanık, temyiz yoluna başvurmuştur. Yargıtay, dosya incelemesinde, sanığa yüklenilen görevi yaptırmamak için direnme suçunun işlenmesinin sanık tarafından işlendiğinin saptandığından sanığın ileri sürdüğü nedenler uygun görülmediğinden onanmıştır.

Diğer suç olan hakaret suçuna ilişkin olayda ise, sanığın görevli polis memurlarına söylediği sözlerin saygınlığı rencide etmediği ve nezaket dışı hitap tarzında olduğundan mahkumiyetine beraat kararı verilmesi yerine mahkumiyetine karar verilmesi yönünden incelenmiştir. Yargıtay, görevi yaptırmamak için direnme suçu adına kurulan hükümde hapis cezası adli para cezasına çevrilmesine karşılık, seçimlik cezada hakaret suçundan hapis cezasına hükmedilmesini çelişkili bulmuştur. Bütün bu nedenlerle mahkemenin vermiş olduğu karara karşılık bozma kararı verilmiştir. (Yargıtay 18. Ceza Dairesi 2015/43840 Esas, 2017/12171 Karar)

Alt Sınırında Noksan Karar Verilmesi

Sanık hakkında ağır ceza mahkemesinde yapılan yargılama neticesinde, yaralama ve ateşli silahlarla mermileri satın alma veya taşıma veya bulundurma suçlarından mahkum edilmiştir. Yerel mahkeme tarafından verilen karar sanık tarafından duruşmalı olarak temyiz edilmiştir.

Yargıtay, sanığın duruşmalı istemine karşılık duruşma isteminin reddine karar vermiştir. Mahkeme tarafından verilen karar ile sanık hakkında kurulan hüküm ile hapis cezası yanı sıra adli para cezasının kurulmasının zorunlu olması ve suç tarihi itibari ile alt sınırının otuz gün olmasına rağmen yirmi beş gün olarak gösterilmesi kanuna aykırı bulunmuştur. Ancak söz konusu noksan durum sanık tarafından temyiz edilmediğinden bozma nedeni yapılmamıştır. Yargıtay, mahkemenin kararına karşılık onama kararı vermiş, sanığın temyiz başvurusunun ise reddine karar vermiştir. (Yargıtay 6. Ceza Dairesi 2018/1840 Esas, 2019/110 Karar)

Fazla Adli Para Cezasına Hükmedilmesi Halinde Düzelterek Onama

Sanık hakkında hırsızlık ve suç eşyasının satın alınması veya kabul edilmesi suçlarından mahkumiyet kararı verilmiştir. Sanık tarafından mahkemenin vermiş olduğu karara karşılık temyiz yoluna başvuru yapılmıştır. Yargıtay, dosya incelemesinde, sanık hakkında verilen hırsızlık suçuna ilişkin temyiz itirazları yerinde görülmediğinden mahkeme tarafından verilen kararı onamıştır.

Yargıtay, sanık hakkında suç eşyasının satın alınması veya kabul edilmesi suçu adına hükmedilen cezaya ilişkin de inceleme yapmıştır. Suç eşyasının satın alınması veya kabul edilmesi suçunun yaptırımlarının altı aydan üç yıla kadar hapis ve onbin güne kadar adli para cezasının birlikte öngörüldüğünü belirtmiştir. Cezai yaptırım olarak hapis cezasında alt sınır belirtilmiş, ancak adli para cezası için alt sınır belirtilmemiştir. Alt sınırının kanunen belirlenmediği hallerde, alt sınır 5 gün olarak belirlenmelidir. Ancak mahkeme tarafından verilen kararda, söz konusu suça ilişkin adli para cezasının alt sınırının 5 gün yerine 6 gün olarak belirlenmesinde fazla adli para cezasının verildiğini eklemiştir. Bu nedenle Yargıtay, mahkeme kararına karşılık düzelterek onama kararı vermiştir. (Yargıtay 2. Ceza Dairesi 2016/14188 Esas, 2019/1037 Karar)

3000 TL Dahil Adli Para Cezasına Mahkumiyet Hükmünün Temyizinin Mümkün Olmaması

Sanıklar hakkında; hırsızlık, konut dokunulmazlığını ihlal ve mala zarar verme suçlarından mahkumiyet kararı verilmiştir. Sanıklar mahkemenin vermiş olduğu karara karşılık temyiz yoluna başvurmuştur. Ancak mahkeme tarafından verilen adli para cezası, 3.000 TL’den düşük olduğundan temyiz başvurusunun reddine kararı verilmiştir. (Yargıtay 2. Ceza Dairesi 2016/4821 Esas, 2019/802 Karar)

Alt Sınırının Belli Olmaması Halinde

Sanıklar hakkında yağma, suç eşyasının satın alınması veya kabul edilmesi suçlarından mahkumiyet kararı verilmiştir.

Mahkeme tarafından sanık hakkında suç eşyasının satın alınması veya kabul edilmesi suçundan adli para cezası verilmiş, alt sınırı olarak 5 gün yerine 50 gün olarak belirlenmiştir. Söz konusu suça ilişkin kanunen adli para cezasında alt sınır belirlenmemiştir. Alt sınırının belirtilmediği hallerde ise alt sınırın beş gün olduğu kanunen belirtilmiştir. Mahkeme tarafından alt sınırın beş gün değil, elli gün olarak belirlenmesi fazla adli para cezasına hükmedilmiştir. Mahkeme tarafından verilen hükme karşılık bu gerekçe ile Yargıtay, düzelterek onama kararı vermiştir. (Yargıtay 2. Ceza Dairesi 2018/6598 Esas, 2019/726 Karar)

Hesaplamasında Hata

Mahkemeye konu olan olayda, 6136 Sayılı yasaya muhalefet, tehdit(yağmadan dönüşen), genel güvenliğin kasten tehlikeye sokulması suçları konu olmuştur. Sanık hakkında 6136 Sayılı yasaya muhalefetten 25 gün adli para cezasının günlük 20 TL hesaplanmasında hesap hatası yapılarak 500 TL yerine 1000 TL belirlenmesi fazla cezaya hükmedildiğini göstermektedir. Bu nedenle Yargıtay, mahkemenin kararına karşılık 1000 TL yerine 500 TL adli para cezası ibaresi ekleyerek mahkemenin kararına karşılık düzelterek onama kararı vermiştir. (Yargıtay 6. Ceza Dairesi 2016/1852 Esas, 2019/19 Karar)

Taksit Aralığının Gösterilmesinin Gerekliliği

Mahkemeye konu olan olayda, hırsızlık suçu nedeniyle sanık hakkında mahkumiyet kararı verilmiştir. Sanık hakkında adli para cezasına hükmedilmiştir. Adli para cezası, mahkeme tarafından taksitlendirilmiştir. Sanık hakkında verilen karar, taksit aralığının gösterilmesi gerektiği gözetilmemiştir. Bu nedenle Yargıtay tarafından mahkemenin vermiş olduğu karara karşılık, adli para cezasının aylık taksitler halinde olmak üzere 24 eşit taksitte ödemesine karar verilmek suretiyle hüküm düzeltilerek onanmıştır. (Yargıtay 2. Ceza Dairesi 2016/10931 Esas, 2018/15542 Karar)

BİZİMLE İLETİŞİME GEÇ